!f İstanbul bu yıl “İyileştiren Şeyler” diyor!

İş Bankası Maximum Kart’ın ana partnerliğinde düzenlenecek 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin basın toplantısı bugün Soho House İstanbul’da yapıldı. 34ülkeden 146 yönetmenin toplam126 filminin gösterileceği festivalbu yıl “İyileştiren Şeyler” temasıyla yola çıkıyor; 16-26 Şubat tarihlerinde İstanbul’da, 2-5 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir’de sinemaseverlerle buluşuyor.

,!f İstanbul 2017: İyileştiren Şeyler!

!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivalibu yıl temasını “İyileştiren Şeyler” olarak belirledi. Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği kaosa karşı “iyileştiren şeyler” önerecek olan !f İstanbul, seyirciyi filmlerde, müzik etkinliklerinde ve bu yıla özel sohbetlerde buluşturup birlikte şifa yolları aramaya davet edecek.

!f İstanbul’u “Moonlight/Ay Işığı” açıyor!

  1. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin açılış filmi, en son Altın Küre Ödülleri’nde drama dalında En İyi Film seçilen Moonlight/Ay Işığı” olacak. Variety’nin 2016’nın en dikkat çeken yönetmenler listesinde işaret ettiği Barry Jenkins’in ustalık eseri sayılan film, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil olmak üzere 8 daldaki adaylığıyla Oscar yarışının en güçlü adaylarından biri…

“Brother/Sister” üçlemesiyle tanınan, modern tiyatronun en parlak ve ödüllü oyun yazarlarından Tarell Alvin McCraney’nin hayatından otobiyografik izler taşıyan “In Moonlight Black Boys Look Blue” adlı oyunundan uyarlanan Ay Işığı”, üç farklı zamanda geçen ve bir çocuğun büyüme ve kendini keşfetme hikâyesini konu alıyor. Trevante Rhodes, Ashton Sanders, Alex R. Hibbert, Naomie Harris, André Holland, Mahershala Ali, Jharrel Jerome, Jaden Piner veJanelle Monáe’den oluşan oyuncu kadrosuyla eleştirmenleri ve seyirciyi adeta büyüleyen film; James Laxton’ın duygulara hayat veren görüntü yönetimiyle de hafızalara kazınacak modern bir başyapıt.

Galalar: Yılın en çok beklenen filmleri !f’te!

Galalar bölümü, Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmlerini seyirciyle buluşturuyor.

  • “Brokeback Mountain/Brokeback Dağı”, “Pi’s Life/Pi’nin Yaşamı”filmlerinin Oscar’lı yönetmeni Ang Lee’nin Kristen Stewart, Chris Tucker, Garrett Hedlund ve Vin Diesel gibi isimleri buluşturduğu, sinema tarihinde ilk kez uygulanan yeni bir teknoloji kullanarak ultra-yüksek kare hızıyla çektiği son filmiBilly Lynn’s Long Halftime Walk/Billy Lynn’in En Uzun Yürüyüşü”;
  • !f seyircisinin “Wendy and Lucy”, “Night Moves” ile de yakından tanıdığı, bağımsız sinemanın kraliçesi Kelly Reichardt’ın, Michelle Williams, Kristen Stewart, Laura Dern ve özellikle Lily Gladstone’un muhteşem oyunculuklarıyla da çok konuşulan son filmi Certain Women/Mutlak Kadınlar”;
  • Unutulmaz “Before Üçlemesi” ve en son, Oscar’a da uzandığı “Boyhood” ile bağımsız sinemanın en önde gelen yönetmenlerinden biri olan Richard Linklater’ın 80’lerde kolejli beyzbol oyuncusu bir grup gencin çılgın ve eğlenceli hayatını anlattığı son filmi Everybody Wants Some!!/Herkes Biraz İster!!;
  • Dogma 95 akımıyla başlayan kariyerini “An Education/Aşk Dersi”, “One Day/Bir Gün” gibi popüler filmlerle sürdüren Danimarkalı kadın yönetmen Lone Scherfig’in Gemma Arterton ile Sam Claflin’i başrole taşıyan romantik komedisiTheir Finest/Aşkın Çekimi”;
  • Londra, Venedik film festivallerinden ödüller toplayan, Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığına göz kırpan ve bir yeryüzü cennetinde yaşanan büyük bir aşkın gerçek hikâyesini anlatan büyüleyici ve dokunaklı Tanna”;
  • İlk filmi “Midnight Swim/Gece Dalışı” ile atmosfer yaratmadaki başarısını ikinci filminde de sürdüren Sarah Adina Smith’in Rami Malek’in başrole taşıdığı ve Kubrick’in “Shining/Cinnet”i ile karşılaştırılan gerilimi Buster’s Mal Heart/Buster’ın Hasta Kalbi”;
  • “North”, “Chasing the Wind” filmleriyle Nordik sineması takipçilerinin yakından tanıdığı Norveçli Rune Denstad’ın zorunlu göçmenlik sorununaİskandinavlara has bir mizahi yaklaşımla ele aldığı son filmi Welcome To Norway/Norveç’e Hoşgeldiniz” ve
  • 70’lerin ikon televizyon sunucularından Christine Chubbuck’ın trajik bir sonla biten kariyerini anlatan ve özellikle başrolde Rebecca Hall’un yılın en iyi performanslarından birini verdiği Christine, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da seyirci önüne çıkacak.
  • “Neighboring Sounds/Komşu Sesler” ile !f 2013 Keş!f Yarışması’nı kazanan Kleber Mendonça Filho’nun Cannes’da övgüyle karşılanan, özellikle başrolde Sônia Braga’nın eşsiz performansıyla hafızlara kazınan son filmi Aquarius ve
  • “Belle épine” ve “Grand Central” filmleriyle ödüller toplamış Rebecca Zlotowski’nin Natalie Portman ve Lily-Rose Depp’i buluşturan büyüleyici fantastik filmiPlanetariumda İstanbul galasını

