Yılın ilk festivali: Pembe Hayat KuirFest

Asi_Ve_Genc

Pembe Hayat Derneği’nin düzenlediği 2. KuirFest 17-24 Ocak 2013 tarihlerinde Ankara’da gerçekleşecek. Ödüllü LGBT temalı filmleri, kuir teoriyi masaya yatıracak etkinlikleri ve drag şovlara sahne olacak partileriyle KuirFest, soğuk Ankara kışına gökkuşağını yerleştirecek.

 Pembe Hayat Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Trans (LGBT) Dayanışma Derneği’nin düzenlediği 2. KuirFest, 17-24 Ocak 2013 tarihleri arasında Ankara’da yapılacak. LGBT hakları mücadelesine sanat aracılığıyla ifade alanları yaratmayı amaçlayan festival, Türkiye ve dünya sinemasından LGBT temalı filmlerin yanı sıra, kuir teoriyi tartışmaya açacak paneller ve sıradışı partileriyle Ankara kışına renk katmaya hazırlanıyor.

Gösterimlerin Kızılay Büyülü Fener Sineması ve Goethe Enstitüsü’nde yapılacağı KuirFest’te bilet fiyatları öğrenci 7 TL, tam 10 TL. Biletler 7 Ocak’tan itibaren Büyülü Fener Sineması gişelerinde satışa sunulacak.

 Ankara’da ilk kez KuirFest’te

KuirFest, sıradışı hikâyeleriyle kahkahalara boğan, ağlatan, heyecanlandıran LGBT temalı filmleri bir araya getiriyor. Sundance’ten Berlin’e, dünyanın önemli festivallerinde boy göstermiş bu filmler Ankara’da ilk kez seyirci karşısına çıkıyor.

Bunlardan, yılın çok sevilen lezbiyen filmi de olan Sağanak (Cloudburst, 2011), Olympia Dukakis ve Brenda Fricker gibi iki usta oyuncuyu bir araya getiriyor. Thom Fitzgerald’ın yönettiği film, 31 yıldır birlikte yaşayan ve zamanla yaşlılığın getirdiği sorunlarla tanışan lezbiyen çift Stella ve Dot’un hikâyesini konu alıyor. Dot’un yaşlılığından kaynaklanan hastalıklar nedeniyle bakım evine kaldırılmak istenmesi ve bunun üzerine Stella’nın sevdiği kadına yıllardır alıştıkları evde bakmak istemesiyle gelişen olaylar onları hiç de istemedikleri bir çözüme götürüyor: Evlilik. Dokunaklı olduğu kadar eğlenceli bir yol filmi de olan Sağanak, Milan, Philadelphia ve San Francisco gey ve lezbiyen filmleri festivallerinde en iyi film seçilmişti.

Uzayli_Lezbiyen_Ruh_Esini_Ariyor

 Programın bir diğer ‘ilişkiler filmi’ ise Amerikalı bağımsız sinemacı Ira Sachs’tan geliyor. Yılın en iyileri listesinde sıklıkla karşımıza çıkan ve Berlin’de Teddy Ödülü’nü kazanan Işık Açık Kalsın (Keep the Lights On, 2012),1997 yılında New York’ta başlıyor ve aşık olup birlikte yaşamaya başlayan yönetmen Erik ile avukat Paul’ün uzun süren ilişkilerindeki gelgitleri önümüze döküyor. Işık Açık Kalsın, kişisel bir eşcinsel aşk hikâyesi olmasının yanı sıra, günümüz ilişkilerine, bağlanma ve bağlılık sorunlarına dair yüzleşme olanağı sunan etkileyici bir bağımsız film.

Festivalin en keyifli filmlerinden biri olan Ağır Ablalar (Heavy Girls, 2012) ise, ömrünü aynı evde ve hatta aynı yatakta annesiyle birlikte geçirmiş Sven’in, Alzheimer belirtileri gösteren annesine bakıcı olarak gelen Daniel’e aşık olmasını ve bu iki adamın aradıkları şefkati birbirlerinde bulmalarını anlatıyor. Kısalarıyla tanınan Alman yönetmen Axel Ranisch’in ilk uzun filmi de olan Ağır Ablalar, hüznü ve neşeyi bir arada barındıran, hafızalardan çıkmayacak komik ve naif bir film.

Babam bir trans

İlk filmi Urban Feel’den (1999) 12 yıl sonra kamera arkasına geçen İsrailli yönetmen Jonathan Sagall’ın ilk gösterimini Berlin’de yapan filmi Ruj İzi (Lipstikka, 2011), Filistin sorunu ve lezbiyen aşkın iç içe geçtiği psikolojik bir drama. Kudüs Film Festivali’nde kadın oyuncularına ödül getiren film, Batı Şeria’dan Londra’ya göç etmiş iki genç kadının geride bıraktıklarını sandıkları bir hikâyeyle 15 yıl sonra yüzleşmelerini anlatıyor. Filistin meselesine ve militarizme getirdiği yorumla Berlin’deki ilk gösteriminde olay yaratan bu lezbiyen aşk hikâyesi, özellikle Nataly Attiya ve Moran Rosenblatt’ın oyunculuklarıyla hafızalara işliyor.

Endonezya sinemasının üretken isimlerinden Teddy Soeriaatmadja’nın yönettiği Güzel Babam (Lovely Man, 2011), dünyanın en büyük müslüman ülkesi Endonezya’da çekilen ilk trans temalı film olma özelliğini taşıyor. 19 yaşındaki dindar Jahaya’nın babasını bulmak için Cakarta’ya gelişini ve burada tanıştığı trans seks işçisi Ipuy’un babası olduğunu öğrenmesiyle birlikte ikisinin değişen hayatlarını anlatan film, Asya Film Ödülleri’nde  Ipuy’u oynayan Donny Damara’ya erkek oyuncu ödülü getirmişti. Ülkesinde fırtınalar koparan Güzel Babam, Cakarta’nın büyülü atmosferi ve gecelerine getirdiği görsel yorumla övgüyü hak ediyor.

