Vizyonda üç yeni ve yerli film (5 Kasım)


Bu hafta vizyonda üç yeni film var. Vay Arkadaş: Manik, Tik, Dildo dünya gözüyle görüp sevdiğimiz bir yapım… Pak Panter, çakma bir Pembe Panter olduğunu adıyla sanıyla kabul ediyoruz! New York’ta Beş Minare bilip de gidemediğimiz o köy gibi, size kısmet olur umarım izlemek! İyi Seyirler…

Banu Bozdemir

Vay Arkadaş: Manik, Tik, Dildo

Bu hafta vizyona gökten üç tane film düşünce hangisini kendime bırakacağımı, hangisini seyirciye paslayacağımı şaşırdım doğrusu. Ama şöyle bir yöntem izlemek en doğru galiba… İzlediğim Vay Arkadaş: Manik, Tik, Dildo’yu size armağan ediyorum, basın gösterimi yapmayı reddeden New York’ta Beş Minare’yi Kaf Dağı’na yolluyorum, diğer bir basın gösterimsiz Pak Panter’i de kendime…

Kısaca Vay Arkadaş diyeceğimiz, üç arkadaşın çocukluk travmalarına dayanan isimlerini de peşine takacağımız filmimiz bir arka sokak komedisi… Gerçek hayatta bir araya gelmeleri zor üç kafadar bir kader birliğine giriyor, komedinin dozu ‘hasta baba’ imajıyla zaman zaman kesilmeye çalışılıyor. Manik adı üstünde gitgeller içinde, bitirim, genelde sinirli ve Ali Atay’la şenlenen bir karakter. Tik, her daim tik yapmak zorunda kalan ve seyircide güldürü etkisi yaratacak biri, ona da Fırat Tanış can veriyor. Dildo, Mete Horozoğlu’nun can verdiği, yakışıklı, çapkın ama bulaştığı hallerden dolayı çapkınlık yapmaya fırsat bulamayan biri. Olaylara yön veren baba da, yıllar önce Her Şey Güzel Olacak’taki Selim Naşit Özcan benzeri aksi ve hayatı ciddiye almayan bir baba… Bu kaybedenler kulübü bir araya gelince olaylar da peşlerinden sürükleniyor, ortada para ve ‘mal’ dolu çantalar, karanlık adamlar, safiyane kadınlar dolanıyor. Filmin diyalogları güzel, zaman zaman bel altına düşse de… Yalnız filmin şöyle bir sorunu var… İlk başta çok özenli başlıyor, diyaloglar su gibi akıyor, kurşunlar yavaş yavaş ortamda süzülüyor. Hatta ‘Vay Arkadaş’ iyi bir filmin içine düştük sonunda diyoruz… Ama konu oturdukça, belli bir rutine bindikçe ya filmin senaristi Cüneyt İnay’ın şevki kaçmış, ya da filmin yönetmeni Kemal Uzun’un… Yani baştaki gösteri ortalarda yok, sonlarda yine bir gayretlenme var… Her daim hareket olmaz diyenlere lafım siz de haklısınız… Velhasıl Vay Arkadaş: Manik, Tik, Dildo çok iyi bir basın çalışması yaptı, ben oyuncularının ikisiyle röportaj yaptım (Ali Atay ve Mete Horozoğlu), filmin fragmanı ve görselleri her daim emrimize amadeydi… Sonuçta karşımızda oyuncuları, konusu, aksiyonu ve komedisiyle başarılı bir film var… Gidin izleyin…

Pak Panter
Haftanın yerli malı komedilerinden biri ‘Pak Panter’. Setlerini ziyaret edip Ufuk Özkan ve Doğa Rutkay’la röportaj yapmıştım. Onları da sayfada bulabilirsiniz. Pak Panter’i de geç yapılan galası nedeniyle izleyemiyoruz, sayfa teslimi akşamı gala olunca anlıyoruz ki burada da istenmiyoruz. Sağlık olsun! Pak Panter adıyla sanıyla bir Pembe Panter çakması, bir ajan komedisi anladığımız kadarıyla. Halkın gözünde komik durumlara düşen ‘paranoyak yönetim anlayışı’nın geleneklerini hicvediyorlar. Özel olarak kurulmuş olan bir teşkilat aslında filme adını veren ‘Pak Panter’. Bu teşkilattaki istihbarat elemanlarının başından geçen son derece aksiyonel ve komik maceralar konu ediliyor filmde. İlgi çekerse bir ‘Pak Panter’ gelecek, ekibin isteği o yönde. Filmin yönetmeni de ‘Maskeli Beşler’, ‘Türkler Çıldırmış Olmalı’, ‘Umut’ gibi filmlerin yönetmenliğini yapmış olan Murat Aslan. Kalabalık oyuncu kadrosu, ajanlık yapmaya çalışan bir sinema diliyle Pak Panter belki de izlenmeye değer!

New York’ta Beş Minare
Biz geçen yıllarda basın gösteriminde Mahsun Kırmızıgül’ü görürdük, etrafımızda olurdu, yakınımızda… Bu sene bırakın Kırmızıgül’ü filmini de göremedik… Bildiğim kadarıyla iki gala yapıldı, sinema yazarlarından sadece üç arkadaş yerinde gitti ve izledi . Ben davetli değildim açıkçası. O yüzden basın bülteni geleneğimiz burada da devreye giriyor. Filmin 400 sinemada 900 salonu kapattığını, biletlerinin günler öncesinden satışa çıktığını belirtelim, yani film için canla başla çalışma hali var, es geçilen tek şey basın gösterimi! Biz anamızın karnından basın gösterimiyle çıkmadık elbette ama Kırmızıgül bizi ciddiye almama gerekçelerini sıralayınca biz de karşı taktik yapıyoruz ve hani ‘hepimiz kardeştik’ Mahsun Kırmızıgül diyoruz! Gelelim konusuna… İstanbul, New York, Bitlis üçgeninde geçen hikâye, yakın dönemin Türkiye’sini sorgularken,  “11 Eylül sonrası Amerika’nın ve dünyanın İslam ile olan Paranoyası”nı gözler önüne seriyor… 11 yıl önce projelendirdiği New York’ta Beş Minare filmini çekerek bir hayalini gerçekleştirmiş olan Mahsun Kırmızıgül, senarist ve yönetmen olarak Beyaz Melek ve Güneşi Gördüm’den sonra üçüncü filminde de yine “toplumsal bir konu”ya dikkat çekiyor… Sinemaseverler tarafından yaklaşık bir yıldır teaser’ı sinema salonlarında izlenilen New York’ta Beş Minare’nin kadrosunda; Danny Glover, Gina Gershon, Robert Patrick, Haluk Bilginer, Ali Sürmeli, Engin Atlan Düzyatan, Zafer Ergin, Suna Selen, Hüseyin Avni Danyal, Salih Kalyon, Murat Ünalmış, Onur Ünsal, Mahsun Kırmızıgül, Mustafa Sandal ve Eşref Kolçak rol alıyor.  Kırmızıgül, New York’ta Beş Minare filminde  de 140 kişilik müzisyenden oluşan “The City Of Prague Film Harmonic-Prag Senfoni Orkestrası” ve “Prague Opera Korosu” ile çalışıyor.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.