Yılın animasyonları !f İstanbul’da!

  • Oscar ödüllü Hollandalı animasyon film yönetmeni Midhaël Dudok de Wit’in Studio Ghibli’nin yapımcılığında çektiği, Cannes’ın Belirli Bir Bakışbölümünden Jüri Özel Ödülü’yle dönen ve En İyi Animasyon dalında Oscar yarışının en güçlü adaylarından, diyalogsuz, sade, ama hipnotize ediciThe Red Turtle/Kırmızı Kaplumbağa”;
  • ‘Bottomless Belly Button’ (Dipsiz Göbek Deliği) ve ‘New School’ (Yeni Okul) gibi çizgi romanlarıyla tanınan Dash Shaw’ın Jason Schwartzman, Lena Dunham, Reggie Watts, Maya Rudolph ve John Cameron Mitchell gibi isimlerin seslendirdiği sofistike karakterlerle süslü filmiMy Entire High School Sinking into the Sea/Okulda Deniz Kazası” ve
  • “Shrek 2”, “Monsters vs. Aliens” filmlerinin yönetmeni Conrad Vernon’ın Greg Tiernan ile birlikte yönettiği, Seth Rogen, Kristen Wiig, James Franco ve Salma Hayek gibi yıldız isimlerin seslendirdiği, yılın en sıradışı animasyonuSausage Party/Sosis Partisi”, !f’lik animasyonlar olarak festival programında

Ford Özel: Le Fantôme
Hannes Holm’ün yazar Frederick Backman’le birlikte, Backman’ın İsveç’te çok satan romanından uyarladığıA Man Called Ove/Hayata Röveşata Çeken Adam”, samimi ve insancıl bir kalple anlatılan sade ve mizahîhikâyesiyle sinemaseverlerin bu yılki “kendini iyi hisset” filmleri arasında özel yerini alacak. Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Oscar adayı olan filmin 22 Şubat saat 21:30’da Cinemaximum Kanyon’da yapılacak olan ilk gösterimi öncesinde Ford’un sunduğu Ford Edge Özel Gösterimi” gerçekleşecek ve R.E.M., U2, Oasis için çektiği kült videolarla tanıdığımız Jake Scott’un Mads Mikkelsen ve Barbara Steele’i buluşturduğu göz alıcı aksiyonu Le Fantôme” gösterilecek.

Reha Erdem’den Koca Dünya
Galalar bölümünün Türkiye’den konuğu ise,Reha Erdem’in Venedik FilmFestivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönen, Adana Film Festivali’nden de “En İyi Film”, “En İyi Görüntü Yönetmeni”, “Türkan Şoray Umut Genç Veren Kadın Oyuncu” ve “Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü” dallarında ödülleri toplayan son filmi Koca Dünya”olacak. Ecem Uzun, Berke Karaer, Melisa Akman, Murat Deniz, Ayta Sözeri’nin oynadığı film, yetimhanede büyüyen Ali ve Zuhal adlı iki çocuğun bir ormana sığınmalarını konu alıyor. Üç ay önce İstanbul’da !f İlham Serisi kapsamında sınırlı sayıda izleyiciyle buluşan “Koca Dünya”, kaçıranlar için !f İstanbul Galalar’da!

