Serhat’ta Kadın Olmak…

İtiraf edeyim Kalkınma Ajansları’nın farkında değildim taa ki SERKA tarafından aranana kadar. Birçok ilde kurulmuş, adı üstünde kalkınma ajansları bunlar. Biz Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars’ta faaliyet yürüten Serhat Kalkınma Ajansı’nin düzenlediği yarışmada jüri olarak yer aldık.  SERKA geçen yıl ilkini yaptığı Kısa Film Yarışmasının bu yıl ikincisini yaptı. Önce telefonda hangi yarışma ya da festival için jüri olarak davet edildiğimi anlayamadım ama Mukadder Bey’in (Yardımcıel) kısa film demesi yetti bana. Tabii ki geliyorum dedim hemen…

Banu Bozdemir 

Kars’a ilk defa Gezici Festival kapsamında gitmiştim ama dokusunun tadına varmam bu gidişimde oldu. Kars’a iner inmez Ani Harabeleri’ni gezdik. Kar’ın her yere sindiği şehirde eski Rus evlerine bayıldım, tüm şehrin dokusunun o evlerden olmasını istiyor insan. Orası da kentsel dönüşüm yaşayan bir şehir, bir yanda apartmanlarıyla yeni bir şehir yükselirken, kaleye yakın yerler eski evler, sessiz, ıssız bir atmosferle karşılıyor insanı. Orada gerçekten de zaman durmuş gibi… Orada en büyük eğlencelerimden biri geç saatlere doğru yükselen soğukluktu, -21 dereceye kadar ulaştık. Orada soğuğun artmasına üzücü bir anlam yükleyemiyor insan, zira sınırda, soğuk, her daim soğuk olan bir yer Kars. Ona göre kurulmuş yaşamlar ve yaşam algısı var… Karın yoğunluğu, soğukluğuyla beraber bir de hava kirliliği var tabi… Dışarısı çok soğuk ama içerleri hep çok sıcaktı… İnsanları da öyle sıcacıktı…

Gelelim yarışmaya… Serka’dan Mukadder Yardımcıel’in organize ettiği yarışma dört yerleşimi yani Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars’ı kapsayan ve en önemli özellik olarak da yörede çekilme koşulunu koyan bir yarışma. Bir diğer özelliği de başka bir yarışmada gösterilme, ödül kazanma durumunun olmaması gerek… Beyhan Büyükyıldız, ben, Murat Tolga Şen, Tülay Akça ve Pınar Şenel’den oluşan jüri festivale başvuran 16 filmi ön elemeden geçmeden izledik. Dört tanesini yukarıda saydığım şartlara uyumsuzluk nedeniyle elemek zorunda kaldık.

11490734706_7a1b089869_o

12 film teması gereği ‘Serhat’ta Kadın Olmak’ konusuna uyum sağlamak amacıyla çekilmişti. Ve diğer festivallerde izlemediğimiz filmlerdi, yarışmaya has, özgün konular barındırıyordu. Bu anlamda bile benim için özeldi. Bölge illerinde yaşayan kadının ekonomik yaşamdaki yerine ve kalkınmadaki rolüne dikkat çekmek alt başlığı taşıyan yarışmada filmlerin kadına bakışı üç aşağı beş yukarı aynıydı. Yani kadının evdeki konumu çekilmişti daha çok. Çamaşır asan, çocuk bakan, evi derleyip toplayan, hayvanları sağan kadının konumu bir başarı hikayesinden çok bir durum barındırıyordu. İleride bu durumun aşılacağını düşünüyorum. Bir de kurmacanın zorluğu yerini belgesele bırakmıştı. Yani sözü kadına bırakmak yarışmacılara daha kolay gelmişti anlaşılan. Ama yine de birinciliği oy çokluğuyla bir kurmacaya verdik, Erbil Erkmen’in ‘Anne’ filmi kocası ölen hamile bir kadının ondan sonraki konumunu sorgulayan bir filmdi. Çalışmak, anne olmak ve direnmen aynı anda anlatıldığı film diğer kurmacalardan daha fazla öne çıktı bizim için.  Serpil Sönmez imzalı Serhat’ın Güçlü Kadınları belgeseli bölge kadınının hikayelerine samimi, sürükleyici bir şekilde değinen bir film olmuştu o yüzden ikincilik onun oldu. Mehmet Emin Türküz Hayat Ağacı filmiyle kadının kendine yetme çabasını anlatmıştı. Ama filmin neredeyse birbirinden kopuk üç ayağı vardı. Şehirli kadın, göçmen ruhuyla yaylada yaşayan kadın ve uzman kadın görüşü farklı tellerden çalsa da aynı filmde buluşmayı başarmıştı yine de! Filmin kapanış jeneriğinde batan güneşte koşan at ise filmden görsel olarak daha iyiydi! Bu da filmlerde kurguya eşlik etmesi gereken görüntülerin, geçiş ve kapakların eksikliğini hissettirdi bize.

Mansiyonları ise Yusuf Yurdigül’un Elif ve Gülçin Balta Tezcan’ın ‘Bir Küçücük Çocuktum’ filmine verdik. Aslında ‘Bir Küçücük Çocuktum’ animasyon. Onun yöreyle ilgili bir çekim imkanı olamayacağı için konusundan yakaladı bizi. Çocuk gelinler konusunu eski tarz bir animasyon modeliyle aktaran yönetmenin filmin görmezden gelemedik ve ödüllendirdik… En iyi film ödülünün on bin lira olduğunu söylemek de fayda görüyorum. Çünkü çok iyi bir rakam, destekleyici ve teşvik edici yanı var. Gelecek yıl daha fazla katılım olmalı. Belki seneye tema koymayacaklar ama yörede çekilmesi şartı bence yarışmayı dinamik kılacak bir etken diye düşünüyorum. Ben bu sene tanıştım SERKA ve yarışmayla. Çok hevesli bir ekip organize ediyor, gerçekten de yöreye katkı olsun, etrafımızda sanat olsun, sinema olsun diye düşünen bir ekip… O yüzden katılın ey kısa filmciler, Kars çok sinematografik bir şehir. Bunu ilk gittiğimde de anlamıştım, izlediğim onca filmden de hissetmiştim. O dokuyu ortaya çıkaracak daha fazla sinemacıya ihtiyaç var gibi…

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.