Dabbe’den kaçmak mümkün mü?


Hasan Karacadağ, ‘deniyorum’ diyerek çektiği Dabbe (D@bbe) serisine bir türlü basın gösterimi ya da gala yapmıyor. Sinema yazarlarından intikam aldığını düşünmekteyim. Bu ayrı bir konu ama yeri gelmişken söylemek istedim.  Gelelim D@bbe: Bir Cin Vakası‘na. Hasan Karacadağ batının şeytanının karşısına cini koyduğu için, filmleri de o minvalde oluyor, yani Semum bir şeytan etkisi yaratıyor,  Dabbe serisi de kötülüğü, kıyameti ve insanlığı esir alan teknolojiyi sorguluyor.

Dabbe: Bir Cin Vakası bu kez Paranormal Activity‘nin izinde. Yani buluntu / found footage yöntemini kullanıyor. Ve filmi gerçek bir vakanın eşliğinde sunuyor. Yaşanmış bir olayın buluntularının içindeyiz. Ceyda uyurgezerlik sorunu yaşadığı için, evin çeşitli yerlerine yerleştirilen kameralar eşliğinde olaylara vakıfız. Bir de kocasının elinden düşmeyen, illa buluntu mantığına uysun diye gerekli gereksiz kayıtta olan bir kamera var. Film bu kez ‘bilinmezlik’ zırhına büründüğünden, belli bir gerilim yaratıyor. Zaten o anlar Paranormal Activity’den bayağı bir esinlenme.

Hasan Karacadağ şeytana karşı kurduğu cin algısını burada da farklı bir biçimde dile getiriyor. Yani filmle ilgili sürprizbozan yapmak gibi olacak ama şeytanın oğluna karşılık cinin çocuğu olmakla özdeş durumlar var ve bu filmin sonuna doğru bir cin uzmanının da yardımıyla bayağı bir atraksiyon kazanıyor. En azından cin uzmanının gelmesi, evdeki korku dolu anlara açıklık getirmesiyle hikaye biraz esniyor. Yoksa geceleri kayıtta olan ve Ceyda’nın evin içindeki turlamalarıyla aynılaşan bir durum var. Sonlara doğru dozu artan bir şiddet olsa da… Çocukların büyüklerin göremediklerini görmeleri, onunla sevimli iletişim kurma çabaları da cabası.  Ceyda’nın “uzun saç sendromu”ndan bir etkilenme olduğunu belirtelim de tam olsun bari. Filmdeki ev dışı mekan tasarımlarını bir hayli başarılı buldum bu arada. Yani cin uzmanının olduğu ve cinli köyün derinliklerindeki evlerde. En azından filmi farklı atmosferlere taşıyor!

Kameranın elde olması, cinli köy sakinlerine soru sorulması gibi gibi detaylar filmi bir belgesel esintisine soksa da, filmin genel hatları Semum kıvamında. Yani bilinmezlik zırhı ve bunu insana ettikleri…


Tabii filmde gereksiz bir uzunluk da var. Neredeyse iki saate yayılan filmi belki biraz derlemek toplamak gerekebilir. Ceyda ve kocasının yakın arkadaşları olan çiftin belanın içine atlamak için gösterdikleri çaba da gereksiz! Sadece olayları açımlamak için seçilmiş fon gibiler.

Dabbe: Bir Cin Vakası, aslında hakkında fazla bir şey söylenecek bir film değil. Hasan Karacadağ denenmiş korku malzemelerini bu kez (bir kez daha) yerel olana yani cinlere uyarlayarak önümüze getiriyor, sanki korku malzemelerini biraz değiştirmesi ya da açması gerekiyor. Yoksa bir süre sonra insanlar hep aynı filmi izlediklerini sanacaklar. Aslında bu filme bir buluntu havası ekleyerek, bir sonraki filmi El-Cin‘e bir üç boyut katarak çeşitlendirmeye çalışıyor ama ana malzeme aynı sonuçta… Dabbe: Bir Cin Vakası kafayı fazlaca cinlere takan bir yönetmenin filmi. İlgililerine önerilir sadece!

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.