İstanbul Modern Sinema’da ‘Kara Göründü’

İstanbul Modern Sinema, LİMAN sergisine paralel, puslu cinayetlerin, büyük aşkların, başlangıç ve vedaların yaşandığı liman üzerine panoramik bir film seçkisini 18-28 Mayıs tarihleri arasında izleyicilerle buluşturuyor.

Sinema tarihi boyunca farklı dönem ve türden filmlerde yer alan liman, kimi zaman öykünün, kimi zaman resmin başrolü, kimi zaman da karakterin hayatında açılan veya kapanan bir kapı görevini görür. İstanbul Modern Sinema’nın LİMAN sergisine paralel hazırladığı program Japonya’dan Şili’ye uzanan, toplam 11 filmin gösterimini kapsıyor.

Programdaki Türkiye yapımı film, genç bir kadının kendisini terk eden babası olan Yakup Kaptan’dan intikam almasını konu alan, neşeli, müzikli melodram Liman Yosması (1961).

FİLM PROGRAMI

 UMUT LİMANI (LE HAVRE), 2011

Yönetmen: Aki Kaurismäki
Oyuncular:
André Wilms, Blondin Miguel, Jean-Pierre Darroussin

Fransız liman kenti Le Havre’da yaşayan Marcel Marx, bohem bir hayat yaşayan, eski bir yazardır. Limana yanaşan yük gemilerinden birini getirdiği konteynerlerden birinden insan sesleri duyulunca içerde Afrikalı göçmenlerin olduğu anlaşılır. Konteynerden kaşla göz arasında kaçmayı başaran genç İdrissa’nın karşılaştığı ilk kişi olan Marcel, bu çocuğu kendi evinde saklamaya karar verir. Bundan böye karısı ve akşamlarını geçirdiği bar arasında geçirdiği tekdüze hayatı da bir hayli değişecektir. Finlandiya’nın auteur yönetmeni Aki Kaurismäki’nin bu içten, sıcak filmi 2011 Cannes Film Festivali’nde FIPRESCI en iyi film ödülünü almıştı.

İYİ İŞ (BEAU TRAVAIL), 1999

Yönetmen: Claire Denis
Oyuncular:
Denis Lavant, Michel Subor, Grégoire Colin

Sinemanın kışkırtıcı ve sıra dışı yönetmeni Claire Denis imzalı bir askeri dram. Eski bir Fransız yabancı Lejyon subayı olan Galoup, bir zamanlar Cibuti Körfezi’nde geçirdiği ihtişamlı günleri hatırlar. Bir yandan genç askerleri sert bir eğitimden geçirirken diğer yandan komutanına karşı sevgi ve hayranlık duyguları beslemektedir. Birliğe yeni gelen başka bir askerin komutanın ilgisini çekmesi Galoup’da kıskançlık, kin ve nefret duyguları uyandırır. Adeta bir hapishaneye dönüşen uçsuz bucaksız bir çölde yaratılan bu maskülen dünya, kullanılan müzik ve başdönüdürücü görüntülerin de etkisiyle şiirsel, mistik bir şölene dönüşüyor.

AMERİKALI ARKADAŞ (DIE AMERIKANISCHE FREUND), 1977

Yönetmen: Wim Wenders
Oyuncular:
Dennis Hopper, Bruno Ganz, Lisa Kreuzer

Usta yönetmen Wim Wenders’in Ripley’in Oyunu (Patricia Highsmith, 1974) adlı romanından uyarladığı film, birçok kara filmde karşımıza çıkan bir soruyu öne sürüyor: Bir aile babasını katil olmaya itebilecek sebep ne olabilir? Ölümcül bir hastalığa yakalanmış bir resim çerçeve ustası olan Jonathan Zimmerman,  sahtekar bir sanat simsarı Tom Ripley’den birini öldürmesi için teklif alır. Kendisi öldükten sonra karısına rahat bir yaşam sunabilecek kadar parayı kazanması söz konusu olunca zor bir karar vermek zorunda kalacaktır. Amerikalı Arkadaş, birbirine taban tabana zıt iki adam üzerine derinlemesine bir karakter analizi sunuyor.

