Ankara Film Festivali 5-15 Haziran’da…


Ankara Uluslararası Film Festivali bu yıl 25. yaşını kutluyor. Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, Türkiye’nin en köklü film festivallerinden olan Ankara Uluslararası Film Festivali bu yıl 5 – 15 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Festivalde, ulusal uzun film, kısa ve belgesel film yarışmaları yapılıyor. Başkanlığını İnci Demirkol’un yaptığı festival, 25. yılında temasını “Bellek/sizleşme” olarak belirledi. Geçmişi günümüze taşımak ve yeniden anlamlandırmak olarak düşünülen bellek vurgusu, festivalin genel çizgisini de ortaya koyuyor.

Festival süresince Türk Sineması’nın 100. yılı dolayısıyla Ankara sokakları ve meydanları Türk Sineması’nın görselleriyle donatılacak. Yine festivalde, 1. Dünya Savaşı’nın 100. yılı nedeniyle bu savaş üzerine yapılmış ve klasik olmuş 5 filmden oluşan bir seçki, Romanya Sineması özel bölümü, Portekiz, İspanya, Brezilya ve Meksika sinemalarından örneklerin yer aldığı özel bir bölüm de izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Video Art gösterimleri konusunda öncü olan, bu yeni dili önemseyen ve programına dahil eden Türkiye’deki tek film festivalinde, Türk Videosu’nun 40. Yılında “Türkiye’de video sanatının 40 yılından 40 video’’ isimli bir seçki yer alacak.

Ortak belleğimiz çerçevesinde William Shakespeare’in 450. yaş günü, Orson Welles gibi sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden birinin “Othello” filmiyle kutlanacak. Böylelikle Ankara Uluslararası Film Festivali, sinema tarihinde önemli bir yeri olan “Othello” filminin onarılmış kopyasını ilk gösteren uluslararası festivallerden biri olacak.

3x3d

1. DÜNYA SAVAŞI’NIN 100. YILI

Bu bölümde savaşı anlatan ve savaşa karşı çıkan dünya sinemasının seçkin örnekleri izleyicinin beğenisine sunulacak. Bu bölümün öne çıkan yapımları, Richard Attenborough’un “What a Lovely War”, Jean Renoir’in “La Grande Illusion”, Bertrand Tavernier’in “Capitaine Conan”, Christoph Stark’ın “Tabu” (Es ist die Seele ein Fremdes auf Erden) ve George Wilhelm Pabst’ın “Westfront 1918” adlı filmleri.

ORSON WELLES’İN İZİNDE
Ünlü oyuncu, yönetmen ve yazar Orson Welles’in “Othello” filmi, Shakespeare’nin 450. doğum günü nedeniyle restore edilmiş kopyasıyla Türk izleyicisiyle ilk kez buluşacak. Bu bölümde, Orson Welles’in bağımsız sinema anlayışını paylaşan Amerikan bağımsız sinemacılarının küçük bir derlemesi de yer alacak. James Ward Byrkit’in “Coherence”, Jaki Paltrow’in “Young Ones”, Sydney Freeland’ın “Drunktown’s Finest”, Richard Linklater’in “Boyhood” ve “Two Hundred Thousand Dirty” filmleri bu bölümde gösterilecek yapımlardan.

GÜNEY’DEN
Portekiz, İspanya, Brezilya ve Meksika sinemalarından örneklerin yer aldığı bu bölümde öne çıkan filmler, Portekiz yapımı “Tabu”, Meksika yapımı “Club Sandwich”, Portekiz yapımı “48”, İspanya yapımı “Blancanieves”, Brezilya yapımı “Serra Pelada” ve “O Som ao Redor” (Neighboring Sounds).

USTA İŞİ
Festivalin “Usta İşi” adı verilen bölümünde dünyaca ünlü yönetmenlerin filmlerinden bir seçki yer alacak. Bu bölümün öne çıkan yapımları, Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda’nın yeni filmi “Walesa”, İngiliz yönetmen Terry Gilliam’ın fantastik türdeki eseri “Brazil”, Feminist yönetmen Margarethe von Trotta’nın yönetmenliğini yaptığı bol ödüllü “Hannah Arendt” ve İngiliz yönetmen Peter Greenaway ile Portekiz sinemasının tanınan yönetmenlerinden Edgar Pêra’nın birer bölümünü çektiği 3D teknolojisi ile yapılmış “3x3D”.

