Kirlenen ve eriyen beyazlık!


Dünyamızın kirlenişine ilişkin her filmi artık bir belgesel tadında, keyif alarak izlememiz mümkün değil. Hayvanların ve doğanın kendi arasındaki muazzam uyum, insanoğlunun dışında kaldığı, geri dönüşsüz bir utanç olarak algılanmalıdır artık!

Banu Bozdemir

Geçen Hafta vizyona giren Karayip Korsanları:Dünyanın Sonu, dünyanın keşfine ilişkin bir son taşıyordu. Ama Beyaz Gezegen filmi, artık dünyanın sonunun yaklaşıyor olmasına ilişkin uyarı olarak algılanabilir.

Dünyamız kirleniyor, buzullar eriyor, bazı canlı türleri yok oluyor, yaşam alanları azalıyor derken sonunda uzaklardan taa kuzey kutbundan bir film ulaştı elimize… Bu bir film değil, bir mesaj bana göre… Doğanın, beyaz ayının, kutup tilkilerinin, ren geyiklerinin, beyaz balinaların bir mesajı biz insaoğluna… Dünyayı rahat bırakın mesajı!

Eskiden bu tür belgeselleri hayvanların yaşam alanı diye algılar, bilgilenmeye çalışır ve keyifle izlerdik. Artık bu tür belgeselleri sıradan bir gözle izlemek imkansız bir hale geldi. Çünkü oralarda buzullar inanılmaz bir hızda eriyor, var olan kara parçası inanılmaz bir hızda çoraklaşıyor ve hayvanların dengesi bozuluyor. Şimdi ne yapmak lazım? Birbirimizin taa gözlerinin içine hatta yüreğinin içinden geçenlere bakma zamanıdır.

İklim dengelerinin alt üst olduğunu, su sıkıntısının baş gösterdiğini ve en sıcak yazın bizi beklediğini duymayan kaldıysa hala sistematik yanlışlık vardır diye düşünmenin tam zamanıdır. Dünyanın çivisini çıkarmaya biz insanoğlunun hakkı yok, bu hakkı nereden buluyoruz biz yahu!

Aslında penguenlerin yaşamına, ki onlar güney kutbunun ev sahipleri, uzanmıştık. Nasıl bir imparatorluk kurduklarına, nasıl da donanımlı yaşadıklarına tanık olmuştuk… En önemlisi de doğayı nasıl kullanmaları gerektiğine.

Penguenler güney kutbunun sakinleri. Orada kara oranı daha fazla olduğu için gözlem evi kurulabiliyor. Yani güney kutbuna bina inşa edilebiliyor. İnsanlar için daha yaşanılası bir ortam var. Oysa kuzey kutbunda karlar eridikten sonra arazi yumuşadığı için herhangi bir yapı (istasyon) dikilemiyor vs.. İnsanların yaşamasına uygun olamadığı halde insanların dünyayı yok etmek için uzanan koca elleri taa oralara kadar ulaşabiliyor ne yazık ki!

O yüzden bu belgesel yoğun bir çabanın sonucu diyebiliriz. Kuzey kutbu hala keşfedilmeyi bekleyen ama buna rağmen hızla yok olan bir krallık. 2050 yılına kadar orada buz kalması şans olarak görülüyor.

Buz ve rüzgar tarafından şekillendirilmiş farklı bir dünya hayal edin. Ve orada yaşayan tüm canlıların beyaz olduğunu… Yaşadıkları dünyaya bu kadar yatkın hale geldiklerini. Ne kadar muhteşem değil mi?

Onların hayatta kalma mücadeleri biz insanlara örnek olmalı bence. Bu tarz filmler / belgeseller hep yapılmalı. İnsanlar doğanın kendi içindeki devinimden güç alıp yanı başındaki ağacı korumanın bilincinden kuzey kutbundaki küçük beyaz ayının yaşam mücadelesine kadar uzanabilmeli… Dünyanın sonuna değil, başlangıcına doğru yolculuk için hep beraber kolları sıvamanın zamanıdır. (Not: Bu yazı umarım okuyanlar için az da olsa etkili olur)

Bu yazı White Planet / Beyaz Gezegen’in vizyona girdiği 1 Haziran 2007’de vizyon haftasında yazıldı… Sorun hala devam ediyor, hem de artarak!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.