Emek’in perdesine sarıldım…



Emek sineması için İstanbul Film Festivali’nden beri çırpınıyoruz… Onun için ne seanslar iptal ettik, ne çok mesai verdik yalnızlığının yanıbaşında… Onu yalnız bırakıp gitmeye çoğumuzun gönlü el vermedi… Karşısına zeballah gibi dikilen o alışveriş merkezinin daha da çekilmez ve sıkıcı hale getirdiği o uzun ve nemli sokakta biraz daha kalabilmek için…

Belki geç kalınmış bir çabaydı bizimki, yıllarca kapanma sinyalleri veren Emek’i görmezden gelmek… Ama hatamızı anlayınca dört elle sarıldık onun yalnız ve kalın duvarlarına… İçine girdiğim de kafamı kaldırıp uzun uzun baktığım o tavanında yankılandı mı acaba sesimiz… Bizim sesimizi duyup gizli gizli sevindi mi acaba?

Sinema için emek vermiş ‘emek’çi bir sinema salonu o… Yeni perdesi takılırken yanındaydım Emek’in… Onlarca kare fotoğrafını çekmiştim sinema gazetesi için… Onunla gizli bir anı yaşamıştık, sadece o ve ben… Gidip kocaman perdesine sarılmıştım… Sanki annesinin eteklerine sarılan bir çocuk gibi…

Tiyatro sahnelerini çok severim…. Oranın kokusunu, büyüsünü… Amatör tiyatro yaparken gözlerimin içine giren sahne ışıklarını çok severdim… Seyirciye odaklandığım anı.. İşte o perdeye sarılırken, kimsenin olmadığı o kısacık anda da öyle hissettim… Sanki o perde ve ben kısa bir oyuna imza atmıştık… Ben gitmemesini için yalvarmıştım ona… O ise mecburum demişti sanki…

Şimdi Yeşilçam Sokağı’ndan her geçişimde içim parçalanıyor… İstiklal’de yürürken uzayıp giden o tarihi bina nasıl da hüzünle bakıyor sanki bize… Bizim elimizden bir şey gelmiyor ama siz direnirseniz sanki yıkılmayız der gibi… Biz de o yüzden fırsat buldukça orada alıyoruz soluğu…

Geçen Cuma akşamı yine yürüdük… Beyoğlu Belediye’sinin önünde toplandık… Saat 19.00’du… Mesai saati bitmişti, belediye başkanı Ahmet Misbah Demircan makamında yoktu ama biz yine de diyeceklerimizi dedik, ilettik kendisine ne kadar kararlı olduğumuzu…. Sonra bastık İstiklal’e çıktık… Kaderine terk edilmiş diğer binaları da unutmadık, onlara da selam çaktık geçerken yanlarından…

Bir kez daha oradaydık işte… Biz söz verdik, yıktırmayacağız, belki siper edeceğiz Sultan filminde olduğu gibi dozerlerin önüne kendimizi… Emek’i çok seviyoruz, emek sevilmez mi ki?

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.