!f’i T2 Trainspotting kapatıyor!
!f İstanbul’un kapanış filmi, yılın sinema olaylarından T2 Trainspottingolacak! Danny Boyle’un 1996’da Irvine Welsh’in efsanevi romanından uyarladığı ve sinema tarihinin en kült filmlerinden birisi oluveren“Trainspotting”in devam filmi olan “T2 Trainspotting”, bizi Mark Renton ile birlikte Edinburgh’a, Spud, Sick Boy ve Begbie’nin 20 yıl sonraki yaşamlarına götürüyor. Bu kez Welsh’in devam romanından uyarlanan ve oyuncularını korumayı başaran filmde Ewan McGregor, Ewen Bremner, Jonny Lee Miller ve tabii ki Robert Carlyle başrolde. Sinemaseverler ayrıca !f kült bölümünde serinin ilk filmini de izleyebilecekler.

Keş!f: Yılın en ilham veren yönetmeni aranıyor!
!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin onuncu yılına giren Keş!f Uluslararası Yarışması, yılın ilham veren yönetmenini aramaya devam ediyor. İlk ya da ikinci uzun filmini yönetmiş yönetmenlerin filmlerinin yarıştığı Keş!f bölümünde, ABD, Almanya, Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Fransa, Hollanda, İran, İsrail, Kanada, Katar, Mısır, Peru, Polonya, Tayland’dan toplam 9 film,10.000 A.B.D. Dolarıdeğerindeki Keş!f Ödülü için jüri karşısına çıkacak.

Keş!f Jürisi yine iddialı!
Bu yıl Keş!f Jürisi; ilk filmi “Amal” ile uluslararası festivallerde 30’un üzerinde ödül kazanan ve geçen yıl !f İstanbul’da gösterilen “Siddharth” ile Yabancı Dilde En İyi Film dalında Altın Küre’ye aday gösterilen, bu yıl da !f programında “Bir Günde Hindistan” filmini de izleyeceğimiz Hint asıllı Kanadalı yönetmen Richie Mehta; 2009’da çektiği “The Mouth of the Wolf” ile Berlin, Turin, Cinéma du Réel ve BAFICI’de çok sayıda ödül kazanan, prömiyerini Locarno’da yapan ve geçen yıl !f İstanbul’un Aşk ve Başka Bi’ Dünya Yarışması’nda En İyi Film seçilen “Kayıp ve Güzel”in İtalyan yönetmeni Pietro Marcello ve “Dilber’in Sekiz Günü”, “Güzel Günler Göreceğiz”, “Yangın Var” ve “Kuzu” filmleriyle çok sayıda ödül kazanmış, Türkiye sinemasının en iyi kadın oyuncularından Nesrin Cavadzade’den oluşuyor.

Geleceğin kadın yönetmenlerini keşfedin!
Keş!f Yarışması bu yıl kadın yönetmenlerin varlığıyla dikkat çekiyor.

  • Alman yönetmen Nele Wohlatz’ın AFI Fest’ten Büyük Jüri Ödülü’nü, Locarno’dan da En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan yaratıcı aşk filmi The Future Perfect/Miş’li Gelecek Zaman”;
  • İlk filmi “Mundane History” ile 2009 yılında festivallerin gözdesi olan Taylandlı yönetmen Anocha Suwichakornpong’unpolitik ve şiirsel bir dünya yarattığı ikinci uzun kurmacası By the Time It Gets Dark/Karanlık Çöktüğünde”;
  • İsrailli Hadas Ben Aroya’nın yazdığı, kurguladığı, yönettiği ve oynadığı, günümüz ilişkilerine zekice ve eğlenceli bir yorum getirdiği, eleştirmenlerce “İsrail’in Frances Ha’sı” olarak gösterilen filmi People That are Not Me/Kimse Benzemez Bana”;
  • Polonyalı Agnieszka Smoczyńsk’in Sundance’te Jüri Özel Ödülü alan, Austin Fantastic Fest, Fantasia, Fantasporto gibi önde gelen fantastik film festivallerinden ödüllerle dönen, Küçük Deniz Kızı masalının tuhaf ve karanlık modern versiyonuyla seyirciyi şoke eden filmi The Lure/Deniz Kızlarının Şarkısı”, seyirciyi geleceğin yaratıcı kadın yönetmenleriyle tanıştırıyor.
  • Yarışmada ayrıca; deneysel videolarıyla güncel sanat dünyasının tanınmış isimlerinden biri olmuş Leonor Caraballo’nun Matteo Norzi ile birlikte çektiği ve 2015’teki ölümünden sonra tamamlanan filmi Icaros: A Vision/Ikaros, gerçek bir ayahuasca inzivası sırasında çekilmiş olması ve seyirciyi meditatif bir yolculuğa çıkarmasıyla dikkat çekiyor.

