Türkiye sinemasında ilk film dönemi 12

Dört mevsimi bir arada yaşadığımız günlerden geçiyoruz. Güneş alan salonumda tişörtle otururken, arka odaya giderken üstüme ince bir hırka alıyorum. Kedilerle pisi pisi oynadığımız ve benim onlara yiyecek attığım balkona çıkarken de daha kalın bir hırka. Titreme, büzülme, ‘ne soğuk’ mırıldanmalar yok…

Banu Bozdemir

BAÞBAKAN DÜÐÜMÜ ÇÖZDÜ, DOÐANBEY TOKÝ'DE HAYAT BAÞLIYOR ANKARA’DA ÇEÞÝTLÝ TEMASLARDA BULUNAN BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYE BAÞKANI RECEP ALTEPE, DOÐANBEY KENTSEL DÖNÜÞÜM PROJESݒNDE BÝR DÝZÝ SÜBVANSÝYONU ÝÇEREN DÜZENLEMELERÝN BAÞBAKAN RECEP TAYYÝP ERDOÐAN TARAFINDAN ÝMZALANDIÐINI SÖYLEDÝ

Çünkü Şubat ortasında bahar yaşıyoruz, hava güzel kasvetli değil diye rahatlıyoruz ama bir yandan da içim içim kemiriyor. Susuz günler kapıda mı diye? Kameram uzun koridorda ne yana gidersem beni çekmekle meşgul tabii. Canı sıkılan bir çocuk gibi sürekli peşimde. Uzun zamandır film çekmedik Banu, hadi beni al da çek bir şeyler diyor. Aslında çekilecek o kadar çok şey var ki… O kadar çok olunca iştah da bırakmıyor işte.

Evin neresinde film çekmemişiz diye bakıyoruz bir tek banyo kalmış. Hem çok su harcanır hem de erotik çağrışımlar yapar diye şimdilik uzak duruyoruz banyodan kameram ve ben.

Aslında neden sular azaldı onun arka planına bakalım mı diye soruyorum kamerama. Nasıl diye bakıyor bana. Kameramla olan ve artan iletişimimin farkına varmış olmalısınız tabii! Neyse tası tarağı topladık ama çok uzağa gitmedik inanın! Hala evin yakınlarında sayılırız… Mesela Bomonti, Feriköy arasındayız hala ve tepeleme, üst üste evlerin arasında dehşetle birbirimize bakıyoruz. Buralar gerçekten de birkaç yıl öncesine kadar dutluktu ayol! Kameram ah banu diyor yine soktun beni toplumsal mesajın içine diyor.

Üzerimize heyula gibi inen gökdelenlerin içinde nefes almak da zorlanıyoruz inanın. Her yer beton arası yeşillik. Çocukluktan beri biliriz ki yeşile yağar yağmur. Bulutlar ve ağaçların etkileşim var bu işin için de. Bulutlar göğe uzanmış beton yığınlarıyla diyalog kurmaya yanaşmıyorlar bence! Kameram ve ben küçülmüş ama azimli doğa savaşçıları gibi kafa tutuyoruz bu betonlara ama nafile! Bizi ipleyen yok. Hadi gel asıl Mecidiyeköy’e gidelim diyorum, olayın büyüğü orada. Kameram bir katır gibi inatçılaşıyor, oraya asla gitmezmiş Neden diyorum. Yeşil ayarım bozuluyor, hep betonla karşılaşınca kusura bakma ama biz de fena oluyoruz demez mi?

64765559

Haklı tabii ama insanlık için bunları çekmeliyiz diyorum. Umutsuzca sen öyle diyorsan tamam ama pek kimsenin umrunda değil biliyorsun değil mi bu görüntü diyor! Bilmez miyim diyorum! İnsan kalabalığından yürüyemediğimiz, binalardan yeşili göremediğimiz yollardan varıyoruz beton kente ve beton kentlere! Her yer tıkır tıkır yükseliyor önümüzde! Ağaç arayan çöl gezginlerine dönüyoruz bir anda! Beton çekmekten kaskatı kesildi kameram, ben zaten daraloğlan şarkısıyla bayıra koşturuyorum. Tabii bulabilirsem!

Onun çektiği görüntülerle, benim içime attığım dertlerle içim şişmiş bir halde eve dönüyoruz. Balkondan bakıyoruz ve bize sevimli sevimli bakan kedilerle göz göze geliyoruz. Galiba en iyisi burası diyoruz! Kamera, ışık ve oyun kediler!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.