Hormonlu gıdalar ve küresel ısınma bu kitaplarda…

3

Ağlayamayan Bulut

Ağlayamayan Bulut, hızlı tempolu bir öyküyle yeryüzünde ağaçların, giderek ormanların ve yeşil bitki örtüsünün azalmasının yarattığı zincirleme etkiyi anlatıyor. Yeşil bitki örtüsünün azalması, havadaki nemin ve sonuçta yağmurların azalmasına da yol açıyor çünkü. Çözüm, tabii ki, daha yeşil bir dünya!

Yağmurlar, bulutların gözyaşları olsaydı ama bulutlar da bir türlü ağlayamasaydı… Ne olurdu? Biz söyleyelim: Dünyamıza yağmur yağmazdı. İşte Canbulut’un canı da bu yüzden çok sıkkındı. Son zamanlarda bütün bulutlar bir türlü ağlayamaz olmuş, dünyada kuraklık başlamış, insanlar içecek su bile bulmakta zorlanır hâle gelmişti. Canbulut ve bütün bulutların mutlaka yağmur yağdırmaları gerekiyordu. Peki ama nasıl?.. Bir gün Canbulut, Güzelbulut, Beyazbulut yeryüzüne indi; Can ve Melek ile karşılaştı. Onların arkadaşlığı, yeniden yeşil bir dünyada yaşamanın başlangıcı oldu!

“Bulutlar bembeyaz ve yumuşacık oluşları ile herkesi kendine hayran bırakır. Ancak o güzel bulutların yağmur yağdırabilmek için ağlamaya ihtiyacı var ve ağlamayı hiç kimse Canbulut ve arkadaşları kadar isteyemez! Dünyanın ise Canbulut, Beyazbulut ve Güzelbulut gibi duyarlı bilinçlere o kadar çok ihtiyacı var ki… Ağlayarak dünyaya yardım etmek için çırpınan Canbulut bize duyarlı olmak hakkında çok şey öğretiyor. Can ve Melek de o güzel bulutlara fidan dikerek yardım ediyor ve sonunda güzelim doğa yeniden hayat buluyor. Her şey yeşil bir dünya için. Ağlamak da!.. Ağlamanın en keyifli hâli ise Banu Bozdemir’in anlatımıyla Ağlamayan Bulut’ta.”

Seda Keçe – Türkçe Öğretmeni

k1 (1)

 

Koca Devin Koca Sebzeleri

Koca Dev’in Koca Sebzeleri, masalsı bir öyküyle, neredeyse her gün haberlere konu olan GDO’lu-Genetiği Değişmiş Organizmalı besinlere dikkat çekiyor: Besin kaynaklarını çoğaltmak için bitki ve hayvanlara uygulanan genetik (sihirli!) müdahale, verimliliği artırsa da, çok ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor, diyor.

Masal bu ya, obur mu obur, huysuz mu huysuz bir dev, evinin yakınlarındaki köyü neredeyse esir almış, kendisini doyurmazlarsa her gün içlerinden bir tanesini yiyeceğini söyleyerek köylüleri korkudan tir tir titretmiş. Ama dev o kadar oburmuş ki köylüler deve yemek yetiştiremiyormuş. Tam zavallı köylüler çaresiz kalmışken, kocaman bir adam çıkıvermiş ortaya. Bu koca adamın torbasındaki sihirli toz bütün sebze ve meyveleri bir dakikada büyütüyor, koskocaman yapıyormuş. Böylece köylüler bu sihirli tozun büyüttüğü sebze ve meyvelerle hem devi doyurmuşlar hem kendi yiyecek ihtiyaçlarını gidermişler, hem de çevre köylere sebze-meyve vermeye başlamışlar. Herkes iyiymiş hoşmuş, memnunmuş hayatından; ama sihirli tozla büyüyen sebze-meyvelerin hiç de iyi ve hoş olmayan yanlarını da varmış!

***

“Banu Bozdemir’den güzel bir masal daha. Bencil, kocaman bir dev ve tembel köylüler… Onların bu durumundan faydalanan yaramaz bir peri. Banu Bozdemir bize, sevimli karakterler aracılığıyla, kolay yoldan gerçekte hiçbir şeyin kazanılmayacağını anlatıyor. Ama masalın sonunda, deve de perilere de köylülere de hak vermemek imkânsız. Bunu sağlayan ise Banu Bozdemir’in anlatımı.”

Seda Keçe – Türkçe Öğretmeni

 

renklipenguencik_kapak2

Renkli Penguencik

Renkli Penguencik, fantastik bir öykü. Küresel ısınmayla başlayan felaketler dünyamızı değiştirmiş, geride Güney Kutbu hayvanları ile bir grup insan kalmıştır. Ama her şeye rağmen minik bir Penguencik ile Özgür, umutlarını kaybetmez ve düşlerindeki yeni dünyayı bulmak için herkesi harekete geçirir.

Penguencik, Güney Kutbu’nda, ailesi, arkadaşları, fok, martı ve balina dostlarıyla eğlenceli mi eğlenceli bir yaşam sürmektedir. Fakat bir gece gördüğü esrarengiz bir rüya, Penguencik’in bu güzel yaşamının değişmek üzere olduğunun habercisi olacaktır. Dünya o kadar ısınmıştır ki, hayatta kalan son insanlar, çaresizlikten kocaman bir gemiye atlayıp Güney Kutbu’na varırlar. Gelgelelim, Güney Kutbu’nda da tehlike çanları çalmaya başlamıştır: Buzullar erimektedir.

İnsanlar ve penguenler el ele vererek bu zor durumu atlatmak zorundadır. Bu yolda, Penguencik ve sevgili arkadaşı Özgür’e çok iş düşecektir.

“Penguenleri kim sevmez ki… Hele de Banu Bozdemir’in Renkli Penguencik’i gibi bir pengueni.  Banu Bozdemir, Renkli Penguencik ile çocuklara hem hayallerin ne kadar güzel olduğunu hem de yaşadığımız dünya için endişelenmemiz gerektiğini anlatıyor. Hayalleri olan, yaşadığı yer için endişelenen renkli, minicik bir penguencik ve onun hayallerini derinden hisseden arkadaşı Özgür. Yok olan Kutuplar ve Dünya. Dünya’nın kurtuluşu, Özgür ve Penguencik’in hayalinin gerçekleşmesine bağlı. Acaba Özgür ve Renkli Penguencik gökkuşağının altından geçerek yepyeni bir Dünya’ya ulaşabilecekler mi? Okuyalım ve görelim!” 

Seda Keçe – Türkçe Öğretmeni

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.