Türk sinemasında ilk film dönemi 9

emek-sinemasi07
Aslında evde film çekmek üzere programlandım ama bir kere onu delip taa Akdeniz koylarına kadar uzanmıştım. Şimdi de tası tarağı topladım Emek Sineması’nın önüne konuşlandım. Orası da bir evimiz misali! Tabii öyle ben geldim, çekim yapacağım deyince olmuyor artık buralarda. Kameranı da al git gibi tavırla karşılaşıyorsunuz. Ama ben kararlıyım bu filmimi Emek’te çekeceğim.

Banu Bozdemir

Dozerleri, yıkım ekibini, çıkartılmaya çalışılan yangını, Halep pasajına ulaşan ve orada yıkımlar yaratan gürültüyü aşıp Emek sinemasının içine sızıyorum. Sızmasam daha mı iyi olurdu acaba? Bir yıkıntılar şehrin içindeyim adeta. Etraf ikinci dünya savaşı dekoru. Bu yangın da taşıma işini baltalamak için olabilir mi? Bakın sinema yandı, taşıyamadık. O yüzden yeni Emek inşa ediyoruz. Zaten bu taşıma işini hiç gözüm tutmamıştı başından beri, taşıma ne demek ya! Bir şeyi yerinde bırakırsan aynısı olur, taşırsan başka bir şey! Eee nedir o zaman bu kandırmaca, dalavere halleri!

Emek Sinemasý

İçeri sızınca kamerayı nereye koyacağımı şaşırdım, çünkü her yer moloz yığını. Kamera ayağı kurulamadığı için belgeselci gibi çalışacağız mecburen. Zaten bu yıkım aşamasını kare kare çekmek de fayda var, ibret olsun diye, güzelim bir sinema nasıl yok edildi diye!

Burada olmak, burada bu halde olmak çok sevdiğin birinden ebediyen ayrılmak hissini yaratıyor bünyede. Acılı bir varoluş yani bu! Kamerayı nereye çevirsen ayrı bir anı, hangi birini anlatabilir ki insan. Hepsi geçen zamana yenik düştüğü gibi, moloz yığınlarının da altında artık! Ellerinden tutup çıkartabilir miyim acaba hepsini tekrar dışarı!

yatay20 copy

Gözleri yaşlı kameraman modunda çektiklerimin de flu çıkacağını düşünecek kadar şaşkınlaşıyorum. Bir zamanlar içinde binbir filmin oynadığı koca salon nasıl büyük bir sessizlik içinde. Tek ses yıkım sesleri tabii, onlarsız olmaz.

Kameram bile ağlıyor bu olanlar karşısında, hatta susturamıyorum onu, nasıl hüngür hüngür ağlıyor. Benden bu yıkımı çekmemi isteme, yüreğim dayanmıyor diyor ama çek diyorum, çek ki ibret olsun herkese. Bir sinema, bir tarih kıçıkırık bir AVM’ye kurban edildi diye çekmeliyiz diyorum.

fft99_mf3106606

Kameram bunun üzerine gaza geliyor, her şeyi çekiyor, her yere giriyor, her yere sızıyor. Emek’ten biz de bir enkaz çıkartıyoruz. En zor çekimlerden biri bu. Etrafı kutu gibi kapatılmış, kimsenin girmesine izin verilmeyen Emek’te en zor filmimi çekiyorum. Ve kaçarcasına bir delikten kaçıyorum. İçeride kalırsam hiç çıkamayabilirim, sinemanın hayaleti olabilirim! Sinemanın başına bu işleri açanların başına işler açabilecek tehlikeli bir hayalet ama. Tabii orada zamanında vaktini geçirmiş bir sürü duygu dolaşıyor, eminim!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.