‘Dayan, diren, devin!’ filmleri festivalde

BesinciMevsim
16. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, “…rağmen…” teması altında “dayan, diren, devin!” mesajı taşıyan filmlerle çok özel bir program hazırladı. Uçan Süpürge; yok sayılmaya ve yok edilmeye direnen, eşitsizlik ve adaletsizliğe karşı harekete geçmeye çağıran, düşmanlığa karşı dayanışmayı öneren bu filmlerle herkesi ve her kesimi düşünmeye, sorgulamaya ve tartışmaya çağırıyor.

 Festivalde bir hafta boyunca toplam 100 film gösterilecek. Bu filmlerin 14’ü TEMA bölümünde seyirciyle buluşacak. İşte onlardan bazıları:

Jessica Woodworth ve Peter Brosens’in birlikte yönettiği ‘Beşinci Mevsim’ (Het Vıjfde Seizoen) bu bölümün en merak edilen filmi. Yönetmenlerin Moğolistan’da çektikleri ödüllü film ‘Khadak’ ve Peru’da çektikleri ‘Atiplona’ filmlerinden sonra üçlemenin son halkası olan ‘Beşinci Mevsim’, ormanın derinliklerindeki bir Belçika köyünde baharın bir türlü gelmemesi üzerine sırlarla dolu bir film. Night Shyamalan’ın gizemli filmlerini sevenler ‘Beşinci Mevsim’de çok daha ötesini bulacaklar.

GuzelYurdum (2)

 En üretken yönetmenlerden Mizgin Müjde Arslan’ın dünya prömiyerini 31. İstanbul Film Festivali’nde yapan filmi ‘Ben Uçtum Sen Kaldın’ (Ez Fırıyam Tu Ma Li Cih), yıllar süren bir savaştan payını düşeni 80 dakikaya sığdırıyor. İstanbul’dan Mahmur Mülteci Kampına uzanan bir yolculukla gerilla babasını arayan bir kadının hikayesi…

Fransalı yönetmen Noémie Lvovsky imzalı ‘Şimdiki Aklım Olsaydı’ (Camille Redouble), zamanı geriye sarma şansımız olsaydı neyin değişmesini veya aynı kalmasını isterdik sorusuna kişisel yanıtlar arıyor. 16 yaşında tanışıp aşık olduğunuz adam sizi çocuğunuzla terk edip başka birine gitti; kendinizi bir anda geçmişte buldunuz; sonunu bile bile yine de aşık olur muydunuz? İzleyip göreceğiz.

Cezayirli yönetmen Cemile Sahraoui’nin başrolde de oynadığı filmi ‘Anne’ (Yema), savaş fonunda oğullarını birbirini öldüren bir annenin neler yapabileceğini anlatıyor. bir Yunan tragedyasını andıran filmde Tarık ve Ali kardeşler aynı kadını, aynı anneyi ve aynı ülkeyi sevdiler, ama… Devamı festivalin lokomotif filmlerinden Yema’da.

Norveç’ten Gry Winther imzalı ‘Aslan Kadın’ (Lion Women) seyirciyi İran’da kadınların özgürlük mücadelesinin yankılandığı sokaklara götürüyor. 2009’daki cumhurbaşkanı seçimlerinde sokağa çıkıp insan hakları, özgürlük ve demokrasi çığlıkları atanlar arasında binlerce kadın vardı. Bu film onlar ve eşitlik için mücadele eden tüm kadınlara…

1970’li yıllarda siyasi mahkumların sembol ismi. FBI’ın aranan en tehlikeli on suçlusundan biri. Lenin Barış Ödülü sahibi. Bildiniz! Angela Davis. İnsan hakları savunucusu bu inatçı ve yürekli kadını anlatan en iyi belgesel olan ‘Angela’ya Özgürlük’ü (Free Angela) Shola Lynch’in görüntüleriyle festivalde seyredeceksiniz.

BenUctumSenKaldin

 Hiçbiri kaçmaz

16. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, “…rağmen…” teması altında “dayan, diren, devin!” sloganıyla hazırladığı bu bölümdeki diğer filmler de kısaca şöyle:

Kolombiya ve Ekvador’daki kadın filmlerini merak edenler için Samanta Yépez’den ‘Tepenin Ardı’ (Behind the Hills); İsrail’de anne babasının boşanma kararını öğrenen 15 yaşında bir kız çocuğun yaşadıklarını anlatan Lihi Binyamin imzalı ‘Aile Albümü’ (Albom Mishpachti); Bosnalı yönetmen Michaela Kezele’nin Belgrad’da çektiği, NATO’nun Kosova’yı bombaladığı günlerden baş döndürücü bir öykü: ‘Güzel Yurdum’ (My Beautiful Country); Sonia Liza Kenterman’ın kamerasından, bir yetişkin gibi davranmaya zorlanan bir çocuğun yaşadıklarına tanıklık: ‘Nicoleta’ (Nicoleta); Belçika’dan Emmanuelle Nicot’un sığınakta kalan bir kadının sıra dışı yaşamına odaklanan ‘Rae’si (Rae); Norveç’ten Karoline Grindaker imzalı ’Teselli’ (Solace); Polonya’dan Maria Sadowska’nın nefis filmi ‘Kadınlar Günü’ (Women’s Day); İngiltere’den Anna Cady’nin yönettiği ‘Yüzde 30’ (30%).

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.