Neşeli Penguenler’iz biz…


Neşeli Ayaklar’ın ilkini 2007 yılında izlemiştim… Neşeli Ayaklar’ı çok sevmemin nedenlerinden biri kesinlikle ‘çevreci’ bir film olması. İkinci nedeni de benim Renkli Penguen ve Dansçı Caretta kitaplarımla benzerlikler içermesi. Bu filmi izlerken özellikle de yavru penguenlerin çok sevimli hatta ‘ısırık’ alınması gereken hayvanlar olduğuna bir kez daha ikna oldum. Benim Renkli Penguen’de buzulları eriyen penguenlerin yani bir yer arayışlarını anlatıyor, Dansçı Caretta ise dans tutkunu bir kaplumbağa olduğu için benzerlik kuruyorum Neşeli Ayaklar’la…

Banu Bozdemir  

Fitaş’ın sakin salonunda üç boyutlu ama dublajlı olduğu için ses karmaşası içinde (şarkıların kimisi orijinal kimisi Türkçe’ydi) izledim filmi. İlkini daha neşeliydi diye hatırlıyorum. Bu yumuşak bir anlatım yerine zor olanı yapıyor, çok da eğlenceli bir anlatım sunmuyor, yani dertleri olan bir film olduğunun altını çiziyor. Zaten animasyonların en bayıldığım yanları da bu. En azından çevreyi korumayı dert ediniyorlar. Ben de aynı mantıkla yaklaşıyorum ve çocuklara verilecek en temel öğretinin doğa sevgisi olduğunu düşünüyorum. O yüzden ‘çevreci’ kitaplar yazıyorum.

Neşeli Ayaklar 2, aslında bir ayrıntının peşinde. Konu örgüsü zayıf gelebilir, buzulların arasına sıkışmış penguenleri kurtarma çalışması ilginizi çekmeye bilir ama ben ayrıntıların her zaman daha etkili olduğunu düşünürüm. Hele ana öyküye eklemlenen ve kendilerini yararsız ve basit deniz canlıları olarak düşünen karideslerin yaydığı etkiyi düşününce.

Penguenler küresel ısınmanın etkisini yakından ve derinden yaşayan hayvanların başında geliyor. Her yer buzlarla kaplı bir dünyada yaşamaları gerek onların, en ufak bir yeşillik olmaması gerekiyor. Tabii dünyanın her yerinde olmasını istediğimiz yeşilliği buradan uzak tutmak bizim için de zor ama oranın koşulları öyle.

Zaten hikayenin görseli müthiş… George Miller ve ekibi ellerinden gelen her şeyi yapmışlar, ayrıntılara dalarak aynı amanda çevre duyarlı olduklarını pek ala kanıtlamışlar! Çocuklara artık güzel dünyalar anlatmanın sırası değil bence. Gerçeklik bu, dünya boyut değiştiriyor, kötü bir yere gidiyor demeliyiz. Toz pembe bir dünya çizmek kimsenin faydasına değil! Madem geleceği onlara bırakıyoruz, gerçeği bilmek onların en doğal hakkı! Neşeli Ayaklar 2 bu anlamda ayakları yere dansla bassa da sağlam bir öykü anlatmaya soyunuyor! Bence bu bir çığlık aslında, penguenlerin çığlığı!


Bu filmde Mumble, başrolü biraz oğluna bırakıyor ya da sevimliliği diyelim. Ve de biz inanların onlar için uzaylı olma hali burada da devam ediyor. Bir kendimize gelelim artık ey insanlık! Kendi ellerimizle bozduğumuz dünyayı ancak kendi ellerimizle toparlarız penguenler ne halde olduğunu bize gösterse de!

 

1 yorum

  1. Bu buzulkuşlarını henüz izlemedim ama çok merak ediyorum. Doğal yaşam alanı olan (habitat) buzulların erimesini önlemek için çalışılmalı zaten. Küresel ısınmayı durdurmak için çalışılmalı.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.