Mısır’dan İran’a keşif
Mısırlı yönetmen Tamer El Said’in Berlin’den Caligari Ödülü’nü alan, bir şehrin son günlerini yaşıyor olmasının ağırlığı ve derin hüznünü gerçek bir dille anlattığı etkileyici filmi In the Last Days of the City/Şehrin Son Günlerinde”; ödüllü kısalarıyla Cannes başta olmak üzere pek çok festivalden geleceğin keşif yönetmenlerinden biri olarak gösterilen Damien Manivel’ın Richard Linklater’ın “Before Üçlemesi”yle karşılaştırılan ve günümüz ilişkilerinin büyüleyici bir portresini çizdiği The Park/Park; videoları, yerleştirmeleri ve performansları çeşitli festivallerde, müzelerde ve sanat galerilerinde gösterilen, Montreal deneysel sinemasının önemli yüzlerinden Karl Lemieux’un Venedik, Vancouver, Selanik film festivallerinde övgüyle karşılanan ilk kurmacasıShambles/Darmadumanve İranlı yönetmen Reza Dormishian’ın günümüz İranının müthişbir alegorik portresini çizdiği, güçlü oyunculuklarıyla çok konuşulan ikinci filmi Lantouri, Keş!f Yarışması’nın merakla beklenen diğer filmleri.

SİYAD da seçecek!
Keş!f bölümündeki filmler ayrıca, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi tarafından değerlendirmeye alınacak ve Barış Saydam, Janet Barış ve Murat Tırpan’dan oluşan jüri, seçecekleri bir filme SİYAD Ödülü’nü verecek.

Aşk&Başka Bi’ Dünya: Yılın en yaratıcı müdahalesi!
!f İstanbul’un iki yıl önce başlattığı ve dünyadan aktivist filmlerin yarıştığı Aşk &Başka Bi’ Dünya’da ABD, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İsrail, Mısır, Polonya, Suriye ve Türkiye’den toplam 7 film,10.000 A.B.D. Dolarıdeğerindeki ödül için yarışacak.

Aşk &Başka Bi’ Dünya Yarışması’nın bu yılki jürisinde; belgesel sinemanın ve sanat dünyasının usta isimleri bir araya geliyor. Heykel, fotoğraf ve kamusal sanat çalışmalarını politik bakışaçısıyla ve kendine has sanatsal üslubuyla şekillendirdiği işleriyle dünyaca tanınan, Çinli çağdaş sanatçı ve insan hakları savunucusu Ai Weiwei; yirmi yıl boyunca muhabirlik ve köşe yazarlığı yapmış, Türkiye’nin en bilinen politik yorumcularından, ‘Bütün Kadınların Kafası Karışıktır’,‘Kıyı Kitabı’, ‘İç Kitabı’, ’Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita!’, ’Ağrının Derinliği’, ’Muz Sesleri gibi pek çok ülkede yayımlanmış kitapların da yazarı Ece Temelkuran ve  kültürel ve bağımsız medya alanlarındaki çalışmalarının yanı sıra aralarında “Green Zone/Yeşil Bölge”, “The Kite Runner/Uçurtma Avcısı”, “The Square/Meydan”gibi pek çok yapımda oyuncu, yönetmen ve yapımcı olarak karşımıza çıkan Mısır asıllı İskoç sinemacı Khalid Abdalla’dan oluşan jüri, “yılın en yaratıcı müdahalesini” seçecek.

  • Fransız sinemasının en tanınmış aktrislerinden Valeria Bruni Tedeschi’ninYann Coridian ile birlikte yönettiği “A Young Girl In Her Nineties/Doksanlarında Bir Genç Kız”;

 

  • Tali Shemesh veAsaf Sudry’ninİsrail’de bir otobüs garına yapılan saldırıyı tanıkların gözünden anlatan belgeselleri “Death in the Terminal/Garda Ölüm”;

 

  • Türkiye’den Serkan Çiftçi’nin Mersin’de kurulan Yedi Renk Derneği’nin mücadelesini konu alan “Gacı Gibi”;

 

  • 2015 yılında Filmmaker dergisinin “Bağımsız Filmlerin 25 Yüzü” listesinde yer alana Amerikalı sanatçı Theo Anthony’nin büyük ses getiren belgeseli “Rat Film/Fare Filmi”;

 

  • Danimarkalı Andreas DalsgaardileSuriyeli Obaidah Zytoon’ın birlikte yönettiği, Arap Baharı’ndan günümüz Suriyesine uzanan hikâyeyi birinci elden tanıklarıyla anlatan sarsıcı film “The War Show/Savaş Şovu”;

 

  • Polonyalı Paweł Łoziński’nin bir anne kız arasındaki ilişkiyi terapi seansları üzerinden anlatan filmi “You Have No Idea How Much I Love You/Seni Ne Kadar Sevdiğimi Bir Bilsen”;

 

  • Mısırlı yönetmen Mohamed Siam’ın kendi ülkesinin yitişine dair anlattığı kişisel ve kalbi kırık hikâyesi “Whose Country?/Kimin Ülkesi?”, bu yılın Aşk &Başka Bi’ Dünya Yarışması filmleri…

Oyun: Oyuncaklı filmlerden hoşlananlar buraya!