SİNEMANIN YENİ YILDIZI: ROMEN SİNEMASI
Son yıllarda büyük çıkış gösteren komşu ülke Romen Sineması ise festival programında kısa filmleri yanında uzun metrajlı yapımlarıyla da yer alıyor. Tudor Giurgiu’nun “Of Snails and Men” (Despre oameni si melci), Anca Damian’ın “Crulic – The Path to Beyond”, Corneliu Porumboiu’nun “The Second Game” (Al doilea joc), Lucian Pintilie’nin “The Afternoon of a Torturer” (Dupa-amiaza unui tortionar), yine Pintilie’nin “Reconstruction” ve Dan Pita ile Mircea Verolu’nun “The Stone Wedding” (Nunta de piatra) yapımları bu bölümde izlenebilecek.

Blind-3

ASKIDA BİLET
Festivalde ayrıca, Türk Eğitim Derneği’nin katkılarıyla “askıda sinema bileti” uygulaması da yer alacak. Özellikle parasızlık nedeniyle festival filmlerini izleyemeyen gençler için düzenlenen uygulamayla, festival boyunca Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda ilk üç seansta “askıda bilet” uygulaması yapılacak. Bilet alamayacak gençler için gişelere bu seanslar için “askıya” bilet çıkarılacak.

FESTİVAL SALONLARI VE BİLET FİYATLARI
Festivalin açılış ve kapanış gecesi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu’nda düzenlenirken, film gösterimleri ise festivalin sponsorlarından Kızılay Büyülü Fener Sineması ile Alman Kültür Merkezi’nde yapılacak. Alman Kültür Merkezi’ndeki gösterimler ücretsiz yapılırken, Kızılay Büyülü Fener Sineması’ndaki gösterimlerde bilet fiyatları 11.30 seansları için 5 lira, 14.00-16.30 seansları için 9 lira, 19.00-21.30 seansları için ise 11 lira olarak belirlendi. Bilet fiyatlarında “öğrenci” ve “tam” ayrımı yapılmayacak. Öte yandan Halkbank’da “Paraf” kartla bilet alanlara, “bir bilet alana ikinci bilet bedava” uygulaması yapıyor.

DÜNYA SİNEMASININ EN SEÇKİN ÖRNEKLERİ
Festivalde gösterilecek dünya sinemasının seçkin eserleri arasında ise şu filmler yer alıyor:  Polonyalı efsane yönetmen Andrzej Wajda’nın yeni filmi “Walesa”, 1990’lı yıllarda, işçi liderliğinden bir ülkenin kaderini değiştiren adama dönüşen Leh Walesa’nın gerçek öyküsünü beyazperdeye yansıtıyor. Wajda, dostunun politik olduğu kadar özel yaşamını da gözler önüne sererken, bir çağdaş kahramanlık öyküsü anlatıyor.

Cannes Film Festivali’nden ödüllerle dönmüş olan Kanadalı genç yönetmen Xavier Dolan’ın 2013 tarihli filmi “Tom at the Farm”, psikolojik gerilim türünün önemli bir örneği olarak kabul ediliyor. Dolan, sevgilisinin ölümünün ardından onun ailesini ziyaret eden bir eşcinsel gencin tedirgin edici hikayesini anlatıyor.

İngiliz yönetmen David Mackenzie’nin BAFTA ödüllü, sert bir hapishane öyküsü olarak yola çıkan filmi “Starred Up”, aynı zamanda alışılmadık bir baba-oğul ilişkisini, acımasız ve şiddet dolu bir dünyayı gözler önüne seriyor.
Ünlü yönetmen Terry Gilliam’ın fantastik türdeki eseri “Brazil”, gelecekte yaşayan bir istatikçinin hayalle gerçeğin karıştığı hikayesini anlatıyor. Ağır bürokrasiden yola çıkarak bir sistem eleştirisine uzanan, Robert De Niro, Bob Hoskins gibi ustalarla zenginleşen film, tam bir görsel şölene dönüşen bir kara komedi.

