Bazen erimemek mümkün…

Elimde tam yetmiş yaşında ve yüzlerce kitaba imza atmış Yunanlı Eugene Trivizas imzalı Kardan Adam ve Küçük Kız kitabı var. Çocuk kitabı olunca yaş ve yaşanmışlıklar da nasıl da fantastik bir torbanın içinde iyice karışıyor!

Banu Bozdemir 

Kitap tam bir kış kitabı ve yapıp da erimesini istemediğiniz kardan adamlar üzerine! Onlar erimesin diye güneşin ulaşamayacağı en kör noktaya diktiğimiz, üşümesinler diye kaşkollarla berelerle sarıp sarmaladığımız, havuç, zeytin gibi yiyeceklerle beslediğimiz kardan adamların bütün çocukların kış kutsalı olduğunu söylemeye gerek yok herhalde! Belediye başkanının kızı Marina’da aynı dertlerden muzdarip! Şehir meydanına yaptığı ve adını Tirtir koyduğu kardan adamının erimesini istemiyor hatta Tirtir’den bu konuda söz alıyor. Ama onun erimemesi için kendisinin değil de Kardan adamın çabalaması hikayeyi fantastik ve uzun bir yol hikayesine çeviriyor. Ama Marina’nın uzakta da olsa merakı, endişeleri ve umudu bu yolculuğa tat katan etmenler!

Hikayenin başlangıç kısmındaki Korkusuz Süvari heykeli, Oscar Wilde’in Mutlu Prens’ine ufacık da bir selam gibi duruyor. Korkusuz Süvari heykeli  kibirli şekilde kardan adamlarını, çocukları daha doğrusu kimseyi sevmiyor. Ama bizim Tirtir’i sinir ederek Kuzey kutbuna doğru zorlu bir yolculuğa çıkmasını sağlayan da taa kendisi! Kitabın asıl yapmak istediği de bu zaten! Hayatta bir amaç belirleyip onu denemeye girişmek! Tabii bizim Tirtir’in yolu bir hayli maceralı! Marina’nın ona hediye ettiği yüzüğün aralarındaki dostluğu diri tutan tılsımı olduğu da kesin!

Kitabın ayrıntılara dalan ve macerayı körükleyen dili, mürdüm eriğinin çekirdeğinden, sürekli kendi kalelerini bombalayan toplu adamlara ve sarı şapka takmadan sokağa çıkmayan Sarı Şapkalı Adamlar Kentinin derinliklerine kadar uzanıyor ve bizi kardan adamın var olma mücadelesinin içine çekiveriyor. Aslında yol hikayeleri biraz da böyle, John Lennnon’ın ünlü lafı ‘Hayat biz planlar yaparken başımızdan geçenler’ gibi.

Kitap çizim olayını da kısıtlı ve siyah beyaz turarak hayal gücüne fazlaca vurgu yapmaya çalışmış, herkesin hayal gücünden Tirtir’e yaşanılası bir dünya yaratmak istemiş gibi duruyor. Yazar Korkusuz Süvari’ye kitabın bir yerinde şöyle söyletiyor. ‘Bu dünyada heykeller, insanlar ve kardan adamlar vardır.’ İnsanların yaşam döngüsü, heykelin yıllarca bir yerde sabit kalması ve kardan adamların çabucak eriyen hayatlarından ders çıkarmamızı istiyor. Yaşam koşullarını oluşturursan kardan adam da olsan hayatta kalırsın! Ve sevdiklerine yanlarında olmasan bile bunu başararak da sevgini ifade edebilirsin!

Altın Kitaplardan Ari Çokona imzasıyla çıkan Kardan Adam ve Küçük Kız uzakta olunsa, uzakta da kalınsa dostluk ateşinin her daim yanacağını anlatan bir kitap. Onlara ulaşamadığınız noktada başardığınıza, hayatta ve mutlu olduğunuza dair işaretler içeren bir macera. Yazar Son Kara Kedi romanında uğursuzluk getirdiğine inanılan siyah kedilere sahip çıktığı gibi burada da onlara sahip çıkmayı ihmal etmiyor ve ayrımcılığın kötü bir duygu olduğuna dair bir iki kelam daha etmiş oluyor.

Bunları da Seversiniz...

Yorum gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

İçinden sinema geçen yazılar…

Banu Bozdemir Kitapları

Yorumlar

öteki sinema

Arşiv

© 2012 Banu Bozdemir
Powered by WordPress, Endless & Sneek