Teröristler sinemada!


Terör denince ne anlıyoruz ya da sadece eline silahı alıp dağa çıkan, devlete başkaldıran adama mı terörist demeli? Türkçe’ye, Fransızca “terreur” sözcüğünden geçmiş olan terör sözcüğü Latince kökenlidir. Latince sözcüğün anlamı “korkudan titreme” veya “titremeye sebep olma”… 

Murat Tolga Şen 

Yani yaptığınız hareketlerle bilerek ya da umursamayarak başkalarını tehdit ettiğinizde bir terör ortamı yaratmış oluyorsunuz. Böyle düşününce anlıyoruz ki; “teröristlerle” sadece dağda karşılaşmıyoruz, günlük hayatımızda da sıklıkla karşımıza çıkıp günümüzü zehretmeye yemin etmiş bir sürü “terörist” var. Benim hayatımı mahveden ise, salonun karanlık tarafına geçmiş olan SFM (Sinemada Film İzletmeyenler) örgütü… Bu örgüt ve yaptığı eylemler yüzünden basın gösterimleri dışında evimden çıkıp sinemaya gitmekten korkar oldum.

SFM üyeleri üç guruba ayrılmış olarak sinema salonlarında yaşarlar ama temelde bu üç kolunda hedefi aynıdır. Oraya tek bir amaçla gelirler. Amaç; film izlemek için gelmiş olan sıradan ama sinemasever vatandaşı bu eyleminden uzak tutmak ve kendi propagandasına tutsak etmektir. Eylemleri öldürme değilse de ruhsal yaralama konusunda çok başarılıdır. Kalabalık şehirlerde, AVM sinemalarında sık sık eylem düzenleyen SFM üyeleri festivallere sızmayı başarsalar da BSS (Bağımsız Sinema Severler) sempatizanları tarafından kolayca etkisiz hale getirilirler. Şimdi  SFM’ye bağlı bu üç fraksiyonun üyelerini kısaca tanıyalım.

Hışırdayanlar: Hışırdayanlar belki de en tehlikelileridir. Fuayede satılan ve pakedi açılırken, içinden çıkarılırken hatta yenirken ses çıkartması için özellikle üretilmiş Cipsler eylem silahlarıdır. Karton kutularda satılan göreceli olarak zararsız mısır patlakları bunları tatmin etmez. Cips dediğimiz tahrip gücü yüksek bu silahların küçük paketli olanları daha fazla ses çıkararak korkunç bir etkiye sebep olurlar. Genellikle dağınık örgütlenirler fakat bazen kalabalık bir gurup sinemaya iner ve sürü psikolojisinin de etkisiyle eylemlerine iyice umursamaz bir şekilde devam ederler

Fıkırdayanlar: İki en fazla üç kişiden oluşan hücresel bir örgütlenmedir. Genellikle genç yaştaki yakın kız arkadaşların muhabbete olan açlığından beslenen nihai bir amacı olmayan bir yapıdır. Geyiğe taparlar! Film başlamadan önce yayınlanan reklamlar sırasında başlayan kah filmle, kah sınıftaki yakışıklı bir erkekle ilgili konuşma hali sürekli bir kikirdeme ile devam eder ve siz bir süre sonra perdedekini değil onların anlattıklarını dinlemeye başladığınızı fark edersiniz. Bazı gereğinden fazla sıkıcı “arthouse” filmlerde yaptıkları muhabbetle sempati kazananları da olsa genelde gişe filmlerinin oynadığı salonlarda ve gündüz seanslarında görünürler. Bu eylem tipine karşı uyarı hiçbir işe yaramaz. Çirkefleşerek üstünüze saldırırlar ya da sizi sonu bitmez acımasız bir fıkırdama seansında harcarlar!

Işıldayanlar: Akıllı telefonların akılsız sahiplerinin oluşturduğu bu gurubun eylemleri geniş bir alanda ses getirir. Arkanızda olmaları halinde etki güçleri çok düşüktür fakat yanınızda, önünüzde ya da çaprazınıza geçtikleri vakit “ışıldayanlar”ın hedefi olmanız kaçınılmazdır. Giderek büyüyen süper amoled ekranlar bu teröristlerin can dostudur. Twitter ve Facebook üzerinden haberleşerek eylem gerçekleştirirler ya da eylemlerinin asıl amacı budur! Işıldayanlar korkunç bir rahatsız etme potansiyeline karşı kibarca uyarılarak etkisiz hale getirilebilirler. Yine de örgütü tamamıyla çökertmek imkansızdır. Başka bir salonda, seansta karşınıza çıkacakları muhakkaktır!

Yazının sonunda not: Eğlenceli bir yazı olmasına gayret ettim fakat gönül güller içinde değil. Tatil Kitabı, Bizimi Büyük Çaresizliğimiz gibi filmlerin yönetmeni ve son olarak İstanbul Film Festivalinden ödülle dönen Tepenin Ardı’nın yapımcısı olan yetenekli, genç sinemacı Seyfi Teoman motoruyla kaza yaptı ve şu an yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor. Seyfi Teoman bu memlekete lazım olan güzel insanlardan biri… Umarım kısa zamanda sağlığına kavuşur. Kendim de bir motor tutkunu olduğum için kaskını takıp iki tekerin üstüne binen herkesin çok dikkatli olmasını diliyorum. Bizi görmüyorlar, biz onları görmek zorundayız!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.