1. Bilge Olgaç Filmleri Haftası SETEM AKademi’de

SETEM Akademi film yönetmenlerinin film haftaları etkinliğini, sinemamızın en uzun soluklu kadın yönetmeni Bilge Olgaç filmleriyle sürdürüyor. Hafta boyunca tüm etkinlikler ücretsiz gerçekleşecektir.

 7 Mart 2015 Cumartesi günü saat 19:00 da Feza Sınar’ın yönetmenliğini üstlendiği “Kameranın Ardındaki Kadın : Bilge Olgaç” belgeseliyle açılış yapılacak etkinlik  2010 yılında aramızdan ayrılan Rıza Baloğlu’nun, Bilge Olgaç’ın “Umut Hep Vardı” filminde çektiği set fotoğraflarından oluşan sergisinin açılışı ile devam edecek.

Saat 20:30 da Bilge Olgaç’ın yönetmenliğini yaptığı, Halil Ergün ve Yaprak Özdemiroğlu’nun başrolünü üstlendiği “Gülüşan” filmi gösterimi gerçekleşecek.

Etkinlik 9 Mart 2015 Pazartesi günü saat 20:00’da Bilge Olgaç’ın yönetmenliğini üstlendiği, başrollerini Kadir İnanır ve Özlem Savaş’ın paylaştığı 1991 yılı yapımı “Umut Hep Vardı” filmi ile devam edecek.

11 Mart 2015 Çarşamba günü saat 20:00 da Bilge Olgaç’ın 2.Adana Altın Koza Film Şenliği’nde En İyi Yönetmen ve En İyi 3.Film ödülü kazandığı, başrollerini Demir Karahan ve Ali Şen’in üstlendiği “Linç” filmi gösterilecek.

Etkinlik 13 Mart 2015 Cuma günü saat 20:00’da başrollerini Berhan Şimşek ve Perihan Savaş’ın üstlendiği 1987 yapımı “İpekçe” filminin gösterimi ile sona erecek.

KAMERANIN ARDINDAKİ KADIN : BİLGE OLGAÇ

Feza Sınar’ın yazıp yönettiği belgesel, Türk sinemasının en uzun süreli ve en çok film çeken kadın yönetmeni olarak tarihe geçen Olgaç’ı tanıtıyor. Dostları, çalıştığı oyuncular belgeselde tanıklıklarına başvurulan isimler.

Bilge Olgaç, “Linç”, “Kaşık Düşmanı”, “İpekçe” ve “Gülüşan” gibi kadın sorunlarının işlendiği sinema filmlerine imza atmış bir kadın yönetmen. Olgaç anısına bir belgesel yapmak, kadın sorunlarındaki duyarlılığın ve farkındalığın arttığı bugünlerde büyük önem kazanıyor.

Feza Sınar, “Kameranın Ardındaki Kadın: Bilge Olgaç” adlı belgeselde, hem senaryoyu yazıyor, hem de yönetiyor. Titiz bir arşiv çalışmasının sonucu çekilen belgesel, Bilge Olgaç’ın filmlerinden kısa görüntüler ve arşivlerden alınan Bilge Olgaç’ın konuşmalarından oluşuyor.

Sınar, Bilge Olgaç’la ilgili olarak, “Sinema tarihimiz açısından film çekmiş ilk kadın değildi ama, yönetmenliği bir meslek olarak uzunca yıllar sürdürebilmiş, geçimini böyle sağlamıştı. Bu yüzden de ilk kadın yönetmen olarak hatırlanır” dedi.

unnamed

Sınar, Bilge Olgaç’ın ilk filmlerinin özelliğine de dikkat çekiyor:

“İlginçtir; Olgaç’ın ilk filmi, başrolünü Yılmaz Güney’in oynadığı ‘Üçünüzü De Mıhlarım’ bir kan davasını konu alırken, en önemli eserlerinden biri olan ve Türk Sinemasının en iyi hapishane filmi olarak adlandırılan “Linç”, birkaç sahnesi dışında, tamamen erkeklerin rol aldığı bir filmdir.”

Sınar, Olgaç’ın sinema kariyerine “erkek filmleriyle” başladığını, 1980’in ikinci evresinde “kadın sorunları”’na eğildiğini söylüyor.

İnsanlar aynı duyguları taşırlar. Farklılığı, düşünceler ortaya çıkarır.

Sınar, Bilge Olgaç’ın bir söyleşisine de atıfta bulunuyor:

“Kendisiyle yapılan bir röportajda, o sıralarda televizyonlarda gösterilen Brezilya dizilerinin izlenme oranlarının neden yüksek olduğu sorulmuştu.

Bilge Olgaç’ın yanıtı ‘Bu diziler her insanda bulunan duyguları, zaafları yakalayarak, izleniyorlar. Duygularımız ortak olsa da, bizleri farklılaştıran düşüncelerimizdir, Bu yüzden bu tür yapımların seyirciyi körelttiğine inanıyorum’ oldu.

Sınar, bu yanıtın Olgaç’ın sinema sanatına yaklaşımını da açıkladığı kanısında.

Pasaport verilmedi ödülünü alamadı

Sınar, 1984’te gerçek bir olaydan yola çıkarak çektiği “Kaşık Düşmanı” aynı yıl Antalya Altın Portakal Film Festivalinde En İyi 3. Film ve En İyi Senaryo ödüllerini almıştı.

Film aynı yıl Fransa’da 7.si düzenlenen Creteil Kadın Filmleri Festivali’nde “Jüri Büyük Ödülü”nü ve “Basın Özel Ödülü”nü kazandı. Bilge Olgaç ödüllerini almak için festivale gidemedi, çünkü kendisine pasaport verilmedi” diyor.

Olgaç, 37 sinema filmine imza attı. Sinemadan uzak kaldığı 1970’li yılların seks furyası döneminde reklam filmleri çekti. Televizyon dizisi de çeken Olgaç, yaşamının hiçbir döneminde belli bir yaşam standardını yakalayamadı.

Sanatçının hazin sonu

3 Mart 1994 akşamı haber bültenleri Bilge Olgaç’ın Beyoğlu’ndaki evinde çıkan yangında hayatını kaybettiğini duyurdu.

Son filmi “Bir Yanımız Bahar Bahçe”yi neredeyse tamamlamıştı. Kirasını ödeyebileceği yerleşik bir eve yeni kavuşmuştu. Sobalı küçük evinin dekorasyonunu henüz bitirmişti.

Yatağında Galatasaray-Monaco maçını izlerken uyuya kalması onun sonunu hazırladı. İçtiği sigara yatağa düştü ve çıkan yangın, Bilge Olgaç’ın yaşamına son verdi.

Haber, dostları arasında şok etkisi yarattı. Onu tanıyan herkes biliyordu ki; yepyeni bir olgunlukla hazırlamakta olduğu sinema ve belgesel film projeleri vardı. Halil Ergün’ün deyimiyle “Hayat izin vermedi”.

 Belgeselde yer alan isimler

Belgeselde, Olgaç’ın yakın dostu ve çalışma arkadaşlarının konuşmalarına da yer veriliyor.

Halil Ergün, Füsun Demirel, Berhan Şimşek, Perihan Savaş, Senarist yazar Osman Şahin, Görüntü Yönetmeni Hüseyin Özşahin, Ablası Mefharet Olgaç, yeğeni Çiğdem Tetiker’le yapılan röportajlar yer alıyor.

Belgesel T.C. Kültür ve Turizm bakanlığı desteği ile gerçekleştirildi

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.