Güzel ve Çirkin…



3D teknolojisi bazı film ve animasyonların yeniden beyazperdeye taşınmasına imkan tanıyor. Aslan Kral ve Titanik’ten sonra 1991 yılında vizyona giren Güzel ve Çirkin’de 3D teknolojisiyle yeniden doğmuş gibi oldu. Güzel ve Çirkin’i izlerken insanın dikkatini çeken en bariz şey teknolojinin ne kadar ilerlediği oluyor.

Banu Bozdemir 

Güzel ve Çirkin’den önce vizyona giren Rapunzel’in devamı niteliğinde on dakikalık kısa film gösterildi ve aradaki teknik fark ayan beyan ortaya çıktı. Sanki çok eskiye gitmiştik ve onu gözlüklerimizle yenileştirmeye çalışıyorduk!  Aslında yapılmak istenen tam da bu!

Ama Güzel ve Çirkin, Aslan Kral kadar tatmin edici ve ilgi çekici değil! Klasik bir görünüş değil, iç güzelliği önemlidir anlatısı. Disney klasiklerini tekrar vizyona sürüyor ama nedense bir yandan da değişen teknolojiye, geçmişe öykünüyor gibi.

Güzel ve Çirkin Fransız yazar Jeanne-Marie Le Prince de Beaumont‘un, güzel, genç bir kız ile canavara dönüşmüş bir prensi konu alan masalına dayanıyor. Ayrıca filmdeki bazı ayrıntılar 1946 yapımı Güzel ve Hayvan filmden ilham alıyor. Kibirli olmak ve cezalandırılmak arasında derin bir bağ kuran film, güzel Bel ile canavarın kesişen yollarından ilham alıyor.

Fazla şarkılı sözlü gelen ve dublajıyla kulağımızda çın çın çınlayan animasyon ‘çocuklar için’ olduğunu bas bas bağırdı kulağımızın dibinde! Tabii Güzel ve Çirkin’i izlerken aynı zamanda eskiden animasyonun bir tane belirgin mesajının olduğunu, çizgisi, anlatımı ve diyaloglarıyla sadece çocukları amaçladığını bir kez daha gördük.  Son dönemde yapılan animasyonların ise çocukların hayal gücünü genişletmek adına daha çok biz büyükleri hedeflediğini anlıyoruz. Tabii alışkın olduğumuz tarz kesinlikle bugünün teknolojisi, hafıza yeni olan şeyi hemen daha iyi kılıyor!

Güzel ve Çirkin tamamen mesaja yaslandığı için filmdeki herkesin bir amacı var! Sürekli olarak iyiyle kötülük, kibirle alçakgönüllülük çarpışıyor. Tabii filmde büyüyle boyut değiştiren kişiler, çaydanlık, fincan, saat ve muma dönüşen insanlar var. Bu anlamda çocukların ilgisi fantastik düzleme ancak bu kadar çekiliyor. Tabii etrafta büyüyle canavara dönüşmüş bir prens var ama onun da mantığı gayet düzgün biçimde kurulmuş. O yüzden algımız fazla sıçrama yapmıyor. Güzel ve Çirkin’i televizyonda izlediğimiz, görmeye alışkın olduğumuz bir tarzda izliyoruz!

Film Howard Ashman ve Alan Menken’in müzikleri ve ona eşlik eden vokaller sayesinde En iyi Film Oscar’ına aday gösterilen ilk animasyon unvanını elinde tutuyor. Ama sağolsun dublaj bu özelliğini tamamen yok etmiş filmin. Ben sadece kulağımda şarkı adına bağıran ve rahatsız eden sesler duydum!


Filme 3D eklemesi yapılacağına, tekrar çekilse daha mı iyi olurdu diye düşünmeden edemedim, zira büyüklerle alakası yok. Tam da çocuklara göre! Hatta onlara bile eski! Film vitraylarla başlıyor, prensin canavara dönüşmesi hikayesi böyle tasvir ediliyor. Sonra güzel ve akıllı bir kız Belle’ye, babasına, ona aşık olan kasabalı genç Gaston’a uzanıyoruz. Belle ve canavar arasında filizlenen aşkın nedense altı çok dolmuyor, film daha çok yan olayları çarpıştırıyor o sırada! Kendi adıma sıkıldım ama çocuklar adına güzel ve çirkin kavramının tanımı için iyi bir anlatım. Bir de hizmetkarların mobilya olması fikri çocuklara hoş gelecektir!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.