Tek kişilik yaşamlar ya da yaşamamalar!

Yalnızlık benim mabedim… Çok seviyorum yalnız kalmayı… Yani bilinçli ve tercihli bir yalnızlık yaşıyorum…

Banu BOZDEMİR

Alt komşu teyzem her ne kadar yalnız yaşamayı bir yaşam biçimi, olarak kabul etmese de… Elimde beni poşetlerle gören teyze, her seferinde şunu söylüyor. ‘İnsan yalnız olsa da yemek yemeli tabii’. Nası teyze ya! Ya da benim temizlik yapmam onun için çok absürd bir şey. ‘İnsan yalnız olsa da etraf kirleniyor de mi kızım’ diyor bana… Sonra düşünüyorum ben bunca şeyi boşuna mı yapıyorum diye? Tek kişi olunca ev tutmaya da gerek yok… Parklarda bahçelerde yatmak lazım sanırım… Yakında teyze bana bunu da söylerse şaşmamak lazım…

Yalnızlık böyle bir şey işte… Yarım elma olmak gibi bir şey… Eve poşetsiz gitmek, temizlik yapmadan yaşamak, müzik dinlememek, yattığın yeri bilmemek… Bir gün arka balkondan sarkıttığım nevresimlere şaşkınlıkla bakarken yakaladım onu… ‘Yıkadım da’ dedim… Teyze ‘ne gerek var kızım, sen yalnızsın. Ama yalnızlar da nevresim yıkar’ der diye korktum ve çabucak içeri kaçtım…

Ama iş apartman giderleri için para istemeye gelince tek kişilik yaşam ıstırabı işlemiyor… Sen tek kişisin senden merdiven silme parası almayalım demiyorlar ama… Toplu giderler için çok kişiyim, tekli giderler için çok yalnız…

Neyse sonuçta etraftan yoğun bombardıman da olsa tek kişilik yaşam bir hayli lüks… Her şey sana bakıyor. Faturalar masanın üstünde ‘öde’ bizi korosu tutturuyor, patlayan lambalar sen değiştirene kadar yanmıyor, yerleri değiştirilmesi gereken eşyalar senin itme kakmalarınla yeni dekorasyonuna kavuşuyor… Ve bütün bunların sonucunda kimseye hesap vermiyorsun… Gerçekten de büyük lüks…

Ama benim de şöyle hayallerim yok değil tabi… Birileri benim yerine bazen bu işleri üstlense fena olmaz mı? Aşağıda teyze yapar mı acaba? Böylece benim yaşamıma laf etmez, iki kişilik hayatımızda her şey onun anladığı şekilde geçer…

Birazdan bu yazıyı yazıp dışarı çıkacağım… Belki kimse nerede olduğumu bilmeyecek… Bir otobüse atlayıp İstanbul turu yapacağım belki de… Teyze otobüste beni yalnız başıma görürse, yalnız başına gezmeye ne gerek var kızım der mi acaba? Neyse o kadar trajikleştirmeye gerek yok, arkadaşımla buluşacağım…

Geri döndüğümde evi bıraktığım gibi bulacağım, sürpriz yok, heyecan yok… Belki telesekretere düşmüş birkaç saniyelik konuşmalar olur, asılan çamaşırlar kurumuş olur, Elektrik sayacı bir ibre daha atmış olur… Ben yokken dışardan eve dolan sesler olur… Teyze gelir belki boş kapımı çalar… Yalnız da olsa insanın kapısı çalınmalı der…

Ben gelirim, farkına varmadığım, ben yokken olan bir sürü şeyle beraber yaşamaya devam ederim… Bolu’ya giderim, karlarda yuvarlanırım, teyze gelir insan yalnız da olsa Bolu’ya gitmeli der… Denize girerim yüzerim, teyze gelir insan yalnız da olsa yüzmeli der…  Ben apartmandan taşınırım… Teyze insan yalnız da olsa taşınmalı der…

Ben ise şöyle derim teyzeye… İnsan yalnız da olsa yaşamalı be teyze…

1 yorum

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.