12 ödüllü Romanya yapımı animasyon belgesel “Crulic The Path to Beyond”, bu yılın “Konuk Ülkesi” seçkisinde gösterilecek önemli eserlerden biri. Film, Romanya ile Polonya arasında diplomatik soruna neden olan bir tutuklunun açlık grevi eylemi çevresinde gelişen olayları anlatıyor. Bu türün meraklılarının yanı sıra kullandığı farklı animasyon teknikleriyle tüm sanatseverlerin ilgisini çekecek bir yapım.
İspanyol sinemasından Paolo Berger’in, 2012’nin en iyi filmleri arasında değerlendirilebilecek, siyah beyaz ve diyalogsuz çekilen, Pamuk Prenses öyküsüne cesur bir yorum olarak nitelenen ve 1920’lerde kadın bir boğa güreşçisini anlattığı filmi “Blancanieves” ise 37 ödül ile tam bir ödül rekortmeni.

Ünlü “Delicatessen” ve “Amelie” filmlerinden tanıdığımız Fransız yönetmen Jean-Pierre Jeunet’in, 12 yaşında bir çocuğun Montana’dan Washington’a yaptığı tren yolculuğunu anlattığı filmi “The Young and Prodigious T.S. Spivet” de festivalin görülmesi gereken yapımlarından.

ida

Festivalin önemli filmlerinden biri de BAFTA ve Venedik dahil 17 ödül almış, 2012 tarihli “Wadjda”. Suudi bir kadın tarafından gizlice çekilen, ülkenin uzun metrajlı ilk filmi. Bir bisiklete sahip olmak isteyen küçük bir kızın öyküsünü anlatıyor.

Feminist yönetmen Margarethe von Trotta’nın yönetmenliğini yaptığı bol ödüllü “Hannah Arendt” filmi, siyaset bilimci, felsefeci aynı zamanda sert bir kadın olan ve “kötülüğün sıradanlığı” düşüncesiyle herkesi karşısına alan Hannah Arendt’in yaşamından bir kesiti beyaz perdeye getiriyor.

İki Oscar ödülü bulunan İngiltere’nin efsane yönetmenlerinden Richard Attenborough’un I. Dünya Savaşı üzerine müzikal bir yergi olarak tanımlanabilecek filmi “Ne Kadar Sevimli Şu Savaş”, festivalin 1. Dünya Savaşının 100. yılı bölümü çerçevesinde izleyiciyle buluşacak.

1932 doğumlu usta yönetmen Edgar Reitz’in çok konuşulan televizyon üçlemesi “Heimat”ı bu sefer sinemaya uyarlamasıyla ortaya çıkan 225 dakikalık “Evden Eve – Bir Hayalin Kronolojisi”, Almanya’da düzenlenen birçok etkinlikten ödüllerle döndü. Film, hepimize tanıdık gelecek bir köyden, açlık, fakirlik ve zulüm nedeniyle kaçıp Kuzey Amerika’ya göç etmek isteyen bir avuç insanın hikayesini anlatıyor.

Sinema tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Orson Welles’in, Shakespeare’nin ünlü oyunu Othello’yu sinemaya taşıdığı “Othello’nun Trajedisi: Venedik Bataklığı”, temizlenen kopyası ile Shakespeare’in 450. doğum yılında ilk kez festivalde gösterilecek.

“Gün Doğmadan” ve “Gün Batmadan” gibi filmleriyle ülkemizde tanınan Richard Linklater’ın aralıklarla 12 yıl boyunca çekimlerine devam ettiği “Boyhood”, genç “Mason”ın 5 yaşından 18 yaşına kadar büyüme hikayesini 163 dakikada beyaz perdeye taşıyor. Berlin Film Festivali’nden 3 ödülle dönen film Ankara’da ilk kez seyirciyle buluşacak.

Fransız Yeni Dalga yönetmenlerinden Jean Luc Godard, onun çağdaşı İngiliz yönetmen Peter Greenaway ve Portekiz sinemasının tanınan yönetmenlerinden Edgar Pêra’nın birer bölümünü çektiği “3x3D”, 3D teknolojisi ile çekilmiş üç farklı bir bölümden oluşuyor. Film Ankara’da ilk kez izleyici ile buluşacak.

