Fetih 1453

Faruk Aksoy’un yapımcılığını ve yönetmenliğini yaptığı mega bütçeli Fetih 1453 filmini basın gösterimi gibi olmayan basın gösteriminde izledim. Nişantaşı City’s sinemalarının 7. Salonunda film ekibi, sinema yazarları ve magazin basını için yapılan gösterim ısrarla görüntü almak isteyen kameralar yüzünden 14:53 değil de 14:58 civarında başlayabildi.

Murat Tolga Şen 

Faruk Aksoy’un ne yapmak istediği filmin daha ilk dakikalarında anlaşılıyor. Hollywood’un bu tarz epik filmler için şimdiye kadar ürettiği tüm formülleri kullanarak amacına ulaşmak ve 160 dakikalık bir filmi seyirciyi sıkmadan izletmek derdindeki yönetmen aslında bunu başarmış da diyebilirim. Fetih’in filmini sadece Fatih üzerinden yapmak pek mümkün olmadığından filmin hikâye kısmı Ulubatlı Hasan, Macar Top ustası Urban’ın kızı Ela ve Cenevizli şövalye Justinyani arasındaki bir aşk üçgeninden oluşuyor. Aslında bu hikaye tam da 70’lerin Kara Murat, Malkoçoğlu filmlerindekine benzer bir zorlama hali içeriyor. Filmin bu kısmını kendi adıma pek beğendiğimi ve inandırıcı bulduğumu söyleyemem. Fakat bu roller için seçilen aktörler, İbrahim Çelikkol ve Cengiz Coşkun’un perdede oldukça iyi göründüğünü söyleyebilir ve kendi hayran kitlelerini yaratacaklarını öngörebilirim.

Aylardır dönen fragmanlarda gösterilen kuşatma savaşlarının başladığı anda biz de bu zorlama hikâyeden kurtulup kendimizi savaşın akışına kaptırıyoruz. Aslında bu filmden çok daha kör parmağım gözüne, kaba bir milliyetçilik bekliyordum fakat Fatih Aksoy beni şaşırttı. Özellikle finale doğru Constantianpolis’de yaşayan Ortodoks halkın tedirginliğini, şehri savunmak için verdiği çabayı duygudaşlık kurararak aktarmaya çalışmış… Keza Türk tarafında da her şey abartı tuzağına düşürülmüş değil. Sultan Mehmed’in Konstantinapolis’i fethetme tutkusu, kuşatma sırasında işler yolunda gitmediğinde Osmanlı ordusunda yaşanan çöküntüler ve hatta küçük ihanetler dahi unutulmamış. Tarihin doğruluğu ve haklılığı taraflara göre değişir. Bana kalırsa bu filmde en çok eleştirilecek olan Osmanlı’nın yönetici Türk soyu olan Çandarlı’lara ve yine Osmanlı’nın başının belada olduğu Karamanoğullarına yönelik açıkça bir aşağılama mevcut. Bu arada Fatih Sultan Mehmed’i canlandıran aktörün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a olan inanılmaz benzerliği kasıtlı bir çaba mı merak ediyorum doğrusu…

Uzun lafın kısası: Fetih 1453 kötü bir film değil… Türk sineması için önemli başarımlar içeriyor. Örneğin Ulubatlı Hasan ve Justinyani arasında geçen kılıç düellosu Hollywood standartlarında bir çalışma… Filmde fragmanlarda olduğu kadar başarılı efekt çalışmaları göremedim ama Türk sinemasının şimdiye kadar başarabildiklerinin de ötesinde bir çaba var bu konuda. Film 437 kopya ile 1000’e yakın salonda gösterime girdi. Bakalım gişe hâkimiyeti ne olacak? Hepimizin beklediği gibi Recep İvedik’in rekorunu kırabilecek mi? Küçük bir ayrıntı: salondan çıkar çıkmaz gördüğüm; Recep İvedik’in Şahan’ı kalabalık bir basın ordusuna demeç veriyordu. Önümüzdeki günlerde TV’lerde bol bol bu demeçleri izlersiniz sanıyorum.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.