Umutsuz ama heyecanlılar!

Desperate Housewives dizisinden başarıyla uyarlanmış bir dizi Umutsuz Ev Kadınları… Bir ilk bölümünü izlemiştim, arada takıldığım da oldu ama  geçen gün de şöyle bir takıldım yine… Orijinalini de daha fazla izlemişliğim vardır… Asıl olay dört tane ev kadını arasında vuku buluyor.

Banu Bozdemir 

Yaşamları sıkıcı, sıradan görünse de aslında hep gerilimli, şüphe ettikleri (özellikle de erkeklerden) ve çıkmaza sürüklendikleri bir durumları var. Yani olayları, dertleri, tasaları bu arada eğlenceleri de bitmiyor. Sürekli izlemeyi tercih edeceğim bir dizi olurdu eminim izlesem… Ama ara ara izlemek daha iyi, bıraktığın yerden yakalıyorsun nasılsa dizileri! Yeni karakterler ve onların olayları giriyor araya ara sıra…

 Umutsuz Ev Kadınları’nın seyirciye ayna tutmak gibi bir derdi var. Yani en fazla bu diziyle özdeşlik kurabilir kadınlar. Çünkü yaşamları çok genel ve hitap ettikleri kitle bir hayli yüksek! Çocuğunu yalnız büyüten bir kadının derdinden, otoritenin altında ezilmiş ve başkalarını da ezmeye çalışan bir kadına, yoğun iş hayatından yoğun bir ev hayatına (üçüzler) geçen bir kadından, hayatını kocasına adamış, kıskanç ve süslü bir kadına kadar her şey mevcut dizide.

Dört ana karakter inanılmaz başarılı. Songül Öden’in canlandırdığı Yasemin saf, heyecanlı kadın rolünde bir hayli sevimli. Kadınsı değil ama saflığıyla çekici geliyor erkeklere! Ondan sonra Ceyda Düvenci’nin oynadığı Elif karakteri de çok özgün. Çocuklarla olan iletişimi ve kocasıyla kurduğu bağ çok sıcak, Düvenci’de gayet iyi kalkıyor rolünün altından.

Bennu Yıldırımlar çok sıcak bir kadın ama nedense daha soğuk tiplemelere uyan bir oyuncu. Katı, içine kapalı bir hali oluyor genelde burada da öyle. Herkese mesafeli ama bu da içindeki güvensizlikten kaynaklanıyor.

 Evrim Solmaz’ın oynadığı Zeliş tam evlere şenlik… Tepkileri inanılmaz yüksek. Sevinci de öfkesi de patlıyor kadının… O da çok başarılı. Bu dört kadının dışında kalan ama en az onlar kadar etkin Emel’i de unutmayalım. Özge Özder’in başarıyla canlandırdığı bu karakter dullar kraliçesi adeta. Hayatını erkeklere adamakta sakınca görmeyen kadınlardan!

Sonuçta kadınlar dünyasına ama iş hayatı dışında kalan, o yüzden küçük dertlerin büyük etkileri altında eziliyormuş gibi görünen, akılları hinliğe, dedikoduya ve biraz da erkekleri tavlama, elde tutma yöntemleri üzerine çalışan kadınların dünyası. Başarıyla anlatıldığını, gerilimin ise bu hayatlara gayet iyi yayıldığını düşünüyorum… Basit ve sıradan. Fazla bir iddiada sunmuyor zaten, iyi tarafı da bu belki! Arada sırada izliyorum, tavsiye ederim.

 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.