‘Çıkış noktam o şiirlerin yazılmasına neden olan duygu anı’

Oyuncu Altay Özbek’le en son oyunu Hoşçakal Hiçbir Şey ve tiyatro oyunlarının sahnelenme koşulları, hatta seyircinin tavrı konusunda güzel bir söyleşi yaptık… Oyun gelecek sezon Ankara’da sahnelenmeye devam edecek, kendisini sahnenin tozu içinde yalnız bırakmamak umuduyla…

Banu Bozdemir

Merhaba… En son Kötü Şair Şerafettin / Şerafettin Kaya’nın kitabından uyarladığın Hoşçakal Hiçbir Şey oyunuyla karşımızdaydın. Sanırım kitap Kaya’nın yaşamını harmanlayan bir dizi olaydan oluşuyor. Öncellikle Şerafettin’le yolunuz nasıl kesişti ve oyuna uyarlama kısmı nasıl geçti?

Şerafettin’le tesadüf bir yerde tanıştırıldık,konu konuyu açtı ve yazdığı oyunları okudum akabinde bu şiirlerden oluşan metni sahnelemeye karar verdim,o da sevinçle karşılıksız bunu bana verdi. Daha önce bu metni bir kadın oyuncuyla sahnelemiş ama istediği etkiyi alamamıştı.. Sonra kendisi çıkıp oynamış seyirci komedi gibi algılayıp gülmüş. Bu şiirlerden oluşan metnin dramatik kurgusunu yani bir reji anlamında sahnelemesini yapmamıştı, sadece çıkıp şiir okur gibi oynamıştı.. Ben bunu bir şiir dinletisi yapısından çıkartıp, şiirlerin ilham anlarını oynamaya ve hikayede geçen mekanları simgesel efektlerle tasvir edip, köyden şehre uzanan bir gencin yolculuğu haline getirdim. Tabi bazı şiirleri kısaltıp bazı şiirlere de eklemeler yaptım..

Bağımsız tiyatro yapan ve bunu zorluklarını yaşayan birisin, biraz da bu zorlukları senden dinlesek?

-33 yıldır sahnedeyim ve ilk defa tek başıma bir oyun sahnelemeye karar verdim. Hem kurum hem de özel tiyatrolarda oynadım bu süre boyunca.Gerçekten yardım almadan tiyatro yapmak cendereden geçmek gibi bir şey. Ama kararlı olunca hayal gücün artıyor tabi ve ben de olanaklarıma bakıp, elden geldiğince minimal ele aldım her şeyi ve sonuçta simgelerin gücü adına bir reji gerçekleştirdim. Tiyatroda sadece oyunculuk yok tabi, bir prodüksiyon var; sahne, dekor, kostüm, efekt ve ışık tasarımları, oyuncu için bir hareket planı, bunların hepsi rejinin bir parçası, bunların hepsi ayrı bir meslek. Ben hem yılların tecrübesinin hem de aldığım eğitimin yararını gördüm. Dil-tarih tiyatro mezunuyum ve oyunculuğun yanı sıra reji ve dramaturji eğitimi de verdiler orada bize.

*Tek kişilik oyun oynamanın sektörel olarak bir tepkisi, karşılığı var mı senin için?

-Var tabi, olmaz mı. Maaş garantisi olmayan bir oyuncuyum sonuçta ve iş bulabilmek için başvurular yapmak ya da senden haberdar olan sektör insanlarından teklif beklemek zorundasın.Nereden baksan her ikisi de ıstıraplı süreçler. Elden ,ayaktan düşmedikçe emekliliği olmayan bir mesleğim var ve kendi olanaklarımla var olmaya çalışıyorum işte. Bir tepki olarak değil, durum bu.

*Oyunda sade dekorun içinden mavi renk dikkat çekiyor, yansıyor. Onun anlamını senden dinlesek?

-Bir “umut” işte (tebessüm). Mavi bir umuttur ve ben de motorlarımı maviliklere sürüyorum.

*Fazla imgesel bir oyun ama bir yandan da güzel güzel dinlettiriyor kendisini.. Oyunu sahneye koyarken nasıl bir çalışma yaptın, sonuçta oyuncu da sensin. İkisinin harmanını nasıl oluşturdun?

