Bari Kapital’i yakmasaydınız!

644405_152095518279428_1803866193_n-600x516

Öncelikle TRT’de dizi izlemenin güzelliğini bir kez daha fark ettim Beni Böyle Sev dizisini izlerken… Reklamsız, arasız dizinin içinde yuvarlandım gittim. Orhan Gencebay’ın Beni Böyle Sev Seveceksen dizelerinden ilham alan dizi neredeyse başlarda nasıl bir yola gireceğinin altını çabucak çiziyor. Ayşem’in bavuluyla yaşadığı uzun detayları saymazsak drama karışmış mizahi bir yanının olduğunu söyleyebiliriz. Öyküsü gayet naif, karmaşa, kaos yok fazlaca. İleride nasıl olur bilemem ama doludizgin bir aşk hikayesi bizi bekliyor anlaşılan.

Banu Bozdemir 

Leyla ve Mecnun’un Sedef Leyla’sı Beni Böyle Sev dizisine Ayşem olarak geçmiş… Karadeniz’in hırçın tabii biraz da şanssız kızı. Dizide bazı karakterler ve tavırları bana abartılı yansıdı ama belki de gerçek hayatta fazlaca olan tipler. Hepsini arka arkaya dizince öyle geldi bana! Örneğin yengenin kötücül tavırları, Ömer’in babasının abartılı tepkileri, Seda’nın ablasının kardeşine duygularını açma konusunda fazlaca abanması dizinin uzayan ve bir süre sonra rahatsız eden tarafları oldu benim için.

Diziyi biraz 2008’de yayımlanan Melekler Korusun dizisine benzettim, Alper Saldıran orada da benzer bir roldeydi belki de o yüzden öyle hissettim. Yine naif, eli yüzü düzgün, genel gençlik abartısının dışında bir karakterdi. Burada da aynı. Bu diziyi biraz Pis Yedili, Bizim Okul gibi komedi dozuyla abartı ve salaklık dozunu birbirine karıştırmış dizilere alternatif olmasını umut edeceğim için sevdim. Keşke içinde bir parça politik gençlik olsaydı diyeceğim ama okula yıllar sonra afla dönüş yapan parkalı adam bu beklentimi karşılar mı bilemedim! Pis Yedili ve Bizim Okul komik değil ama nedense komikmiş gibi yapan diziler! Kolay yoldan seyirci çekme heveslisi kafaların ürünü ama bence bir yerde patlayacaklar. Hatta patladılar da!

ca3b04202-1

Dizide en sevdiğim taraflardan birisi de Ayşem’in iç sesi olmuş. İçimizde yaşadıklarımızla dışarıya saldıklarımız arasındaki farkı sevimli bir şekilde ortaya koymuş. Tabii dizinin bir de kısa kısa ama muhteşem görüntüleriyle yansıyan Karadeniz bölümü var ki, prodüksiyon oraya fazlaca girmemiş şimdilik. Ama benim tahminim babanın da bir süre sonra tası tarağı toplayıp İstanbul’un yolunu tutacağı yönünde… O zaman hiç Karadeniz kalmayacak!

Beni Böyle Sev başta da dediğim gibi iddialı bir dizi değil, gayet sakin, naif bir aşk hikayesinin içinde ilerleyecek gibi. Şimdilik ileriye dönük entrikalar olacağına dair doneler göremedik, anlık yükselişler diziyi bir tesadüfler hikayesine dönüştürecek ve bu diziden belki de Aşk Tesadüfler Sever tarzı bir hikaye çıkacak. Sonu trajediyle de bitebilir mi acaba? Ben de yüksek sesle düşünüyorum tabii bu arada.  Tabii çok sevdiğim Sultan filminde Bulut Aras’ın Türkan Şoray’ın arkasından bu dizeleri mırıldandığını da unutmayalım. Fakir kız, zengin erkek aşkı ilhamı da buradan gelmiş bile olabilir! O yüzden bu dizinin hikayesi illa mutlu sona çıkacak, başka yolu yok!

Fırıldak Ailesi… / Sömürüye karşı birleşelim…

Fırıldak Ailesi’ni etliye sütlüye karışan, Simpsonslar  ve South Park’ın yerli versiyonu olacağını az buçuk tahmin etmiştim ama bu kadar cesur olmalarını beklemiyordum açıkçası. Her ağzını açanın içeriye tıkıldığı, her türlü eyleme karışmanın suç sayıldığı ülkemizde Fırıldak Ailesi çizgi dizi olarak umarım ki ağzına geleni söylemeye devam eder. İşçi greviyle başlaması göz doldurucu. Sabri gibi sadece spor sayfasına odaklı bir adamın bir eylemin ortasında kalıp kafasına cop darbesi almasıyla bir nevi Karl Max olması, yani her devrimcinin bir gün Max olması tabii ki klişe…

355170

Ama ilk bölümlerinde bakın biz başbakana bile kafa tutan bir karakter yarattık demeye getiriyorlar ama bir yandan da bunu kendisinde olmayan bir karakter üzerinden yapmayı da tercih ediyorlar. Tabii bir yandan da bu tarz komedi animasyonların yurt dışı versiyonlarına alışık bünyemiz bir süre sonra yerli versiyonu kusar mı acaba kaygısı da yaratmadı değil! Her bölüm hiciv yeteneğini konuşturabilecek mi acaba ekip? Sonuçta ilk bölüm cesurlardı ama komik değillerdi, hatta yirmi dakika olmasına, olaylar hızlı bir şekilde yol almasına rağmen bazı sarkmalar bile yaşandı! Anneanne Dürdane’nin patlamalarının bir hikmetini görürüz umarım ileride, yoksa yeşil dev kıvamında kırmızı bir cadıya dönüşmesinin henüz yapıcı bir etkisini göremedik!

Ama yine de daha önceki bir yazımda da bahsettiğim gibi kanlı canlı yapamıyorsan mizahını, ironini çizgi dizi yaratıp, hayali karakterler üzerinden ensede bozda pişirmek gayet mantıklı. Cesur bir söylemle başladılar ama biraz daha kara mizah gerekiyor. Bu arada Kapital’i yaktırmanız hiç iyi olmadı, tamam adamı eski ev erkeği modeline döndürdünüz de Kapital’den ne istediniz yahu!

Bu yazı 16 Şubat tarihli Yurt Gazetesi Kültür Eki Dizi Kafası köşesinde yayımlanmıştır… 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.