Bir ‘Yeryüzündeki Son Aşk’ değil!


David MacKenzie benim için farklı ilişkiler uzman yönetmeni. Tabii ben en çok en son filmi Yeryüzündeki Son Aşk filmini seviyorum. O filmden aldığım tat uzun zaman bir koku olarak yer etti hafızamda. Bir salgınla baş gösteren bir hastalık ve garip bir tutku hali, tabii Young Adam /Tutku Nehri’ni de katmak gerek aşkın farklı hallerine. 

Banu Bozdemir

You Instead /  Bu Gece Benimsin yönetmeninden dolayı heyecanla gittiğim ama tatmin düzeyimi ‘bu da böyle bir filmdi işte’ diye yükseltmeye çalıştığım bir yapım oldu. İskoçya’da yapılan büyük çaplı bir konserin içindeyiz. Ucu bucağı görünmeyen bir alanda çadırlar, ana ve ara sahneler, yeme içme mekanları, eğlence, çılgınlık her şey tavan yapmış durumda. Tabii  her şey iç içe geçmiş. Filmde zaman zaman bir belgeselci bakışı da var, çünkü kocaman bir alanda çekilen filmin dışına çıkıyor bazen kamera. Ama yine de o alanda sıkıştırmayı ve konuya sabitlenmeyi becermiş yönetmen.  

Rock yıldızlarının dünyasında geçmesi dolayısıyla ilginç aslında. Kişilikleri hep merak edilen, aşkı beceremeyen ve dibe vurmanın ötesinde başka bir ruh haline bürünen bu insanlar bu filmde gerçek aşka yönelen kişiler olarak anlatılıyor. Zorunluluktan bir aşk doğar mı, onu deniyoruz film boyunca. Adam ve Morello konser alanında gruplarının kavga etmesi sonucu tanışıyor ve tanımadıkları bir adam tarafından kelepçelenip bırakılıyor. İkilinin kavgaları, sevgililerin olaya dahil olmaları, konser alanında oradan oraya beraberce sürüklenmeleri her şey jet hızında gelişiyor.

Bir kelepçe, bir konser alanı ve asıl olana aşlık eden sevgililerle olay sonunda garip bir aşk denklemine dönüşüyor. Bu hali de biraz inandırıcılıktan uzak tabii. Bir gecede kelepçelendiğiniz, kaçamadığınız bir kadın ya da adamdan etkilenirsiniz ama deli gibi bir tutkunuz olmaz, film orada tökezliyor. Adeta bir şarkı kıvamında kayıp gidiyor elimizden. Kendi içinde belli bir espri algısı da yok değil! Filmi sürükleyen şeylerden birisi de o. Sanki bir konser kaydının içine sızmış gibiyiz ve ortamın esprisinde gülümsüyoruz. Ama asla bir Yeryüzündeki Son aşk değil! Dediğim gibi yönetmenin önceki işlerinin hatrına izlemek isteyebilirsiniz ama kalabalık bir yaz vizyonu haftasında arka sıralarda bırakabilirsiniz. Bir müzikal olarak kabul edip, bir konser alanına sızmış olarak da algılayabilirsiniz kendinizi. Filmi izlerken aklına One Love Film Festivali geldi. Ve diğerleri. Bizimkiler bunun yanında bir hayli minimal kalıyor ve biz hala ‘ne kadar coşacaklar’ kaygısı taşıyan bir ülkedeyiz ne yazık ki! Adamlar salmışlar her şeyi, bir de aşk filmi çıkarmışlar ortamdan. Kelepçeli aşk. Mackenzie kafası işte. Yalın, çılgın, esprili, akıp gidiyor ama yine de yönetmeninden beklediğimiz o müthiş dokunmayı yapamıyor! Kafa sallamak serbest ama!

 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.