Hem ağlarım hem giderim…


Bu aralar ruh halimden midir nedir filmin konusundan çok karakterlerinin ruh haline saplanıp kalıyorum. Filmlerin konusu genelde bildik ama karakterler o bildik konunun dışındalar ve ben de bu yüzden bu filmleri beğenerek izliyorum.  Bu Dans Senin İçin de böyle hislerim.

Banu Bozdemir 

Film aslında Margot’u evlilik çıkmazına sokmuş gibi gösteriyor ama alttan alta da ona bir varoluş sorunu biçiyor. Kocasının yemek yapmayla kurduğu ilişkiyi anlasa da, hayata hep çocuksu bir ilgi gözüyle bakan Margot’un hayatı yeni tanıştığı Daniel yüzünden çıkmaza giriyor. Üçlü ilişki kısırdöngüsünün içinde herkesin birbirine sevgi saygı duyması işleri daha da zorlaştırıyor.

Filmde nedense Daniel’i (Luke Kirby) gerçekçi bulmadım, aksine alaycıydı ve belki de kızın istediği var oluş sorununu hafifletiyordu. Oysa Lou bir çocukla ilgilenir gibi ilgileniyor Margot’la. Bu yazıyı yazarken Margot’un zor kadın olduğunu bir kez daha tekrarlıyorum kendime. Yani çocuk ruhlu ama boşlukları olan ve bunun habire başkaları tarafında doldurulmasını isteyen biri!

 Kendisi de bir oyuncu olan Sarah Polley ilk filminde (Ondan Uzakta) yine acıtıcı bir ilişki çemberine sokmuştu bizi. Unutmanın hastalıkla gelmesi her şeyi masum kılıyordu oysa. Burada en son Marilyn Monroe’yu canlandıran Michelle Williams’ın performansına bayıldım. O çocuksu masumiyet, tatmin edilmeyen ruh hali nasıl da güzel yansıyor gözlerinden mimiklerinden. Oysa Marilyn Monroe’yu canlandırırken ne kadar da kadınsı ve farklıydı. İri kıyım Seth Rogen’a da bayıldım. Anlamaktan başka elinden bir şey gelmeyen, değiştirmeye dönüştürmeye çalışmayan adam rolünü ne de güzel kıvırıyor. Dediğim gibi Kirby bana biraz o duygusal gerçekliğin içine oturuyormuş gibi gelmedi. Belki biraz fazla yakışıklı, mükemmel kaldı!

 Ama filmde tekrar eden mutluluk duygusu, kızın tutunma isteklerini gayet istikrarlı bir zeminde tutuyor yönetmen. Aslında kimsenin kaybedecekbir şeyi yok ama biz yine de en kaybetmeyen insan olarak Daniel’i mimliyoruz. Yani pskilojik çözümleme dersi gibi biraz da Bu Dans Senin.Birisine aşk, birisine vicdan hissediyor insane, Margot yani. Ama film Margot’nun Daniel’i tercih ettikten sonraki kısmına bira eleştirel, biraz hızlı ve vasat bir bakış getiriyor sanki , ya da ben öyle hissettim. Dediğim gibi ben evliliklerin geldikleri noktadan çok bir kadının açmazı olarak algıladım filmi. Sonuçta sevgi, saygı, ilgi, birliktelik var ama bir yandan da farklı bir doyumsuzluk var! Cinsel çekim denen şey nelere kaadir! Ortada basit ama konuştukça uzayacak, evrilecek ve çok başka noktalara gelecek bir konu var. Yönetmen çok akıllıca davranmış, konuyu direkt vicdanla bitirmiş. Etkilenmeniz olası, tavsiye ederim!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.