Seyirciyi beyazperdede yarattığı alanlarda oynamaya davet eden “Oyun”, bu yıl da kaçık bilimkurguları, tuhaflığıyla büyüleyen kült adayı filmleri, gerçeküstücü fantastikleri bir araya getirerek !f’çilerin en çok ilgi gösterdiği bölümlerden biri olmaya devam ediyor.

  • Tobias Nölle’nin ilk yönetmenlik denemesinde Berlin’in Panorama Bölümü’nde FIPRESCI Ödülü’nü alan, aşık olmaktan korkan bir adamın hayal ile gerçekliğinin birbirine karıştığı hayatını anlatan, eleştirmenlerce “Amelie” ile karşılaştırılan filmi “Aloys/Aloys: Âşık Olamayan Adam”;

 

  • 2000’lerin başında yayımlanan ‘Sarah’ romanında travmatik çocukluk hikayesini anlatan, Andy Warhol’u çağrıştıran görüntüsü ve aralarında Marilyn Manson, Courtney Love, Winona Ryder ve Billy Corgan gibi bir çok ünlünün ‘en yakın arkadaşı’ olarak medyayı uzunca bir süre meşgul eden, JT Leroy’un aslında yazar Laura Albert’ın persona’sı ve hayali karakteri olduğunun ortaya çıkmasının tuhaf hikâyesini konu alan Author: JT LeRoy Story/Bir JT LeRoy Hikâyesi”;

 

  • Shakespeare’in ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın İspanyolca çevirisi üzerinde çalışmak için bir konuk sanatçı programının davetlisi olarak New York’a giden Arjantinli genç bir tiyatro yönetmeninin yaşadıklarını konu alan ve Shakespeare esintilerini günümüz New York’una taşıyan“Hermia &Helena;

 

  • Hindistan’da Google’ın çağrısıyla bir gün boyunca milyonlarca insanın telefonları ya da kameralarıyla kendi hayatlarını kaydetmesi sonucu kurgulanmış Richie Mehta filmi India in A Day/Bir Günde Hindistan;

 

  • David Lynch’in “Elephant Man/Fil Adam” klasiğiyle karşılaştırılan, otistik ve oldukça deforme bir bedene sahip Rikard’ın sıcacık hikâyesini konu alan The Giant/Dev;

 

  • Araştırmacı belgeselci Louis Theroux’un Scientology tarikatı hakkında bilgi toplamak üzere Los Angeles’a gidişiyle başlayan ve tuhaflığı elden bırakmayan son belgeseli “My Scientology Movie/Scientology Filmim”;

 

  • Sıcacık bir büyüme hikâyesini oğul-baba ilişkisi üzerinden anlatan, Sundance’ten iki ödül birden alan ve geçen yılın en ilgi gören bağımsızlarından sayılan “Morris From America/Amerikalı Morris”;

 

  • Ann Marie Fleming’in Kanadalı genç bir kadın şairin bir şiir festivali için davet edildiği İran’da kendi geçmişine yaptığı yolculuğu etkileyici çizimlerle izleyeceğimiz animasyonu Window Horses/Camdan Atlar”;

 

  • İlk filminde gösterdiği ustalıkla eleştirmenlerden övgüler toplayan Anna Biller’ın Gotham ve Bağımsız Ruh Ödülleri başta olmak üzere pek çok bağımsız film festivalinin gözdesi filmi “The Fits”;

 

  • Genç Rus yönetmen Ivan I. Tverdovskiy’nin tuhaf, rahatsız edici ve bir o kadar büyüleyici gotik masalı “Zoology/Hayvanoloji”;

 

  • Hollywood’un tür filmlerini bozan filmleriyle tanınan feminist yönetmen Anna Biller’ın 1960’lar kötü romanları estetiğini kullanarak bu kez cadı ve femme fatale karakterleri kendi üslubuyla yorumladığı son şaheseri “The Love Witch/Aşk Cadısı”, oyuncaklı filmlerden hoşlananların radarından kaçmayacak.

Sanat Hayat İçindir!: Sanat mı hayattan doğar, hayat mı sanattan?

!f İstanbul’un sanat ve hayatın birbirine karıştığı etkileyici hikâyeleri buluşturduğu “Sanat Hayat İçindir!” bölümü, bu yıl da merakla beklenen belgeselleri bir araya getiriyor; David Lynch’ten Marina Abromovic’e, Maya Angelou’dan Franca Sozzani’ye, farklı disiplinlerden sanatçıların hayatlarına daha yakından bakabilme fırsatı sunuyor.