BİR DENİZ MANZARASI (ANO NATSU, ICHIBAN SHIZUKANA UMI), 1991

Yönetmen: Takeshi Kitano
Oyuncular:
Claude Maki, Hiroko Ôshima, Sabu Kawahara

Shigeru çöp toplayıcısı olarak çalışan sağır bir gençtir. Bir gün çöplerin arasında kırık bir sörf tahtası bulmasıyla, hayatında yeni bir sayfa açılır. İlk başlarda plajdaki yabancıların eleştirel yorumlarından habersiz dalgalarla baş etmeye çalışır. Kendisi gibi sağır kız arkadaşı Takako da her gün gittikleri sahilde olan biteni kıyıdan izlemektedir. Bu yeni tutkusu etrafındaki diğer herşeyi görünmez kılarken, duyma engeline rağmen yepyeni bir çevresi de oluşur. Neredeyse diyalogsuz ilerleyen film, izleyicide sıcak, duygusal izler bırakan, minimalist bir hikaye.

AQUARIUS, 2016

Yönetmen: Kleber Mendonça Filho
Oyuncular:
Sonia Braga, Maeve Jinkings, Irandhir Santos

Clara, deniz kenarındaki plaklarla dolu evinde yalnız yaşayan, emekli bir müzik eleştirmenidir. Yaşadığı apartmandaki tüm daireleri satın alarak yeniden inşa etmek isteyen şirkete karşı duran bir tek kendisi kalmıştır. Bu karizmatik kadın, bir yandan evinin yıkılma riskinin getirdiği nostaljiyle geçmişi hatırlarken bir yandan da hayatını dilediğince yaşamaya devam eder. Brezilya’nın toplumsal meselelerine Clara’nın etkileyici direnişi üzerinden ayna tutan film, prömiyerini 2016 Cannes Film Festivali’nin resmi yarışma bölümünde yapmıştı.

 BALIKLI BULGUR (LA GRAINE ET LE MULET), 2007

Yönetmen: Abdellatif Kechiche
Oyuncular:
Habib Boufares, Hafsia Herzi, Farida Benkhetache

İçine kapanık ve inatçı Tunuslu göçmen Süleyman, yıllarını Fransa’nın Akdeniz kıyısındaki küçük bir liman kentinde tershanede çalışarak geçirmiştir. Yılların yorgunluğunu gün geçtikçe daha fazla hissetmeye başlayan 60’larındaki bu adam, işini kaybetmenin eşiğinde, ailesine bir restoran açma hayalinden bahseder. İlk başta herkese imkânsız görünen bu hayale zamanla tüm aile ortak olacaktır. Abdellatif Kechiche’in bu kalabalık ailedeki karakterleri de derinlemesine incelediği film, yalnızlık, umut, aile gibi konuları da irdeliyor.

 GERÇEĞİN DANSI (LA DANZA DE LA REALIDAD), 2013

Yönetmen: Alejandro Jodorowsky
Oyuncular:
Brontis Jodorowsky, Pamela Flores, Jeremias Herskovits

İzleyicisini, sunduğu muhteşem fikirler ve görüntüler aracılığıyla unutulmaz yolculuklara çıkarmasıyla tanıdığımız Şili asıllı Alejandro Jodorowsky’den, kendi çocukluk yıllarını perdeye taşıyan yarı otobiyografik bir yapım. Filmin ilk yarısı küçük Alejandro’nun ailesiyle karmaşık ilişkisini ele alırken ikinci yarısı babası Jaime’in komünistlikten radikalizme keskin dönüşüne ve ailesini bu sebeple terk edişine odaklanıyor. Jodorowsky’nin gerçeklik hakkındaki felsefesi bu filme tam olarak yansıyor: gerçeklik tarafsız değildir, kendi hayallerimizin yarattığı birer “danstır”.

