Tepecik Hayal Okulu…

Bu hafta vizyona güzel bir adamın güzel ve kısa sürmüş hayatının belgeseli girecek. Tepecik Hayal Okulu. Güliz Sağlam yönetmenin son yıllarına eşlik etmiş bu belgeselde onun geni hayal dünyasına.

Banu Bozdemir

Beyninde oluşan urdan dolayı son filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler filmini zorlukla tamamlayan yönetmenin dünyasının farkını, derinliğini anlayabilmek için kısa filmlerine göz atmak yeterli… İlk izlediğimde inanılmaz etkilenmiştim, sinema eğitimi almamış bir adamın kendi imkanlarıyla yarattığı dünya inanılmazdı. 12 yaşında başlayan tutkusu hiç durmadı, kendisini durduramayan ailesi de bu tutkusuna eşlik etti , özelikle kız kardeşinin çok destek olduğunu biliyorum kendisine. Bulursanız mutlaka izlemenizi isterim kısa filmlerini. Hepsinde ayrı bir sır gizli.

tepecik-hayal-okulu-1166-2

Uzun metrajlı filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler yapmak filmiyle kendini, kendi sinema tutkusunu anlatır. Kendi yaşam öyküsünü de anlatmak kendisine düşmüş bir yönetmen o. Kesinlikle hayatı bir başarı öyküsü barındırıyor, bir sihir barındırıyor. O sihre ulaşmış bir adam kendisi. Aslında filmi yapılacak adam ama sinemamız daha dertsiz adamların filmlerini yapma derdinde. Uzaklara bakıp bakıp iç çeken ama üretmeyen adamların. O yüzden kendi filmini kendisi yaparak hem sinemasına, hem sinemaya selam çakıyor, hem de sinemamıza büyük eleştiri getiriyor aslında.

Bu başarı öyküsünün kendisiyle kaybolup gideceğine inandı belki de. O yüzden sinemaya olan tutkusunu, kendi tutkusunu anlatarak gösterdi. Hastalığı devam etmesine ve ilerlemesine rağmen ikinci filmine de (Bozkırda Deniz Kabuğu) başlamış ama bitirememiştir. Bir yönetmen de çıkıp onun anısına bu filmi ben tamamlarım demedi, diyenler olsa da tamamlanmadı. Öylece duruyor bir köşede. Sinemamız üretiyor, her onlarca film çekiliyor ama kimse bu sinema aşığı adamın anısına sahip çıkmaya yanaşmıyor, hayret ediyorum gerçekten… Bu belgesel az da olsa  vicdanımızı rahatlatıyor, ona, hastalığına, filmine sahip çıkmaya çalışıyor ama o da uzun bir süre tamamlanmadan bir köşede durdu. Sonunda izleyicisiyle buluşuyor, yarın kalan film tamamlanmış gibi hissettiriyor. Sinemayı kendi kendine seven ve kendi kendine yapan adamdan öğrenecek çok şey var!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.