Ayak izi Ülkesi ne diyor?

Ayak izi Ülkesi yine zıtlıklardan ilham alarak yazdığım bir kitap oldu. Kitabı yazarken çocukların sesleri evin açık penceresinden bana ulaşıyordu. Bir an çocuk sesleri, hatta çocuklar olmasa dünya nasıl bir yer olur diye düşündüm! Felaketti tabii cevabım. Sonra aynı soruyu çocukların dünyasında büyükler olmasa ne olur diye sordum… Daha iyi olabilirdi ama çocukların da büyüklere ihtiyacı vardı! (kitapla ilgili ikinci yazım bu arada)

Neşe kitabın kahramanı… Neşe, mutluluk, temizlik gibi kavramların olmadığı ama korku ve birazda pisliğin hüküm sürdüğü bir dünyada geçiyor kitabımız. İsminin Neşe olduğuna bakmayın, Neşe o duyguyu çok önce tatmış ama hatırlamıyor elbette! Çünkü herkesi, her şeyi etkileyen bir durum var ortada.

Hikaye hem karada, hem de denizin içinde geçiyor, ayak izleri önemli bir yer kaplıyor kitapta. Ayak izlerimiz dalgaların onları süpürmesiyle başka bir anlam ve boyuta geçiyorlar bence, orada da yürümeye devam ettiklerini düşünüyorum ben en  azından…  Tabii kitabın içinde ayrıca çocuğa şiddet, sevgisizlk, üzüntü, keder gibi kavramlar da var ve bunlar insanlara yanlış karar aldırıyor. Hafızalarımızdan silinen her şey hayatı eksik yaşamamıza, anlamlandırmamıza sebep oluyor ama her kitap da olduğu gibi nedenler sonuçlar birbirinin üstüne basa basa mantıklı bir sona doğru gidiyor. Kitap herkesin eşit bir dünyada, sağlıklı, sevgi dolu ve yaşının gerektirdiği gibi yaşaması gerektiğini savunuyor, tabii güzel ve temiz bir dünya temennisinden asla vazgeçmiyor…

 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.