Ruj_Izi

 Seks bloggerlerından uzaylı lezbiyenlere

Bloklar (Blokes, 2010) adlı kısa filmiyle adından söz ettiren Şilili yönetmen Marialy Rivas’nın ilk uzun metraj filmi olan Asi ve Genç (Young & Wild, 2012), her daim ilgi çekici ve tabu yıkıcı bir tema üzerinden ilerliyor: Ergen cinselliği. Sundance’te Dünya Sinema Yazarları Ödülü’nü, San Sebastián’da da büyük ödülü alan film, tutucu Evangelist bir ailede yaşayan ve ailesinin ısrarıyla dini bir televizyon kanalında staj yapmaya başlayan Daniela’nın baskı altında daha da güçlenen cinsel arzularını blog günlüğü sayesinde sansürsüzce yaşıtlarıyla paylaşmasını anlatıyor.

KuirFest’in en sıradışı filmi ise dünyaya düşen bir uzaylı kadınla utangaç Jane arasındaki aşkı anlatan Uzaylı Lezbiyen Ruh Eşini Arıyor (Codependent Lesbian Space Alien Seeks Same, 2011). Madeleine Olnek’in mezuniyet filmi de olan ve ilk gösterimini Sundance’te yapan film, gösterildiği festivallerde seyircinin büyük ilgisiyle karşılaşmıştı. Bilim kurgu ve komediyi yaratıcı bir biçimde harmanlayan bu zeki komedi, Siyah Giyen Adamlar’a (Men In Black) nanik yapmayı da unutmuyor.

LGBT hareketten unutulmaz portreler

KuirFest programında LGBT festivallerinin gözdesi üç belgesel gösteriliyor.

Krakow’da ve İsveç Akademisi Ödülleri’nde en iyi belgesel film seçilen Pişman Olanlar (Regretters, 2010), 60’lı yıllarda cinsiyet değiştirme operasyonu geçiren ve bu operasyonu geçirmemeyi dileyen Orlando Fagin ve Mikael Johansson’ın hikâyesini anlatıyor. İsveçli oyun yazarı ve belgesel sinemacı Marcus Lindeen’in yönettiği bu sıradışı film, biri doğduğu cinsiyeti çoktan değiştirmiş, diğeri hala cinsiyet geçişlilik sürecine adım atma aşamasında olan iki trans erkek üzerinden cinsiyet kimliği, baskı ve pişmanlık konularına etkileyici bir yorum getiriyor. Pek çok film festivalinin yanı sıra New York ve Moskova’da müzelerde de gösterilen Pişman Olanlar, güncel sanat meraklılarının kaçırmaması gereken bir deneyim vadediyor.

Isik_Acik_Kalsin

 Jeffrey Schwarz’ın yönettiği, yılın en çok konuşulan belgesellerinden biri olan Vito (2011) ise, Hollywood’un ipliğini pazara çıkaran meşhur Sakıncalı Film Dolabı’nın (The Celluloid Closet) yazarı Vito Russo’nun hayatını anlatıyor. Bu kitapla birlikte Hollywood filmlerinde geylerin temsilini ortaya koyan Vito’nun, 1980’lerin her geçen gün daha da muhafazakârlaşan Amerikan toplumuna ve Reagan döneminin zalim AIDS politikalarına karşı direnişte nasıl da önemli bir figür haline gelişini belgeliyor. Zeka ve mizahın, yaşama gücü ve ölümün gelişine rağmen mücadeleyi asla bırakmayışın, geride kalanlar için bir kara muhafazakar zeminin üstüne gökkuşağı bayrağını sermeye çalışmanın büyük mücadelesini anlatan Vito, izleyenleri derinden etkileyecek bir hayat hikâyesi barındırıyor.

KuirFest’in bir diğer etkileyici portresi ise Amerika’da siyah feminist hareketin önemli figürlerinden biri olan lezbiyen şair ve yazar Audrey Lorde’ye ait. Dagmar Schultz’un yönettiği ve Lorde’nin Berlin’e konuk profesör olarak gittiği yılları konu alan Audre Lorde: Berlin Yılları, 1984 – 1992 (Audre Lorde: The Berlin Years 1984 to 1992, 2012), çok kültürlülüğe ve çok sesliliğe inanan bu kadının otoriteye karşı ürettiği sözlerinin ve çalışmalarının Berlin’de yaşayan siyahi kadınların hayatlarında nasıl bir devrim yarattığını anlatıyor.

Etkinlikler de rengarenk

KuirFest’te film gösterimleri kadar etkinlikler de dikkat çekiyor: Audre Lorde: Berlin Yılları, 1984 – 1992’nin gösterimi ardından yapılacak ve lezbiyen aktivizminin konuşulacağı söyleşi; Türkiyeli sinema ve tiyatro oyuncusu LGBT oyuncuların konuşmacı olacağı “Perde Açılıyor” paneli; Başak Ertür ve Alisa Lebow’un Bülent Ersoy’un Şöhretin Sonu adlı filminden yola çıkarak yapacakları “Bülent Ersoy’un Kanunla İmtihanı” başlıklı panel ve drag şovlara sahne olacak partiler Ankaralı sinemaseverlere dolu dolu bir hafta yaşatacak.

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.