Aman huzurumuz bozulmasın!


Neden yaptım bilmiyorum oturdum Huzur Sokağı’nı izledim… Zengin kızla, fakir oğlanın tesadüfen birbirlerinin diplerinde bitmesine sevinip huzur mu bulmalıydım bilmedim… Dizi çorba misali kapalıyla açık arasındaki her detayı doldurma derdine düşmüş. Kızını Bilal’e yamamaya çalışan anne, onun gururlu kızı, canı sıkılan ve dindarlara saran zenginler tayfası? Nasıl bir kaostur bu! Ve nasıl bir yalan!

Banu Bozdemir 

Dizinin her şeyini geçtim sağcı – solcu çatışması diye bize yamamaya çalıştığı çatışma sahnelerine ayar oldum. Sırf Bilal Feyza’yı kurtarsın ve tekrar bir tesadüfi kurtarma sahnesi olsun diye çekilmiş. Bir kere çatışmalar genelde kantinde ve ya da bahçede olur. İki taraf koridorda birbirine girmez! Hoş artık üniversiteler politik argümanlardan bihaber! Çatışma olmasa, bir parti ortamının da ortasında kalsa olurmuş yani Feyza!
Dizi aslında o kadar sütliman ki, ‘hepimiz kardeşiz’ nidaları dolanıyor ortalıkta. Üç kişinin aşk sarmalında gideceği belli olan, Bilal gönlünü mini etekli, sorunlu zengin kızına mı kaptıracak, yoksa başı kapalı, cadı annesinin dayatması altında ve Bilal’e depresif bir aşkla bağlı kapalı kıza mı? Yani dizi korktuğumuzu başımıza getirmeyecek. Kapalılar ve başı açıklar birbirine girmeyecek! Tıpkı başbakanımızın bayramlarda çıkıp çınlattığı gibi mini etekli de, başı kapalı da bizden gibi bir yol tutturup gidecek!

Her yerde bir üniversite açıldığı için okuyanlara da bir anlam yüklemeye gerek yok. Zengin kızın fakir oğlana kafayı takması durumu Evlerden Biri’nde de var. Oğlanlar gelsin, kızlar onları beklesin, onların fakirlikleriyle dalga geçsin, gururlarını yoklasın… Ne oluyoruz ya, hadi Yeşilçam’da vardı bu tür şeyler. Seviyorduk da… Ama günümüzde yemiyor yahu. Zengin kızın üç arkadaşı hoppadır, o daha insandır… Çok gereksiz!
Hele iftar sofrası neydi, ya da kızın caminin üst katından erkekleri bölümünü süzmesi. Gerçeklik katın biraz olaylara ya. Bizde yiyelim yani.

Renkler tabak gibi, yani içimize huzur katmak için özenle seçilmiş ama Bilal’e yani Kudsi’ye bahşedilmiş dublajlı ses neyin nesi? Her yerde duyduğumuz, anlam ifade etmeyen, adama yakışmayan bir ses… Bazen davudi sesler yerine daha doğal silik sesler bulunsa olunmaz mı?
Huzur Sokağı Atv’nin hangi bakış açısına denk düştü anlamadım ama bu diziden sadece bir adamın peşine takılmış kadınlar ordusu çıkar! Türban, mini etek, mahalle baskısı, bizden olmayan tavrı bir yerlerde devreye girer mi bilmem ama gayet sütliman, düz bir dizi izledim… Bir daha izlemem zaten!

3 yorum

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.