Vizyonda iki yeni film…


Bu hafta vizyonda iki yeni yeni film var. Gece ve Gündüz yaz için, gülmek ve aksiyon için biçilmiş bir kaftan… Büyük Hata ise bir o kadar psikolojik gerilim. Hem de tırmanan cinsten… Bir de Kara Köpekler Havlarken yaz vizyonunda kendine salon bulmuş bir film olarak tekrar vizyonda! İyi seyirler

Gece ve Gündüz / Knight and Night
İtiraf edelim Knight and Day keyifli bir aksiyon filmi. Önceden isminin Wichita olması düşünülmüş ama sonrasında iki farklı tipin buluşmasına istinaden bu isim düşünülmüş. Genelde bu tarz filmlere belli bir önyargıyla gidenler bile çok eğlenecek… Ben eğlendim zira. Zaten filmin amacı da bu, aksiyonla harmanlanmış komedi. Miller ve June arasında yaşananlar tuhaf ve komik bir biçimde başlıyor. Miller gizli bir ajan, June ise hayatı ıskaladığını düşünen, kardeşinin düğününe yetişmek için çaba harcayan sıradan bir kız. Bu arada Cameron Diaz ve Tom Cruise Vanilla Sky’dan bu yana ilk defa birlikteler ve bu aksiyon komedisinde kimyaları bir hayli tutmuş. Diaz’ın komedi yanı zaten tescilli! Fiziksel olarak bir hayli fit duran Cruise ise fırlama ajan rolüne bir hayli iyi oturmuş. Bir ajan birine dokununca o da mimlenir ya, June da takım elbiseli adamlar tarafından oradan oraya sürülüyor. Ama her seferinde Miller tarafından kurtarılıyor.

Bu asla karizmatik olmayan, aksine komik ve sevimli imajıyla farklı karizma yaratan Miller’a June’un aşık olması da gecikmiyor. İkili oradan oraya sürüklenirken gerçek suç ve suçlu kavramları da yön değiştiriyor. En son 3.10 Yuma filmini izleyerek çok çok sevdiğimiz James Mangold filmin yönetmeni. Yaz için iyi bir film. Gülmek için iyi bir sebep!

Büyük Hata / Chloe
Atom Egoyan son filmi Tapınma’dan sonra bambaşka bir filmle karşımızda. Hani biz bu filmi Egoyan’a yakıştırdık mı diye sorarsanız cevabımız ‘eh’ gibi bir şey olacaktır. San Sebastian Film Festivali’nin açılışını yapan bu filmin hikayesi Anne Fontaine’in 2005 yapımı erotik psiklojik dramı Nathalie’ye dayanıyor. Yani aslında bir uyarlama ve konu olarak bizim Türk dizileri beş basar buna… Aşk-ı Memnu bile yeter yani tek başına… Oradaki üçlü yani Nathalie’deki üçlü, Gerard Depardieu, Fany Ardant ve Emmanuelle Béart’tan oluşuyordu. Buradaki üçlü ise Liam Neeson, Julianne Moore ve Amanda Seyfried’den oluşuyor.

Mevzu şu; Catherine başarılı bir jinekolog ama çapkın bir kocası var: David. Yani başarılı olmak pısırık bir koca yaratmıyor hayatta! Neyse filmin Türkçe ismine de Büyük Hata olarak yansıyan kısım Catherine’e ait. Kocasını test etmek için genç ve pahalı hayat kadını Chloe’yi tutar. Chloe, kocasıyla yaşadıklarını Catherine’e anlatır. Catherine acı çekerek kocasının bir fahişeyle yaşadıklarını dinler. Vazgeçmek istediğinde ise ilişki çoktan sınırları aşar ve Catherine’nin kapısına dayanır. Egoyan’ın en rahat izlenen filmlerinden biri… Ama dediğim gibi bu rahat izlekte bile yönetmen yoğun bir psikolojik ortam yaratma telaşesine düşüyor, yönetmenin deyimiyle ‘zeki ve seksi’ bir film ortaya çıkıyormuş. Hem de Hitchcockvari… Biz yönetmenin bu kişisel yüceltme haline ne yazıkki katılamıyoruz. Julianne Moore bu tarz dağınık kadın modellerine pek iyi oturduğu için ilgi çekiyor, Amanda Seyfried ise iyi bi seçim gibi durmasına rağmen yönetmen oyuncularından da istediği verimi pek alamamış gibi görünüyor. The Sweet Hereafter ve Felicia’s Journey hala favorilerim yönetmenin filmleri arasında…

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.