-Demin de söylediğim gibi olanaklarım açısından bu yola başvurdum. Ha, büyük bir bütçe ile mekanları ayrı ayrı tasarlayabilir miydim? Tabi neden olmasın, hatta annem seyrettiğinde şunu söyledi: ‘Oğlum keşke bir köy resmi, şehir, kasaba görüntüleri koysaydın arka fona.’ Kendisi 85 yaşında ve halen haftada bir roman bitirir, tasvir hayali çok güçlüdür. Ben ev, sokak, tarla, köy, şehir mekanlarını simgesel objelerle ve ışık geçişleriyle değiştirmekten çok zevk aldım ama ve seyredenlere bu açık biçimi iyi anlatabildiğimi sanıyorum. Sonuçta bu bir sahneleme biçimi. Bu arada annemden başka hiç kimse sahneleyiş biçimimle ilgili bir şey söylemedi, ana yüreği işte (tebessüm). Ben şiirlerin ilham anlarını sahneliyorum, şiiri sahnelemek çok karmaşık bir konu. Çünkü şiir dinletisi gibi olma tehlikesi var ve tabi şiir okumanın zorlukları da cabası. Şiiri okurken herkes farklı tonlayabilir, anlamı bir anda değişebilir. Benim çıkış noktam; o şiirlerin yazılmasına neden olan duygu anının canlandırılması oldu. Bir de yazarın-şairin beklemediği bir açılımla oyunu kotardım; o da hayatını şiirlerle anlatan kişiyi ikiye böldüm: Hayatını anlatan ve o anlattığı hayatı yaşayan olarak. Anlatanı karamsarlığında yok ettim, anlatılanı umuduyla var ettim.

Olumlu ve olumsuzu yan yana tutabilen metin Hoşçakal Hiçbir Şey, her döneme uygun söylemler sanki…

-Tamamen öyle, her devrin, herkesin sözcükleri bunlar. Bu bir yalnızlık oyunu ama yalnızlaşmanın değil. Herkesle bir olmanın oyunu aynı zamanda. Kötülük nasıl iyiliğe ve iyilik nasıl kötülüğe dönüşüyor, onun üstüne basıyorum.

Sanat yapmanın tarifi ve koşulları nedir senin için? Ve sanat hangi zamanlarda öne çıkar önem kazanır?

Bu oldukça kazık bir soru bence herkes için. Hele sanatla ilgili bir işin varsa epey zor cevaplanası (tebessüm).Çok basit bir şey söylemeye çalışacağım çünkü sayfalar yetmez ve bu oyun hakkındaki röportajımız da güme gider yoksa. Herkes bu cümleden bir şey çıkaracaktır ümidiyle şunu diyorum: Sanat hem yapan hem de bakan için bir okuldur. Çok inceltilmiş bir derstir. Ve tüm zamanların.

İrili ufaklı birçok özel tiyatro var, insanlar kendi oyunlarını sahneliyor, sahnelemeye çalışıyor, peki seyircinin sahiplenme ilgisi nasıl?

Seyirci olmak gerçekten çok zor ve seyirci bulmak (kahkaha). Benim oyunumu seyreden tiyatroyla ilgili bir hocam şunu dedi: ‘Keşke bu oyunun basitliğindeki felsefeyi anlayabilecek seyirci potansiyeli bu kadar az olmasaydı bu ülkede ama performansının üst düzeyde oluşu bu açığı oldukça iyi kapatıyor.’ Yani her şeyi yine, özellikle sanatla ilgili olan şeyleri (!) toplumun eğitim seviyesiyle açıklayabiliyoruz işte. Hocamın söylediği şeyin (!) benim için hem hüzünlü hem de sevinçli olması seyircinin de sahiplenme ilgisini açıklıyor.Öte yandan ben de fırsat buldukça hem özel hem de kurum tiyatrolarının oyunlarını seyrediyorum ve iyi-kötü tüm gösterilerin sahiplenilmesinin tanıtıma ve de şöhretli olmaya dayandığını görüyorum,maalesef!!!

Gelecek sezonda da sahnelemeye devam edecek mi oyun? Oyunu tanımlaman için bir cümle gerekse ne söylerdin?

Henüz sadece üç oyun oynadım, ikisi İstanbul, biri Ankara. Önümüzdeki sezon boyunca da Ankara’da oynamaya devam edeceğim çünkü oraya yerleştim ekstra yaptığım işim yüzünden. Ve tabi olanak buldukça da Türkiye’yi dolaşmanın hayalini kuruyorum bu oyunla. Oyunla ilgili cümlem de hadi şu olsun: “İyi kötüdür, kötü de iyi.”

*Aslında sinema filmleri ve dizilerde de oynuyorsun ama tiyatro konusunda da ısrar ediyorsun. Bu tutkuyu nasıl tanımlarsın?

-Evet oynuyorum, sonuçta oyuncuyum ama tabi olursa oynuyorum, buldu mu affetmiyorum yani bulursam (kahkaha). Tiyatro aşk tabi ve bu aşk senin avuçlarında can buluyor, dizi ve sinemada bir kuklasın yapabileceklerin ölçüsünde oynatılan.