EXOTICA, EROTICA, ETC. 2015

Yönetmen: Evangelia Kranioti

Yunan görsel sanatçı Evangeline Kranioti, bu ilk uzun metrajlı filmini 2011-2014 yılları arasında 12 kere kargo gemilerine binerek 20 ülkeye yaptığı seyahatlerde çekti. Prömiyerini 2015 Berlinale Forum’da yapan bu antropolojik çalışma, okyanuslararası yolculuk yapan gemi çalışanlarıyla onların yolunu gözleyen yakın limanlardaki kadınları anlatıyor. Denizcilerin günlük çalışma rutinlerini dalgalar, buzullar ve gökyüzü gibi doğa resimlerinin arasından izliyoruz. Bu ilk başlarda gözlemsel başlayan yaklaşım, filmin ilerleyen dakikalarında yerini şiirsel bir yolculuğa bırakıyor.

 MA LOUTE, 2016

Yönetmen: Bruno Dumont
Oyuncular: Fabrice Luchini, Juliette Binoche, Valeria Bruni Tedeschi

Auteur yönetmen Bruno Dumont’tan, Fransa’da bir sahil kasabasında geçen gizem dolu bir cinayet komedisi. 1910’da geçen filmin ana eksenini midye toplayarak geçimini sağlayan fakir bir aileyle abartılı halleriyle öne çıkan zengin bir ailenin yanı sıra, bir de bölgede kaybolan insanları araştırmakla görevli, karikatüristik tiplemeleriyle öne çıkan iki dedektif oluşturuyor. 2016 Cannes Film Festivali’nde yarışan film, dönemin Fransası’ndaki sınıf çatışmasına tam da yönetmenin sinemasına özgü, sürreal bir bakış sunuyor.

LİMAN KENTİ (HAMNSTAD), 1948

Yönetmen: İngmar Bergman

Oyuncular: Nine-Christine Jönsson, Bengt Eklund, Mimi Nelson

Endüstriyel bir liman kenti olan Göteborg’da yaşayan Berit, kente çalışmak için gelen denizci Gösta’ya aşık olur. Problemlerle dolu bir geçmiş ve baskıcı bir annenin ağırlığından kurtulmakta zorlanan bu genç kadın, Gösta ile olan aşklarının kendisini depresyonun pençesinden kurtarabileceğine inanmaya başlar. İsveç’in efsanevi yönetmeni Ingmar Bergman’ın İtalyan neo-realism akımından da belirgin izler taşıyan bu filmi, içerdiği psikolojik dramı destekleyen muhteşem bir sinematografiyle de etkisini artırıyor.

LİMAN YOSMASI, 1961

Yönetmen: Şinasi Özonuk

Oyuncular: Susan Jaja, Işın Kaan, Avni Dilligil, Semih Serezli

Emekli şilep kaptanı Yakup Kaptan’ın oğlu Ayhan’ın tek hedefi, babası gibi bir açık deniz kaptanı olmaktır. Ancak yıllar önce babası Yakup Kaptan tarafından terk edilen ve hayatını kazanıp annesine bakmak için limandaki bir pavyonda çalışmak zorunda kalan Oya, babasının ona yaptığının intikamını üvey kardeşi Ayhan üzerinden almaya kararlıdır. Yer yer müzik ve dansların da eşlik ettiği Liman Yosması, İstanbul’un 1960’lardaki limanlarını ve deniz hayatını da yansıtan bir melodram.

 

Bunları da Seversiniz...

Yorum gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

İçinden sinema geçen yazılar…

Banu Bozdemir Kitapları

Yorumlar

  • aytekin çelik: http://www.belgesel.site Ekibi burayı çok beğendi. Kalitenizin devamını dilerim...
  • mustafa uzunyılmaz: BU BİR YORUM DEĞİL. işi ekip yerine yönetmenle yaptığımız sürece ne seyircimiz olacak ned...
  • Banu Bozdemir: Teşekkürler... :)...
  • Cengiz Bozdemir: :D güzel...
  • Mustafa BALAY: Ne acıdır ki savaş çoğunlukla kadın ve çocuklara acı çektiriyor. Erkekler bir şekilde öl...
öteki sinema

Arşiv

© 2012 Banu Bozdemir
Powered by WordPress, Endless & Sneek