Norveç’in genç sinema kuşağından Eskil Vogt’un 2014 tarihli filmi “Körlük”, görme duyusunu yeni kaybeden ve bu nedenle evine sığınan “Ingrid”in, bu güvenli alanda yeni ve aşina olmadığı duygulara kapılması ve eşiyle yaşadıklarının hikayesini anlatıyor. Film, Berlin Film Fesitvali ve Sundance Film Festivalinden ödül aldı.

Son yıllarda yükselen sinemasıyla öne çıkan Romanya’nın 1965 yılından beri filmleriyle birçok dönemini anlatan yönetmen Lucian Pintilie’nin filmi “Bir İşkencecinin İkindisi”, Çavuşesku döneminde yaşanan işkencelerin sorumlularından birinin konuşmaya başlamasıyla yaşananları anlatıyor.

“Girls” dizisiyle tanınan Adam Driver ve son yıllarda yıldızı parlayan Mia Wasikowska’nın başrollerini oynadığı “Tracks”, Batı Avustralya’nın 1700 millik çölünü dört deve ve sadık köpeğiyle geçmeye çalışan “Robyn”in cesur öyküsünü anlatıyor.

Yeni kuşak Polonya sinemasının dikkat çeken yönetmenlerinden Pawel Pawlikowski’nin çeşitli film festivallerinden toplamda 16 ödül alan son filmi “Ida”, 1960’lı yıllardaki bir rahibenin Nazi işgaline dayanan bir aile sırrını keşfetmesiyle yaşananları anlatıyor. Siyah-beyaz çekilen film bu sene festivalde seyirciyle buluşacak.

AVUSTRALYA GENÇ SİNEMASI
Bu bölümde dünyanın yine son dönemde yıldızı parlayan sinemalarından Avustralya Genç Sineması’nın seçkin örnekleri izleyiciyle buluşacak. Yönetmen Mekelle Mills’in “Zoe. Misplaced”, Abhishek Shukla’nın “Quest for Versace” ve Jai Hogg’un “Tailgate” filmleri izlenebilecek.

ÇOCUKLARIN FESTİVALİ
Festival bu yıl yine çocukları unutmadı. Festivalde çocuklara özel bir bölüm de yer alıyor. Bu bölümde üç film gösterilecek. Bunlardan ilki Almanya’dan yönetmen Byambasuren Davaa’nın “Sarı Köpeğin Yuvası” (Die Höhle des gelben Hundes) filmi. Bir çocukla bir köpeğin yarı belgesel öyküsü. Çocuklar için bir diğer film “Kırmızı Balon” (Le Ballon Rouge) 1956 En İyi Senaryo Oscar’ını alan yönetmen Albert Lamorisse’nin filmi, bir çocuğun Paris’te kırmızı balonuyla yaşadığı sıra dışı öyküsünü anlatıyor. Yine Lamorisse’nin bu kez de 1953 yılında Cannes Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ödülü almış “Beyaz Yele” (Crin Blanc) filmi de çocukların ilgiyle izleyeceği bir yapım olacak. Film, bir çocuğun bir vahşi atla yaşadığı macerayı aktarıyor. Bu bölümde ayrıca Mihriban Sezen’in futbol üzerine kısa belgeseli “Şampiyon Olmasak da” gösterilecek.

tracks
ASKIDA BİLET
Festivalde ayrıca, Türk Eğitim Derneği’nin katkılarıyla “askıda sinema bileti” uygulaması da yer alacak. Özellikle parasızlık nedeniyle festival filmlerini izleyemeyen gençler için düzenlenen uygulamayla, festival boyunca Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda ilk üç seansta “askıda bilet” uygulaması yapılacak. Bilet alamayacak gençler için gişelere bu seanslar için “askıya” bilet çıkarılacak.

