Mucizelere inan isteklerine kavuş!

Elimde Çizmeli Kedi Yayınları’ndan çıkan Mucizeler Dükkanı serisinin iki kitabını tutuyorum.  Bruce Coville imzalı taşıyan kitapların ilki Ejderha Eğiticisi. Aklıma hemen geçen yıllarda vizyona giren Ejderhanı Nasıl Eğitirsin filmi geliyor. Kahramanımız Hıçkıdık (kendisi bir Viking) nasıl da kocaman, hırçın ve ağzından alevler çıkaran bir ejderhayla dost olmayı başarmıştı. Zorlu ama keyifli bir süreçti. Ejderha Eğiticisi de bir anlamda öyle bir kitap. Diğer kitap Doğrucu Kurukafa.

Banu Bozdemir

Mesela yalan söylemeden duramayan birisiniz ve sizi yalan söyleme hastalığından kurtarsın diye bir kurukafayla karşı karşıya kalıyorsunuz. Cevapları alalım hemen. Evet,  arkanıza bakmadan kaçarsınız. Ama iki kitap da başa gelen çekilir tarzı yollarla, hile ve zorlamalarla dolu. Eee mucizelerle dolu hayat o kadarda kolay olmasa gerek!

Mucizeler Dükkanı üst başlığı kitaplarda bir Harry Potter havası yaratmıyor değil. Bu dükkan olsa olsa kimsenin görmediği, farklı yollardan girilip çıkılan ve ancak ‘seçilmiş’ kişilerin göreceği bir dükkan olsa gerek. Önce Jeremias’la başlayalım. İyi resim çizse de istediği gibi ejderha resmi çizmeyi başaramayan Jeremias okulun belalıları Peter ve Kai’den kaçarken daha önce hiç görmediği bir sokağa dalar ve karşısında kocaman Mucizeler Dükkanı’nı görür. Keyifle girdiği bu gizemli dükkandan elinde bir kutuyla çıkar. Bu onun isteklerini karşılayacak, sorumluluk duygusunu perçinleyecek, zaman zaman da onu zor durumlarda bırakacak bir kutudur. İçinde ejderha yumurtası ve ejderha yetiştirme kılavuzu olan bir yaşamla karşı karşıyadır artık Jeremias.

Doğrucu Kurukafa’da aynı yollardan ama farklı bir kahramanla ulaşıyor Mucizeler Dükkanı’na. Bu kez kahramanımız Henry. Onunla elinde küçük bir kurbağayla bir bataklığın başında karşılaşıyoruz. Onunda belalı arkadaşları var elbette. Onlardan kaçarken bataklığa dalıyor, oradan Muziceler Dükkanı’na sıçrıyor. Henry doğayı çok seven ama biraz yalancı bir çocuk, belki onu söylediği yalanlardan vazgeçirecek bir şeyler vardır bu dükkanda.

Jeremias ve Henry’nin hayatı Mucizeler Dükkanı’ndan çıktıktan sonra anında değişiyor. Jeremias’ın yumurtasından çıktıktan sonra beslemek zorunda olduğu bir ejderhası, Henry’nin ise boşboğaz, gerçekleri söyletme konusunda ısrarlı bir kurukafası var. Ve bu iki şey kimseye söylenmemesi gereken büyük bir sırdır ayrıca!

Yazar Bruce Coville kitaplarını macera dozuyla doldururken araya doğa ve hayvan sevgisi gibi kavramları da serpiştirmeyi unutmamış. Mesela Jeremias’ın babası bir veteriner. Evlerinde bir sürü hayvan var. Jeremias’ın onlarla ilişkisi çok sevgi dolu olmasa da (kafası ejderhada çünkü) onları beslemeyi bir görev edinmiş. Henry’nin ise kalabalık ve espri dozu yüksek bir ailesi var. Tabii bir de kurutulup bir sürü fabrika kurulacak olan bataklığa olan sevgisi! Bütün bunlar kitapları sevimli bir anlatımla sürüklerken yazar kahramanlarımızın arkadaşlık ilişkilerini de es geçmiyor. Arkadaşlık kavramını iyi ve kötü yanlarıyla ele alıyor. Kitapların akıcı anlatımı sayesinde bir sürü ayrıntıyla beraber sona ulaşmayı başarıyorsunuz.
Coville kitaplarda bize fantastik bir dünyanın kapılarını açıyor, sıradan sandığımız insanlara mucizevi görevler yüklüyor ama genel anlatım olarak zamanı ve mekanı gerçekçi kılıyor. Ejderha Anlatıcısı’nda olay örgüsü daha tek yanlı ilerliyor. Bir ejderhayla arkadaş olmak yönünde. Tabii bu o kadar kolay bir şey sanılmasın. Ağzından alevler çıkaran, gittikçe büyüyen bir hayvanı saklamak ve büyütmek başlı başına zorlu bir görev! Ama Doğrucu Kurukafa’da olay örgüsü daha da geniş. Örneğin yalan söylememek gerektiği, arkadaşlarla alay etmemek gerektiği kurukafa tarafından açık seçik ve korkutucu bir şekilde ortaya konuyor. Tabii paylaşım, destek ve doğayı korumak da diğer ipuçları.

Her iki kitapta da kolaycı mekanlar sunmuyor yazar. Gecenin karanlığında, bataklıkta, mezarda ya da dolunayda kahramanlarımız beklemek, ellerindeki korumak ya da savunmak zorunda kalıyorlar. Bu da onlara bir büyüme ve cesaretli olma hali sunuyor. Sonuçta Mucizeler Dükkanı istediğiniz zaman, köşeyi dönünce, birisinden kaçarken, ya da çok istediğiniz bir şeyi düşlerken karşınıza çıkacak türden. Dolayısıyla kafanızda bin bir türlü düşünceyle okumaya başlayabilirsiniz bu iki kitabı da! Bir süre hayallerin ve gerçeklerin birbirine karıştığına, bir yerlerde buluştuğuna tanık olacaksınız zira!

 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.