  • “Eraserhead”, “Twin Peaks”, “Blue Velvet” ve 21. yüzyılın en iyi filmi seçilen “Mulholland Drive” gibi klasiklerin yaratıcısıDavid Lynch’in hayatına dair bugüne dek yapılmış en kapsamlı belgesel olan“David Lynch: The Art Life/David Lynch: Yaşam Sanatı” bölümün en heyecan verici yapımlarının başında geliyor. Dünya galasını Venedik’te yapan ve efsane yönetmenin Amerika’da küçük bir kasabadaki çocukluk yıllarından bugüne dek yayınlanmamış pek çok arşiv görüntüsü içeren film, Lynch’i Lynch’inkendisinden dinlediğimiz etkileyici ve samimi bir yolculuk.

 

  • Performans sanatının en ünlü isimlerinden Marina Abramović’in kişisel şifa ve ilham arayışı içinde Brezilya’da kutsal ritüellerin peşine düşmesi ve bu yolculuğun yaratıcı sürecini nasıl da açığa çıkardığını konu alan “The Space in Between: Marina Abramović and Brazil/Marina Abramović Araf’ta”, seyirciyi sanatçının cesur ve samimi portresiyle buluştururken;

 

  • 3 yıl önce kaybettiğimiz Afroamerikan yazar ve şairMaya Angelou hakkında yapılmış ilk film olan “Maya Angelou And Still I Rise/Maya Angelou: Yine de Ayağa Kalkarım” da Angelou’nun dansçılığı ve şarkıcılığı gibi az bilinen yönlerinden politik aktivizmi ve yazarlığına uzanan bir hayata içeriden bakıyor.

 

  • Stockholm, Nashville, Kudüs film festivallerinde en iyi belgesel seçilen, Çin’de 3 yıl önce saldırıya uğramış genç kadınlara destek olmak için başlattığı eylemle tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çeken ve aralarında Ai Weiwei gibi isimlerin de bulunduğu bir çok sanatçıya ilham veren kadın aktivist Ye Haiyan’ın mücadelesini konu alan “Hooligan Sparrow/Holigan Serçe” ve

 

  • İtalyan yetişkin filmlerinin en tanınmış oyuncu ve yönetmenlerinden Rocco Siffredi’nin kariyerini konu alan “Rocco”, bölümün merak uyandıran diğer filmleri…

Vogue Özel Gösterim: Franca

Aralık 2016’da kaybettiğimiz ve moda dünyasının kaderini belirlemiş Vogue İtalya’nın efsanevi yayın yönetmeni Franca Sozzani’nin oğlu Francesco Carrozzini’nin gözünden ilham verici portresini sunan “Franca: Chaos and Creation/Franca: Kaos ve Kreasyon”, Vogue Türkiye’nin özel gösterimi ile moda tutkunlarını bekliyor. Seçtiği, kimi absürt kimi görkemli, hep hayranlık uyandıran ama sıklıkla da tartışma yaratan Vogue kapakları ile sadece birtakım kuralları yıkmakla kalmamış, aynı zamanda son 25 yıl boyunca moda, sanat ve ticaret alanlarındaki standartları da yükseltmiş olan bu efsane ismin kariyerini kendi ağzından dinlerken, Karl Lagerfeld, Bruce Weber, Baz Luhrmann, Courtney Love gibi sayısız ünlünün ona hayranlığına da tanık oluyoruz.

Karanlık & Köşeli: Koltuğunda zıplamak isteyenlere!

Yaratıcılığa ve deneyimlere açık sinemaseverlerin !f alanı “Karanlık & Köşeli” bölümünde bu sene de, karanlık ve rahatsız edici yapımlardan senenin en çok konuşulan fantastik ve avangart filmlerine, seyircinin ‘görme biçimleri’ni altüst eden, algının kapılarını sonuna kadar açmayı hedefleyen filmler toplanıyor.

  • Japon sinemasının en cesur yönetmenlerinden Sion Sono’nun, Japon pink film (Pinku eiga) endüstrisini hicvettiği son garipliği “Anti-Porno”;

 

  • “Sightseers”, “Locke”, “Hot Fuzz” gibi filmlerle bağımsız sinemanın en sevilen komedyenlerinden Alice Lowe’ın ilk kez kamera arkasına geçerek annelik miti üzerinden enfes bir korku hikâyesi anlattığı “Prevenge/Hamintikam”;

 

  • Japon yönetmen Tetsuya Mariko’nun “Fight Club/DövüşKulübü” ve “Clockwork Orange/Otomatik Portakal”la karşılaştırılan, şoke edici sahneleriyle heyecan uyandıran son filmi “Destruction Babies/Yıkım Bebekleri”;

 