FESTİVAL SALONLARI VE BİLET FİYATLARI
Festivalin açılış ve kapanış gecesi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu’nda düzenlenirken, film gösterimleri ise festivalin sponsorlarından Kızılay Büyülü Fener Sineması ile Alman Kültür Merkezi’nde yapılacak. Alman Kültür Merkezi’ndeki gösterimler ücretsiz yapılırken, Kızılay Büyülü Fener Sineması’ndaki gösterimlerde bilet fiyatları 11.30 seansları için 5 lira, 14.00-16.30 seansları için 9 lira, 19.00-21.30 seansları için ise 11 lira olarak belirlendi. Bilet fiyatlarında “öğrenci” ve “tam” ayrımı yapılmayacak. Öte yandan Halkbank’da “Paraf” kartla bilet alanlara, “bir bilet alana ikinci bilet bedava” uygulaması yapıyor.

DÜNYA SİNEMASININ EN SEÇKİN ÖRNEKLERİ
 Festivalde gösterilecek dünya sinemasının seçkin eserleri arasında ise şu filmler yer alıyor.  Polonyalı efsane yönetmen Andrzej Wajda’nın yeni filmi “Walesa”, 1990’lı yıllarda, işçi liderliğinden bir ülkenin kaderini değiştiren adama dönüşen Leh Walesa’nın gerçek öyküsünü beyazperdeye yansıtıyor. Wajda, dostunun politik olduğu kadar özel yaşamını da gözler önüne sererken, bir çağdaş kahramanlık öyküsü anlatıyor.

Cannes Film Festivali’nden ödüllerle dönmüş olan Kanadalı genç yönetmen Xavier Dolan’ın 2013 tarihli filmi “Tom at the Farm”, psikolojik gerilim türünün önemli bir örneği olarak kabul ediliyor. Dolan, sevgilisinin ölümünün ardından onun ailesini ziyaret eden bir eşcinsel gencin tedirgin edici hikayesini anlatıyor.

İngiliz yönetmen David Mackenzie’nin BAFTA ödüllü, sert bir hapishane öyküsü olarak yola çıkan filmi “Starred Up”, aynı zamanda alışılmadık bir baba-oğul ilişkisini, acımasız ve şiddet dolu bir dünyayı gözler önüne seriyor.

Ünlü yönetmen Terry Gilliam’ın fantastik türdeki eseri “Brazil”, gelecekte yaşayan bir istatikçinin hayalle gerçeğin karıştığı hikayesini anlatıyor. Ağır bürokrasiden yola çıkarak bir sistem eleştirisine uzanan, Robert De Niro, Bob Hoskins gibi ustalarla zenginleşen film, tam bir görsel şölene dönüşen bir kara komedi.

12 ödüllü Romanya yapımı animasyon belgesel “Crulic The Path to Beyond”, bu yılın “Konuk Ülkesi” seçkisinde gösterilecek önemli eserlerden biri. Film, Romanya ile Polonya arasında diplomatik soruna neden olan bir tutuklunun açlık grevi eylemi çevresinde gelişen olayları anlatıyor. Bu türün meraklılarının yanı sıra kullandığı farklı animasyon teknikleriyle tüm sanatseverlerin ilgisini çekecek bir yapım.

İspanyol sinemasından Paolo Berger’in, 2012’nin en iyi filmleri arasında değerlendirilebilecek, siyah beyaz ve diyalogsuz çekilen, Pamuk Prenses öyküsüne cesur bir yorum olarak nitelenen ve 1920’lerde kadın bir boğa güreşçisini anlattığı filmi “Blancanieves” ise 37 ödül ile tam bir ödül rekortmeni.

afisÜnlü “Delicatessen” ve “Amelie” filmlerinden tanıdığımız Fransız yönetmen Jean-Pierre Jeunet’in, 12 yaşında bir çocuğun Montana’dan Washington’a yaptığı tren yolculuğunu anlattığı filmi “The Young and Prodigious T.S. Spivet” de festivalin görülmesi gereken yapımlarından.

Festivalin önemli filmlerinden biri de BAFTA ve Venedik dahil 17 ödül almış, 2012 tarihli “Wadjda”. Suudi bir kadın tarafından gizlice çekilen, ülkenin uzun metrajlı ilk filmi. Bir bisiklete sahip olmak isteyen küçük bir kızın öyküsünü anlatıyor.

