Oscar Zoraki Kral’a…


Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisinin 83. Oscar ödüllerinde en iyi film ödülünü alan “Zoraki Kral”, yönetmen ve en iyi erkek oyuncu dahil dört dalda ödül getirdi. Akademinin Los Angeles’taki Kodak Tiyatrosunda düzenlediği 83. Oscar töreninde, en iyi yönetmen ödülünü İngiliz Tom Hopper, “Zoraki Kral” filmiyle kazandı.

En İyi Kadın Oyuncu ödülü, “Siyah Kuğu” filmindeki rolüyle Natalie Portman’a, En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ı da “Zoraki Kral” filmindeki rolüyle Colin Fith’e verildi. En iyi kadın ve erkek oyuncu ödüllerini alan 29 yaşındaki İsrail asıllı Amerikalı oyuncuPortman ile geçen yıl da aynı kategoride aday olan Fith, bu yılki Oscar ödülü için dallarındaki en güçlü adaylar olarak değerlendiriliyordu.   En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü “Dövüşçü” (Fighter) filmindeki rolüyle Melissa Leo’ya, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü de yine “Dövüşçü” filmindeki rolüyle Christian Bale’e verildi. En İyi Yabancı Filmi Ödülü’ne Danimarka’dan “In a Better World”ün (Daha İyi Bir Dünyada) layık görüldü. En İyi Özgün Senaryo Ödülü ”Zoraki Kral” En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü “Sosyal Ağ”, filmlerine verilirken, En İyi Animasyon Filmi Ödülü’nü “Oyuncak Hikayesi 3”, En İyi Sanat Yönetmeni Ödülünü  “Alice Harikalar Diyarında” ile Robert Stromberg ile Karen O’Hara kazandı. En İyi Belgesel Ödülü’nü de siyaset bilimi doktorası olan yönetmen Charles Ferguson’un, Büyük Buhran’dan sonra dünyadaki en ağır mali krizle ilgili olarak finansal kurumların suçlandığı, “İç İşler” (Inside Job) filmi kazandı.   i 

ÖDÜLLER LİSTESİ
En İyi Film: “Zoraki Kral”

En İyi Yönetmen: Tom Hopper (Zoraki Kral)

En İyi Kadın Oyuncu: Natalie Portman (Siyah Kuğu)

En İyi Erkek Oyuncu: Colin Fith (Zoraki Kral)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Melissa Leo (Dövüşçü)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christian Bale (Dövüşçü)

En İyi Yabancı Film: In a Better World (Daha İyi Bir Dünyada) Danimarka

En İyi Belgesel: “İç İşler” (Inside Job) Charles Ferguson

En İyi Özgün Senaryo: “Zoraki Kral” David Seidler

En İyi Uyarlama Senaryo: “Sosyal Ağ” (Aaron Sorkin) (Zoraki Kral)

En İyi Animasyon: “Oyuncak Hikayesi 3”

En İyi Kısa Animasyon: “The Lost Thing”

En İyi Sanat Yönetmeni: Robert Stromberg ile Karen O’Hara (Alice Harikalar Diyarında)

En İyi Sinematografi:  Wally Pfister (Başlangıç)

En İyi Kostüm Tasarımı: “Alice Harikalar Diyarında”

En İyi Makyaj: “The Wolfman”

En İyi Kısa Metrajlı Belgesel: “Strangers No More”

En İyi Canlı Aksiyon Kısa Film: “God Of Love”

En İyi Görsel Efekt: “Başlangıç”

En İyi Film Montajı: “Sosyal Ağ”

En İyi Ses Montajı: “Başlangıç”

En iyi Ses Miksajı: “Başlangıç”

En iyi orijinal şarkı: “We Belong Together” (Oyuncak Hikayesi 3)

1 yorum

  1. THE KING’S SPEECH (ZORAKİ KRAL)

    83. Oscar töreninde en iyi yönetmen, en iyi film ve en iyi erkek oyuncu ödüllerine layık görülen The King’s Speech (2010), jüri’nin sıra dışı anlatımdan daha çok gerçek yaşamı daha olağan bir dil kullanarak perdeye yansıtan filmleri tercih ettiğini göstermektedir. Filmin yönetmeni olan Tom Hooper, The King’s Speech ile kısa sürede sinema kariyerinin altın çağını başlatmıştır.

    Filmin senaryosu, bazen istenmese bile yaşamın getirdiği mecburiyetler, tercihler, bastırılmış kişilik ve günümüzde de sıkça rastlanan bir sağlık sorunu olan kekemelik teması üzerine oturtularak hayat bulmaktadır.

    The King’s Speech aslında dünyanın her ülkesinde sıkça rastlanan bir sağlık sorununu ve buna bağlı olarak gelişen özgüven duygusu eksikliğini, konuşma yeteneğinin bir lider için ne kadar önemli bir araç olduğunu ele almaktadır. George’un kişiliği çocukluğundan bu yana baskı altına alınmıştır; fiziksel cezalar verilmiş, kekemeliği yüzünden yakın çevresi tarafından sürekli alay konusu olmuştur. Bu nedenle George, kardeşi Edward’dan daha donanımlı ve güçlü bir iradeye sahip olmasına rağmen onun tahtına geçme düşüncesini vatana ihanet ve bir saygısızlık olarak algılamaktadır. Bu özgüven eksikliğini ve bunun nedenlerini George’un, Lionel’ın ofisinde maket uçak yaparken geçmişinden bahsettiği sahnede daha net bir şekilde anlıyoruz.

    The King’s Speech’in en önemli sahnelerinden biri ise George ve eşinin Adolf Hitler’in askerlerine yaptığı konuşmayı izlediği sahnedir. Alman Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi başkanı Adolf Hitler etkileyici konuşması ile bütün alman ırkını bir araya getirmeye başarmış ve kısa sürede onların “Führer” i haline gelmiştir. Bu sahnede etkili konuşmanın bir lider için ne kadar olmazsa olmaz ve önemli bir araç olduğu vurgulanmaktadır. Bunu George’un, kızının “baba, ne söylüyor?” sorusuna karşılık “bilmiyorum ama gayet iyi bir şekilde söylüyor” cevabından da anlıyoruz.

    Filmde shakespeare’dan alıntılar yapılarak senaryo daha da pekiştirilmektedir. “olmak ya da olmamak; bütün mesele bu, düşüncelerimizin katlanması mı güzel, zalim kaderin yumruklarına, oklarına, yoksa diretip bela denizlerine karşı dur, yeter demesi mi?” bu cümlelerle filmin ilk sahnelerinde yani George’un plak kaydını dinlediği sahnede karşılaşmaktayız. Film bu yönüyle içerdiği sanatsal alıntılarla birlikte “zorluklar karşısında asla pes edilmemesi, mücadelenin bırakılmaması gerektiği” mesajını içerisinde barındırmaktadır.

    Barış Fişek

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.