  • Michael O’Shea’nın ilk yönetmenlik denemesiyle Cannes’da Altın Kamera ve Belirli Bir Bakış ödüllerine aday gösterildiği, eleştirmenlerce “Let the Right One In” ile birlikte anılan vampir draması “The Transfiguration/Dönüşüm”;

 

  • !f seyircisinin 2011 yapımı ödüllü filmleri “Black Pond/Kara Göl” ile yakından tanıdığı ikili Will Sharpe ve Tom Kingsley’in içinde bilimkurgu, paralel evrenler, İngiliz su kanallarının karanlık geçitleri ve bol miktarda mizah barındıran son filmleri “The Darkest Universe/Paralel Evren”;

 

  • İlk sinema filminde eşsiz bir atmosfer yaratarak seyircinin nefesini kesen Nicolas Pesce’nin Fantastik Sinema Festivali’nden en iyi film, yönetmen, senaryo, kurgu ve görüntü yönetmeni ödüllerinin hepsini birden toplayan tuhaf korkusu “The Eyes of My Mother/Annemin Gözleri”, karanlık ve köşeli hikâyelerden hoşlanan !fçilerin kaçırmaması gereken filmler…

 

Görme Biçimleri: Yaratıcı Belgeseller

!f İstanbul’un bu yıla özel hazırladığı yeni bölümü “Görme Biçimleri: Yaratıcı Belgeseller”, belgesel sinemanın gerçeklikle olan ilgisi ve algısıyla oynayan, yaratıcı belgeselleri ağırlıyor.

  • Michal Marczak’a Sundance’te Dünya Belgeselleri dalında En İyi Yönetmen Ödülü kazandıran, muazzam kamerasıyla partilerin, şehrin ve sabaha sarkan konuşmaların arasından geçerek bizi uykuyla uyanıklık arasında bir deneyime ortak eden filmi “All These Sleepless Nights/Uykusuz Her Gece”;

 

  • Dean Fleischer-Camp’in ev hayatını belgelemeyi seven Gary adlı sıradan bir adamın YouTube hesabını takip ederek yarattığı ve belgesel filmciliğin sınırları konusunda tartışmalar yaratan filmi “Fraud/Sahte”;

 

  • Gerçek aşka dair mitleri kırarak, aşk kavramını kafamızda yeniden şekillendirmemizi sağlayan “LoveTrue/GerçekAşk”;

 

  • Sıradan yerleri görkemli sinematografik mekânlara dönüştürmesiyle ünlü İtalyan sanatçı Yuri Ancarini’nin Katar çölünden muhteşem bir mekân yarattığı ve Katarlıların sıradan alışkanlıklarını eşsiz görüntüler eşliğinde sunduğu filmi “The Challenge/Mücadele”;

 

  • Şiir dünyasının unutulmaz iki şairi Paul Celan ve Ingeborg Bachmann’ın yirmi yıla yakın bir süre boyunca süren mektuplaşmalarının iki oyuncu tarafından canlandırılmasını anlatan “The Dreamed Ones/Kalp Zamanı: Ingeborg Bachmann – Paul Celan Mektuplar”, sinemada yeni bakışları keşfetmeye hazır sinemaseverleri bekliyor.

 

Ustalardan klasikler !f kült’te!

!f İstanbul’un sinema tarihinin gizli hazinelerini gün ışığına çıkardığı !f kült bölümünde bu yıl üç klasik birden gösterilecek.

  • John Waters’ınDivine başta olmak üzere David Lochary, Mary Vivian Pearce ve Mink Stole gibi vazgeçemediği oyuncularını başrole taşıdığı, 1970’lerin başında tüm sınırları ihlal eden ve uzunca bir süredir kayıp olan filmi Multiple Maniacs/Masmanyaklar”;

 

  • David Lynch’in 90’ların başında tüm dünyayı ekranlara kilitleyen ve Nisan ayında yeni sezonunu beklemeye kilitlendiğimiz kült televizyon dizisi “İkiz Tepeler”in 1992 tarihli sinema filmi Twin Peaks: Fire Walk with Me/İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü”;

 

  • !f İstanbul’un Kapanış Filmi de olan T2 Trainspotting’in 20 yıl öncesini anlatan, Danny Boyle klasiği “Trainspotting”, yenilenmiş kopyasıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da seyirciyle buluşacak.

 

Özel Gösterimler: Değişen dünyanın değişen halleri

!f İstanbul’un usta yönetmenlerin son filmlerini ya da kült işlerini gösterdiği Özel Gösterimler bölümü bu yıl, değişen dünyanın değişen hallerine tanıklık etmemizi sağlayan 3 özel filmi konuk ediyor.

