Alışveriş mi yapmalı, film mi izlemeli yoksa kikirdemeli mi?


Program yapan biri konuk ettiği kişilerin filmlerini önceden izlemeli bence!

Banu Bozdemir

Saba Tümer’in yarısını kikirdemekle geçirdiği programını izliyorum. Daha önce de konuk durumuna göre bakmışlığım var… Tabii genelde sinemacıları çıkarınca izliyorum ve her seferinde konuklarla Saba Tümer arasında şöyle bir diyalog yaşanıyor. ‘Daha filmi izlemedim ama mutlaka izleyeceğim…Biliyorsunuz her gün program yapıyorum vs…’ Konuklar o sırada gülümsemekle meşgul… Bir gün o da olur inşallah tarzında… Sonradan o filmlerin izlenmediğine eminim.

Çünkü program yapan biri, konuk ettiği kişilerin filmlerini önceden izlemeli bence… Bu arada film vizyona gireli en az bir hafta olmuş oluyor. Bir haftada iki saat hiç mi vaktiniz olmuyor!! Hülya Avşar da aynı şeyi yaptı geçen gün. Cem Davran’ı çağırmış. Film (Melekler ve Kumarbazlar) vizyona gireli iki hafta olmuş, Avşar hala izleyecek… Nasıl olsa programı götürecek başka konular, başka laflar bulunur, film izlemek de başka bir bahara izlenmek üzere temenni olarak kalır…

Hadi diyelim ki, bir yazarı konuk ediyorsunuz… Uzun uzun kitap okumak için vakit olmayabilir! Sergi dersen sergi mekanına yolun düşmeyebilir, tiyatro desen zaten sezonluk deyip kurtulunabilir, konser zaten yorgun bünyeleri daha yorar! Görüldüğü üzere bunlar için bahane çok… Ama neredeyse sokağımızdaki bakkalın bile alışveriş merkezi olduğu ve içine bir sinema kompleksi yapıldığı günler yaşıyoruz… Pijamalarla gidip film izleyeceğiz nerdeyse…
Sinema salonu açılsın tabii buna diyeceğim bir laf yok ama alışveriş merkezlerine hiç alışamadım. Bu arada lafı getirmek istediğim noktada anlaşılmıştır. Bu kadar sinema salonu bolluğu varken vakit bulamıyorum demek biraz bahane gibi duruyor… Ama siz mutlaka izlersiniz değil mi? Tabii bu kadar film bolluğunda biraz yığılma yaşanacak. Ama mesela Konak filmini izlemeseniz de olur Saba Hanım… Hatta bu bir film mi diye şoka girer, her seferinde ertelediğiniz ama mutlaka izlemek istediğiniz filmleri de izleyemez hala gelebilirsiniz maazallah!

Zira Konak izlemek kötürüm olmak gibi bir şey. Film bittikten sonra koltukta bir süre kıpırdayamıyorsunuz. Bu neydi gibilerinden sadece etrafa bakıp kafanızı oynatabiliyorsunuz… Salondan kaçmak istiyorsunuz ama olmuyor, olmuyor…O yüzden belki bir süre daha film izlemeyi erteleyin Saba Hanım… Tabii sizde Hülya Hanım ve gece uyanık kalıp, ertesi günü uyuyarak geçirmek zorunda kalan tüm sunucular… İzlemeseniz de olur!

Şimdi gelelim ikinci konuya… Etrafı yeşilleştiremeyen yurdum insanı, etrafı pek bir güzel alışveriş merkezine boğuyor. Küçük bir yaşam alanı gibi… Zaten kapıdan bir kere girdin mi çıkman akşamı buluyor. Sistem ona göre yapılmış… Önce kıtlıktan çıkmış gibi alışveriş yapıyor insanlar. Sonra yorgunluk ve açlık baş gösteriyor. Yemek yeniyor, arkasından bir de kahve…

Dikkat, hala merkezin içindesiniz… Şöyle bir bakın etrafınıza… Daha neler yapabilirsiniz bu çok katlı yaşam alanında. Sinema evet, bravo… Seans kaçmadan yetişmeli ama… Yanınızda çocuk varsa çocuk filmleri, çocuk filmleri yoksa, çocukla beraber sanal oyun alanları. Hiç öyle bir niyetiniz hatta paranız da yoksa, o kat senin bu kat benim dolaşmalı insan… Ama dışarı asla adım atmamak lazım…

Ne işiniz var dışarıda? Ağaç yok, temiz hava yok, hayvanlar yok, deniz yok… Havasız ortamlarda yaşamaya alışmak da belli bir beceri… Devamlı ışıklı, aydınlık, kalabalık, gürültülü… Daha ne olsun? Geleceğin temellerini şimdiden atmak lazım…

Herkes yaşamadan, izlemeden geleceğini kuruyor… Kimisi alışveriş merkezinin içine kaçıyor, kimisi izlemediği filmi bir gün izleyeceği temennisi taşıyor… Bu alış-veriş hali topluma dalga dalga yayılıyor en fazla o üzüyor insanı…

Evden okula, evden alışveriş merkezine giden ve dışarıyı sadece bir araç olarak algılayan çocuklara üzülüyorum en fazla… O mekan bir oyun alanı onun için… Bence korkunç…

O yüzden film izlemek yerine çimenlerde keyif çatıyorsanız bu beni sevindirir Saba Hanım… Biraz da çocuklar için çıkarın keyfini…

Bu yazı bir sene evvel yazılmıştır, yeri ve zamanı geldiği için yayınlanmıştır!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.