Eksik’liğini hissettiğimiz her şey!

Oyuncu Barış Atay’ın ilk filmi Eksik 12 Eylül’ün günümüzde yarattığı erozyonu anlatmaya aday bir film. Film 12 Eylül hesaplaşma filmi gibi başlıyor fakat öyle değil. Bir yandan da öyle çünkü o hesaplaşmayı yıllar sonra günümüzde yapmayı tercih ediyor. 

Banu Bozdemir 

Babası gözaltında kaybolan, işkence gören hamile annesinden dedesi ve ninesi tarafından zorla alınan Deniz / Türker’in hikayesi biraz da bu. Oğlu komünist olduğu için zorunlu olarak emekli edilen üst düzey subay dedesi tarafından yetiştirilen Türker yıllar sonra annesi ve hiç görmediği kardeşiyle değişik bir hesaplaşmanın içinde buluyor kendisini. Dedesi onu anne ve babasının devrimci bakış açısından uzak, tam bir devlet otoritesiyle yetiştirmiştir. Türker apolitik tepkileri bünyesinde fazlasıyla toplamış, anne ve babasından uzak kalmanın suçunu ‘devrimci’ ruha bağlamış, dayanaksız, çok da tutunacak dalı olmayan biri.

170420152106106717951_3

Devrimci olmak onun için boş bir umut, birleştirici değil dağıtan bir şey. Baskıcı bir unsur. Tabii bunlar dedesinin Türker’e yüklediği olumsuzluklar. Filmin ilginç bir sürpriz yanı var: Türker’in kardeşi Devrim. Film 80 döneminde hamile olan ve işkence gören birçok kadının sakat doğum yaptığına da dikkat çekmeye çalışıyor Devrim karakteriyle. Buradan herkesin umudu, inancı, sancısı Devrim’in sakatlığı bir özeleştiri ya da eleştiri gibi algılanabilir. Sonuçta sistemin yarattığı, öyle görmek istediği bir devrimci algısı var. Ama Türker ile Devrim arasında koca bir yürek farkı var. Buna bir yerinde rastlayacak ve etkileneceksiniz! Türker’in boş öfkesi, bencil tavırları, kimseye değmeyen yaşam algısı tam da 80 döneminin yaratmak istediği prototip… Devrim ise bir türlü gelmeyen, eksikliği fazlaca hissedilen ve yıpratılmış bir ütopya gibi.

Atay, bu içi boşaltılmış insanlara dair tutunacak bir dal arıyor adeta, onların boşluklarına, hayata hoyratça bakış açılarına. Hoşlandığı kadının sorularına bile tahammülü olmayan, kendi eksikliğinin farkına varmayan bir bakış açısı. Bir yandan da geçmişi deşme, hesaplaşma filmi Eksik. Herkesin eksik yanlarına, eksik kalan duygularına ve bakış açısına yakından bir göz atma filmi. Filmde insan temsiliyetleri iyi anlatılmış, onları geçmişten bugüne taşıyan özellikleri de…

473ff517c2271c40176c26f7bc801f35

Barış Atay ilk yönetmenlik denemesinde Türker karakterini kendisi canlandırıyor, anlatmak istediği karakterin ruh halini iyi bir biçimde ortaya koyduğunu düşünüyorum. Tabii bir de Devrim’i başarıyla canlandıran Özgür Emre Yıldırım’a da dikkat çekmek lazım, zorlu bir rolün altından başarıyla kalkmış. Kendisini önümüzdeki günlerde daha fazla filmde göreceğimize eminim!

Filmde geziye de bir saygı duruşu var, apolitik sanılan bir gençliğin sesi olan gezi direnişi filmin anlamını iyice oturtuyor. Devrimci olma hissiyatını anlamayan, eleştiren insanları eleştirip bir nokta koyuyor sonuna. Türker onların temsili, sistemin olmasına çaba sarfettiği insan modeli. Devrim ise yürek meselesi! Filme bu açıdan bakarsak eksiklerimizi daha fazla görebiliriz diye düşünüyorum. İyi bir hesaplaşma filmi olmuş, kuşaklar arası farkları ortaya koyarken, toplumsal pskilojileri de es geçmemeye çalışmış. Hesaplaşmaya devam o halde!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.