Feminist yönetmen Margarethe von Trotta’nın yönetmenliğini yaptığı bol ödüllü “Hannah Arendt” filmi, siyaset bilimci, felsefeci aynı zamanda sert bir kadın olan ve “kötülüğün sıradanlığı” düşüncesiyle herkesi karşısına alan Hannah Arendt’in yaşamından bir kesiti beyaz perdeye getiriyor.

İki Oscar ödülü bulunan İngiltere’nin efsane yönetmenlerinden Richard Attenborough’un I. Dünya Savaşı üzerine müzikal bir yergi olarak tanımlanabilecek filmi “Ne Kadar Sevimli Şu Savaş”, festivalin 1. Dünya Savaşının 100. yılı bölümü çerçevesinde izleyiciyle buluşacak.

1932 doğumlu usta yönetmen Edgar Reitz’in çok konuşulan televizyon üçlemesi “Heimat”ı bu sefer sinemaya uyarlamasıyla ortaya çıkan 225 dakikalık “Evden Eve – Bir Hayalin Kronolojisi”, Almanya’da düzenlenen birçok etkinlikten ödüllerle döndü. Film, hepimize tanıdık gelecek bir köyden, açlık, fakirlik ve zulüm nedeniyle kaçıp Kuzey Amerika’ya göç etmek isteyen bir avuç insanın hikayesini anlatıyor.

Sinema tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Orson Welles’in, Shakespeare’nin ünlü oyunu Othello’yu sinemaya taşıdığı “Othello’nun Trajedisi: Venedik Bataklığı”, temizlenen kopyası ile Shakespeare’in 450. doğum yılında ilk kez festivalde gösterilecek.

“Gün Doğmadan” ve “Gün Batmadan” gibi filmleriyle ülkemizde tanınan Richard Linklater’ın aralıklarla 12 yıl boyunca çekimlerine devam ettiği “Boyhood”, genç “Mason”ın 5 yaşından 18 yaşına kadar büyüme hikayesini 163 dakikada beyaz perdeye taşıyor. Berlin Film Festivali’nden 3 ödülle dönen film Ankara’da ilk kez seyirciyle buluşacak.

Fransız Yeni Dalga yönetmenlerinden Jean Luc Godard, onun çağdaşı İngiliz yönetmen Peter Greenaway ve Portekiz sinemasının tanınan yönetmenlerinden Edgar Pêra’nın birer bölümünü çektiği “3x3D”, 3D teknolojisi ile çekilmiş üç farklı bir bölümden oluşuyor. Film Ankara’da ilk kez izleyici ile buluşacak.

Norveç’in genç sinema kuşağından Eskil Vogt’un 2014 tarihli filmi “Körlük”, görme duyusunu yeni kaybeden ve bu nedenle evine sığınan “Ingrid”in, bu güvenli alanda yeni ve aşina olmadığı duygulara kapılması ve eşiyle yaşadıklarının hikayesini anlatıyor. Film, Berlin Film Fesitvali ve Sundance Film Festivalinden ödül aldı.

Son yıllarda yükselen sinemasıyla öne çıkan Romanya’nın 1965 yılından beri filmleriyle birçok dönemini anlatan yönetmen Lucian Pintilie’nin filmi “Bir İşkencecinin İkindisi”, Çavuşesku döneminde yaşanan işkencelerin sorumlularından birinin konuşmaya başlamasıyla yaşananları anlatıyor.

“Girls” dizisiyle tanınan Adam Driver ve son yıllarda yıldızı parlayan Mia Wasikowska’nın başrollerini oynadığı “Tracks”, Batı Avustralya’nın 1700 millik çölünü dört deve ve sadık köpeğiyle geçmeye çalışan “Robyn”in cesur öyküsünü anlatıyor.

Yeni kuşak Polonya sinemasının dikkat çeken yönetmenlerinden Pawel Pawlikowski’nin çeşitli film festivallerinden toplamda 16 ödül alan son filmi “Ida”, 1960’lı yıllardaki bir rahibenin Nazi işgaline dayanan bir aile sırrını keşfetmesiyle yaşananları anlatıyor. Siyah-beyaz çekilen film bu sene festivalde seyirciyle buluşacak.

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.