Malatya’da mizah vardı!


Malatya’da olmak, mizaha uzanmak, bir şehri daha tanımak gerçekten de güzeldi… İyi ki varsın sinema!

Banu Bozdemir

Doğuya doğru gitmek ve mizahı görmek… Malatya’da bir film festivali yapılması hepimiz için bir sürpriz oldu… Bursa İpek Yolu Film Festivali’ni yapan ekip (İstanbul Organizasyon) Malatya’da mizah ağırlıklı bir festival yapacaklarını söylediklerinde bir hayli keyiflendiğimi itiraf etmeliyim. Hep aynı çizgide giden, yakın aralıklarla karşımıza çıktığı için içimizi bayan minimal filmlerden kurtuluyorduk sonunda… Tabii bu biraz da işin mizahı… Ama Malatya’da yeni yabancı filmler, eski yerli filmleri izlemek bir hayli iyiydi… Cumadan cumaya sürecek bir haftalık maratonu Malatya’da nasıl geçireceğimiz benim için açıkçası muammaydı. Doğunun küçük kasabalarında bir caddeden ibaret olan sosyal hayat, İstanbul’un karmaşasında dağılan bizler için yeterli olacak mıydı? Ama Malatya kendini aşmış şehirlerdendi. Ve gözüme bir hayli kalabalık göründü…

Bir festival nasıl açılırsa öyle gider derler ya, Malatya’nın açılışı bir hayli keyifli. İnönü Üniversitesi’nde yapılan açılış erkanının uzun konuşmalarına rağmen keyifliydi. Özellikle vali Doç. Dr. Ulvi Saran hareketli ve ilgili tavırlarıyla ilk dakikadan itibaren ilgi alanımıza girdi. Zaten festival onun desteğiyle yapılıyor, o yüzden sadece açılışı yapmakla kalmadı, her etkinliğin ayrıntılarına daldı… Festivalde anası babası Malatyalı olan ünlülerin seçilmesi (Nehir Erdoğan’ın baba topraklarını bu kadar sevdiğini görmek gözlerimizi yaşarttı!) arada bir zorlama yaratsa da Malatyalılar için güzel bir kaynaşma ortamı sundu… Açılışı sunmayı üstlenen Ali Sunal’da babası Kemal Sunal’ı sık sık andı… Nasıl anmasın ki! Adı üstünde mizah filmlerine ev sahipliği yapıyordu festival… Açılışta Ayşen Gruda ve Engin Günaydın Onur ödülü aldı. İki kişinin onurlandırılması on kişinin onurlandırılmasından daha anlamlıydı… Bol keseden onur ödülü dağıtan festivaller yakında ödül verecek sanatçı bulamayacak! Festival bu açıdan da isabetli davranmış, Alican Sekmeç’in kaleminden çıkan Ayşen Gruda ve Engin Günaydın kitapları pek hoş olmuş. Festivalin kitap açısından bir diğer farkı da Jeremy Vineyard imzalı Sinemada Çekim Teknikleri kitabını bol görselli olarak bize sunmasıydı…

İşin ucu mizaha dayanınca, eski filmlerin restore işlemleri tamamlanınca Süt Kardeşler, Düttürü Dünya, Tosun Paşa gibi filmler gösterildi, salonlarda çoluk çocuk Malatyalıları görmek de bu sayede güzel oldu. Ama salona aralarda değil, filmin başında girselerdi keşke! Japon sinemasının beş yüzü ve Tokyo bölümü özellikle Ege Görgün ve Murat Tolga Şen’in markajındaydı. Ben de onlarla birlikte ninjaların dünyasına sürükleniverdim.

Onun dışında mizaha dayanan 12 yarışma filminden bir tanesi yerliydi. Murat Şeker imzalı Çakallarla Dans, yüksek dozu ve kaba komedi tarzıyla halk ödülünü kaptı, mizahın bir kez daha halka iyi geldiğini ve halkın markajında olduğunu ispatladı… Bana gelince Murat Şeker’in filmlerindeki eğlence anlayışını bildiğim için susup oturdum!…

Gelelim sinemasız il kalmasın sloganına… Malatya Park’ın içine açılan on salonluk kompleksin dışında belli ki şehrin tek sineması Yeşil Sinemasıymış. Avşar Sinemaları yetkilisi açılan on salonluk kompleksin Malatya’da yeni bir seyirci kitlesi yaratmadığını, var olan seyirciyi Yeşil Sinemaları ile paylaştıklarını belirtti. Bu durumda üzülmeliyiz sanırım…. Umarım bir haftalık festival var olan kitlenin dışına çıkarak biraz olsun ortamı hareketlendirebilmiştir.


Bu arada Nemrut’a çıktık bütün festival ekibi olarak… Soğuktu, yollar sarp ve dikti ama biz de inatçıydık… Sıkı sıkı sarınmamıza rağmen Nemrut’un soğuğu bizi ele geçirdi ve ama güneşin doğuşu içimizi ısıtır gibi oldu. Heybetli heykeller bizi soğuğa rağmen geçmişe aldı aldı götürdü… Ama sonra kaçarcasına minibüslere dönüp, otelde kahvaltı keyfi kurduk bol bol. Ama Nemrut’u görmek iyi bir fikirdi!

Her iyi ve sayılı şey gibi festivalde bitti… Geriye herkese anlatılan festival anıları kaldı… Biz Malatya’dan memnun kaldık, umarım onlar da bizden memnun kalmıştır… Kaliteli filmler, doyurucu bir programla dolu dolu bir hafta yaşadık, yerel bir festival havasını hep beraber soluduk.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.