*Bunda sonra sanat için yapmak istediklerin nasıl şekillenecek, neler yapacaksın bundan sonrasında…

Her tiyatrocunun hayali mi bilemem ama ben kendi sahnemi, tiyatromu kurmak istiyorum. Alışılmadık sahneler sahnelemek istiyorum, içimde sürekli beni kamçılayan ama dokunuşunun acı değil de zevk veren hissiyle ve bu kamçılanışların bana orijinal istekler uyandırmasıyla hevesleniyor ve umutla halleniyorum(müstehcen gülümseme). Film senaryolarımı çekmek istiyorum, şiirler yazmaya devam etmek, heykel,resim yapmak,piyano çalmak,dans etmek, marangozluğa devam etmek, piramit ev yapmak, ağaç dikmeye devam etmek, hiç görmediğim çiçeklerle tanışmak, sokak hayvanlarının kölesi olmaya devam ederek yaşamımı insanlıkla süslemeye yılmadan koşmak istiyorum.

Son olarak neler söylemek istersin?

Ben sanat için yaşıyorum ve doğru yaşamanın bir sanat olduğunu biliyorum. Karanlıkta kimse kalmasın dilerim.

………………………………………………………………………………………

1965 yılında Ankara Yenimahalle’de dünyaya geldi.İlk ve orta öğrenimini Yenimahalle Yunus Emre ilk ve orta okullarında okuduktan sonra Güven Lisesi’nden (yeni adı:Yahya Kemal Beyatlı Lisesi) mezun oldu.Ardından Ankara Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde okuyup 1985 yılında Ankara Sanat Tiyatrosu’da yardımcı oyuncu olarak oynamaya başladı.Kısa zamanda önemli rollerde görev aldıktan sonra !989 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Tiyatro Oyunculuk Ana-Bilim Dalı’nı kazandı.Eğitimi süresince Ankara Devlet Tiyatrosu’da roller oynadı.Mezun olduktan sonra 1993 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nın sınavını kazanarak 2002 yılına kadar burada bir çok oyunda görev aldı..2007 yılında Dot Tiyatrosu’yla katıldığı Uluslararası Tiyatro Festivali’nde “A Play For Two” (İki Kişilik Bir Oyun) adlı oyunu dünyanın en iyi 6 oyunundan biri seçildi..Daha sonra İstanbul Devlet Tiyatroları’nda konuk oyuncu olarak görev aldı.Televizyonlarda sayısız dizide çeşitli roller oynadı ve sinema filmleri çekti.20 den fazla reklam filminde rol aldı.Halen Star tv de oynayan “Beni Affet” dizisinde oynamakta ve 2017 yılında kendi yönetip oynadığı “Hoşçakal Hiçbir Şey” tiyatro oyununu sergilemektedir.

     FİLMOGRAFİ

2013 Bebek İşi                                                                Tv dizisi-Showtv/konuk oyuncu

2013 Osmanlıda Derin Devlet                                      Tv dizisi-Stv/konuk oyuncu…

2013 Böyle Bitmesin                                                      Tv dizisi-TRT1/konuk oyuncu-başrol

2012 Bir zamanlar osmanlı                                             Tv dizisi-TRT1/ana cast

2011  Hakkını Helal Et                                                    Tv dizisi-Stv/konuk oyuncu-başrol

2010  Küçük Sırlar                                                           Tv dizisi-kanal D/konuk oyuncu

2008  Kız Takımı                                                              Tv dizisi-Fox tv/başrol

2007  Bicak Sırtı                                                               Tv dizisi-kanal D/konuk oyuncu

2006  Hacı                                                                         Tv dizisi-Show tv/konuk oyuncu

2006  Göz Yaşı Çetesi                                                      Tv dizisi-Atv/konuk oyuncu

2005  Hacivat-Karagoz Neden Öldürüldü                     Sinema Filmi-Yön:Ezel Akay/anacast

2004  Pilli Bebek                                                                Tv dizisi-Atv/başrol

2003  Neredesin Firuze                                                     Sinema Filmi-Yön:Ezel Akay/anacast

2001  Şellale                                                                        Sinema FilmiYön:SemirArslanyurek/anacast

1996  Süper Baba                                                               Tv dizisi-Atv/ana cast

 

 

Yorum gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İçinden sinema geçen yazılar…

Banu Bozdemir Kitapları

Yorumlar

  • Kutas Tulek: Yazılarınızı zevkle takip ediyorum, emeğinize sağlık :)...
  • İsmail Alpen: https://belgeselizleme.com/ gerçekten başarılı bir arayüzü var. Son zamanki içerikleri gayet ...
  • gabile sohbet: guzel paylasım olmus tebrıkler...
  • aytekin çelik: http://www.belgesel.site Ekibi burayı çok beğendi. Kalitenizin devamını dilerim...
  • mustafa uzunyılmaz: BU BİR YORUM DEĞİL. işi ekip yerine yönetmenle yaptığımız sürece ne seyircimiz olacak ned...
öteki sinema

Arşiv

© 2012 Banu Bozdemir
Powered by WordPress, Endless & Sneek