Hatırlamanın hüznü!

Son filmlerinde etkili bir ivme yakalayamayan Atom Egoyan, sinemada sıkça yer bulan Nazilerden öc alma peşine düşen Yahudileri anlatıyor bu kez Remember / Hatırla’da.

Banu Bozdemir

Aslında farklı olacakken treni kaçırmış bir hali var hikayenin. Yani senarist Benjamin August hikayenin akışından çok sonunun çarpıcı ve farklı olmasına kasmış gibi! Spoiler vermeden anlatmak için galiba en iyi yol bir akıl oyunu içerisinde olan 90 yaşındaki Zev’in yolculuğunu anlatmak olacak. Karısını kaybetmiş ve hafızası gidip gelen bu yaşlı adamın yıllar önce Nazi kampında ailesini öldüren adamın peşine düşmesi ve onu ararken yaşadıkları konu ediliyor.

Zev arkadaşı Max’ın yazdığı mektup sayesinde iz sürüyor ve sonunda kendisini bile şaşırtacak hdefine ulaşmayı başarıyor. Ama hedefe ulaşma sırasında yaşadıkları filme herhangi bir pırıltı katmayacak kadar vasat. Sadece Nazi anılarıyla dolu evde kalan, babasını anısını yaşatan polisle yaşadıkları hikayeye bir ivme katıyor diyebiliriz. Onun dışında evrensel bir konuyu aktif bir tiyatral anlatımla sunmayı deneyen Egoyan pek de tatmin edici bir yönetmenlik başarısı ortaya koyamıyor. Bizi 90 yaşında bir adamın geç gelen hesaplaşmasının sınırlarına sokan hikaye bir kısa filmin bütün vuruculuğunu sona saklaması gibi! Tabii bastırılmış akıl, anılar ve buna destek çıkan alzheimer unsuru fazlaca sorgulanmıyor. Hedef teke indirildiği için yönetim algısı da bunu destekler boyutta ilerliyor. Yani tekdüze ve pırıltısız.

960

Bir de süreç ne kadar uzatılırsa etkisinin o kadar fazla olacağı düşünülmüş olmalı ki Zev yolda küçük bir çocukla da arkadaşlık ediyor, bir silah satıcısıyla da. Ve finale ulaşana kadar sürecin 90 yaşındaki unutkan bir adam için bir hayli şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Arada sırada unutsa da bir hedefi var ve o hedefte hepimiz için büyük sürprizi var. Ters köşe sona ulaşana kadar epey bir badire atlattığımız için sondaki tokatı yeterince güçlü hissedemiyoruz. Hatta bir daha atsana diyecek gibi oluyoruz. Ama olmuyor.

Belki Nazileri anlatan hikayelerin aşina olduğumuz duygusu, 90 yaşında bir adama verilen süper kahraman benzeri gücün bizi aşağı çeken etkisi, onu yöneten arkadaşı Max’in idareci tutumları hikayeyi düşüren şeyler. Ama yine de insanoğlunun her daim bastırmaya, unutmaya, yabancılaşmaya karşı verdiği tepkinin anlatımı açısından değer kazandığını düşünüyorum hikayenin. Bu öykü Nazi hikayesinden farklı bir hikayeye de bağlanabilirdi ama senarist böyle bir etkiyle daha fazla güç yaratacağını düşünmüş olmalı. Bir hesaplaşma hikayesi olarak daha fazla şey vaat edebilirdi ama sonunu yine de merakla beklediğimiz bir film oluyor. Sonuçta usta yönetmenin ne kadar göstermekten kaçınsa da etkisi var! Remember / Hatırla Christopher Plummer’in performansı üzerine bir film ve başarılı oyuncunun Zev’in tüm ruhu halini kuşanarak bunun altından kalktığını söylemek mümkün! Remember hem filmdeki hatırlamaya hem de gerçek hayatta Nazi zulmünü anlatmak yolunda bir yol izliyor. Usta yönetmenin ivme de kaybetse filmografisini kaybetmek isteyenler için haftanın iyilerinden…

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.