Bol yıldızlı bir hayat…

Stars Don’t Die in Liverpool / Yıldızlar Asla Ölmez yaşadığı döneme (1923 doğumlu) oyunculuk ve özellikle özel hayatıyla damga vuran Gloria Grahame’nin son dönemlerini anlatıyor. Oyuncu 27 yaşında Güzel ve Çirkin filmindeki performansıyla en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar’ını almıştı ve kendinden genç erkeklerle olan ilişkileriyle de dikkat çekmişti.

Banu Bozdemir

Filmimiz Gloria’nın aktör Peter Turner ile olan tutkulu ilişkisine odaklı bir film. Yaş farkının neredeyse herkes tarafından kafalarına vurulduğu ikili yetmişli yılların atmosferinde birbirlerine iyi gelirler. Peter bir zamanların ünlü, bir o kadar popüler bir yıldızıyla beraber olmanın güzel etkilerini yaşarken; Gloria ise aradığı sıcaklığı genç adamın kollarında bulur. Aslında filmin bir zamanların ünlü yıldızı Gloria Grahame’nin geldiği durumu anlatmak dışında pek bir özelliği yok, hatta kanser olduğunu öğrendikten sonra Gloria’nın Peter’dan ayrılmaya çalışma yöntemi de pek klasik, bildik… Hastalığını söylemeden, yaş ve yaşanmışlıkları bahane ederek Peter’dan uzaklaşmak ister… Bir süre yapar da… Gloria’nın hastalığının son evrelerinde geriye dönüşlerle, mutlu ve hüzünlü anların toplamı olarak izlediğimiz film, oyuncunun genç erkek evrenini sorguluyor ama bunu tarihsel bir doküman şeklinde vermemeye dikkat ediyor. Ama yine de filmden fazlaca trajedi yansıyor. Özellikle de Gloria’nın Peter’in ailesinin evine sığındığı sahnelerde…

Annesinin çok sevdiği bir oyuncu olması bile durumu pek kurtarmıyor. Her iyi başlayan şeyin kötü bitişi gibi bu hikayede sonlanıyor… Filmin bir kesit sunması elbette güzel ama bir yıldızın trajik sonuna bakmak bir o kadar da yaralayıcı, özellikle de oyuncunun hayranlarının ki 1981 yılında hayatını kaybettik kendisi; bu inişli çıkışlı hikaye karşısında duygudan duyguya geçeceğini düşünüyorum. Ama bir yandan da sürekli kendini yenileyen sektör ve gençleşen izleyici karşısında eski bir aktrisin yaşam öyküsünün ne kadar ilgi çekeceğini… Filmi biraz da bu duygularla izledim. Büyük şaşaalardan ve alkışlardan sonra gelen sessizlik, yalnızlık ve buhran… Gerçi Gloria hastalandığını öğrendiğinde hayata karşı büyük tepkiler veriyor, çöküşü kabullenmek istemiyor. Mantık ve öfke ikileminde sığınacak bir yalnızlık arıyor. Siyah beyaz filmlerin yıldızı gerçek hayatın renkleri içinde çaresiz bir teslimiyete kendini bırakıveriyor.

Yıldızlar Asla Ölmez, gerçek hayatın acımasızlığına karşın, filmlerin dünyasında yaşayan yıldızların hayatını acı tatlı yanlarıyla önümüze seriyor. Filmde Annette Bening ve aklımda hep Billy Elliot’taki haliyle kalan Jamie Bell’in uyumu hikayeyi iyi sırtlanıyor. Ama yine de hikayede bir eksiklik hissettim izlerken… O da yönetmenin Gloria’nın gerçek hayattaki erotizmini buraya yansıtmak da biraz cimri davranması olabilir. Tabii özel hayatındaki dip noktalara hiç girmiyorum ki yönetmen de girmeye cesaret edememiş sanırım. Ama erkekleri, evlenmeyi, özellikle de genç erkekleri seven bir kadın var karşımızda. Öyle bir hayattan gayet naif bir hikaye çıkarmayı başarmış Paul McGuigan… Belki de eksiklik orada işte!

Yorum gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İçinden sinema geçen yazılar…

Banu Bozdemir Kitapları

Yorumlar

  • Kutas Tulek: Yazılarınızı zevkle takip ediyorum, emeğinize sağlık :)...
  • İsmail Alpen: https://belgeselizleme.com/ gerçekten başarılı bir arayüzü var. Son zamanki içerikleri gayet ...
  • gabile sohbet: guzel paylasım olmus tebrıkler...
  • aytekin çelik: http://www.belgesel.site Ekibi burayı çok beğendi. Kalitenizin devamını dilerim...
  • mustafa uzunyılmaz: BU BİR YORUM DEĞİL. işi ekip yerine yönetmenle yaptığımız sürece ne seyircimiz olacak ned...
öteki sinema

Arşiv

© 2012 Banu Bozdemir
Powered by WordPress, Endless & Sneek