 

  • Quebec’te devrim sonrası bir dünyayı hayal eden, 3 saate yaklaşan süresine rağmen, şiirselliğiyle büyüleyen ve seyirciyi hiç bitmesin isteyeceği bir dünyaya davet eden Those Who Make Revolution Halfway Only Dig Their Own Graves/Devrimi Yarıda Bırakanlar Kendi Mezarlarını Kazarlar”;

 

  • Çağdaşsanatçı Johan Grimonprez’ın gözünden uluslararası silah ticaretinin karanlık arka planına bir yolculuğa çıkaran Shadow World/Paravan Dünya”;

 

  • Zamanımızın en orijinal yönetmenlerinden biri olarak görülen Bill Morrison’ın elli yıldan uzun bir süredir kayıp olan ve Kanada’nın Yukon bölgesindeki eski bir yüzme havuzunda bulunan 1910 ve 1920’lerden kalma 533 filmin hikâyesini Sigur Rós’dan Alex Somers’in hipnotize edici müzikleri eşliğinde anlattığı büyüleyici son filmi Dawson City: Frozen Time/Dawson City: Donmuş Zaman”, sinefillerin kaçırmaması gereken, hazine değerinde filmler.

 

Gökkuşağı: Gökkuşağının altında hepimize yer var!

!f İstanbul’un ilk yılından beri, sevmekten korkmayanların ve gökkuşağının altında hepimize yer var diyenlerin filmlerini buluşturduğu  “Gökkuşağı” bölümünde izleyeceğimiz filmler ise şöyle:

 

  • Tamamen kadınlardan oluşan bir ekiple hayata geçirilen“Below Her Mouth/Dudağının Altında”;

 

  • Justin Kelly’nin James Franco ve Christian Slater’ı başrole taşıdığı kara filmi “King Cobra”;

 

  • So Yong Kim’in Riley Keough ve Jena Malone gibi iki harika kadın oyuncunun hayat verdiği karakterler üzerinden özlem, yoksunluk, anlayışve aşka dair sarsıcı anları konu alan filmi “Lovesong/Aşkşarkısı”;

 

  • İrlanda eğlence hayatının en tanınan ismiyken bir anda ülkenin kaderini değiştiren bir aktiviste dönüşen Panti Bliss, nam-ı diğer Rory O’Neill’ın hikâyesini konu alan, ilham verici belgesel “The Queen of Ireland/İrlanda Kraliçesi”;

 

  • “Looking” ile tanıdığımız Russell Tovey’in başarılı oyunculuğuyla övülen, Ben A. Williams’ın ilk yönetmenliyle BAFTA Film Ödülleri’ne aday gösterildiği filmi “The Pass/Pas ve Gol”.

 

Ev: Ev dediğimiz Türkiye

!f İstanbul’un, Türkiye sinemasının son bir yılını mercek altına alan ve alternatif sesleri bir araya getiren Ev bölümünde izleyeceğimiz filmler ise şöyle:

  • Geçen yıl “Gizli” adlı yaratıcı filmiyle Keş!f ve SİYAD jürisi tarafından ‘En İyi Yönetmen’ seçilen Ali Kemal Çınar’ın yazıp yönetip ve oynadığı, sıradışı bir süperkahraman hikayesi anlatan komedi “Genco”;

 

  • Edoardo Malvenuti’nin yağlı güreşçi ikiz kardeşlerin hayatlarına yakından tanıklıkeden samimi belgeseli“Güreş”;

 

  • Türk müziğine önemli katkılarda bulunmuşUdi Hrant Kenkulian’ın ve 1930’lu yıllarda yıkılan Pangaltı Ermeni Mezarlığı’nın izlerini günümüzdeki kalıntıları üzerinden süren “Her Gün Bahar Olmuyor”;

 

  • ‘Denizlerin canavarı’ olarak efsanelere konu olmuş lüferin hikâyesini, muhteşem sualtı çekimleri, balıkçılar, aktivistler ve konuyla ilgili diğer kişilerle anlatan “Lüfer”;

 

  • Yalnızca ailelerinin anlattıkları hikâyelerden bildikleri ve hiç görmedikleri İzmir üzerine hayaller kuran iki arkadaşı konu alan “Ismyrne/İzmir”;

 

  • 1975 yılında İmralı Hapishanesi’nden kaçtıktan sonra Amerika’ya dönüp şöhreti yakalayan, Oliver Stone’un senaryolaştırdığı ve Alan Parker tarafından çekilen “Midnight Return/Geceyarısı Ekspresi”ile uzun yıllar Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Billy Hayes’in yıllar sonra Türkiye’ye gelişini konu alan “Midnight Return: The Story Of Billy Hayes And Turkey/Geceyarısı Ekspresi’ne Dönüş: Billy Hayes ve Türkiye’nin Hikâyesi”.

 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.