33. İFF Programı belli oldu…

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, onuncu kez Akbankın desteğiyle düzenlenecek İstanbul Film Festivalinin programı bu yıl da dopdolu. Her yıl yaklaşık 150 bin izleyiciye ulaşan Türkiyenin en büyük sinema etkinliği İstanbul Film Festivalinin 33üncüsü 5 Nisanda başlıyor.

Akbank’ın onuncu kez desteklediği İstanbul Film Festivali’nin 33’üncüsü, 520 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek. Programındaki filmlerin niteliği ve çeşitliliğinin yanı sıra izleyici sayısıyla da önder konumunu koruyan İstanbul Film Festivali, bu yıl da sinemaseverlere 20nin üzerinde bölümde 200ü aşkın filmin yanı sıra usta sinemacıların katılacağı söyleşiler, atölye çalışmaları ve sinema dersleriyle dolu iki hafta yaşatacak. 

FESTİVALİN ONUR ÖDÜLLERİ

İstanbul Film Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü bu yıl, tarih, savaş ve insan yazgısı kavramlarını sık sık yapıtlarına konu eden büyük usta Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda alacak. Ödülü, sağlık sorunlarından ötürü İstanbul’a gelemeyecek olan yönetmenin adına, yönetmenin Walesa: Man Of Hope / Walesa adlı filminin 12 Nisan Cumartesi günü yapılacak gösteriminden önce filmin başrol oyuncusuna verilecek.

İstanbul Film Festivali Onur Ödülleri de bu yıl yedi saygın isme takdim edilecek.

Festivalin açılış töreninde Türkiye sinemasına yıllar boyu emek vermiş senarist Umur Bugay, oyuncu Sevda Ferdağ, yapımcı Abdurrahman Keskiner, oyuncu Eşref Kolçak, müzisyen Atilla Özdemiroğlu ile yönetmen, senarist ve yapımcı İrfan Tözüm’e İstanbul Film Festivali Onur Ödülleri takdim edilecek.

İstanbul Film Festivali, popüler ve nitelikli film yapımcılığında 40. yılını kutlayan Fransız yapım şirketi MK2’nün kurucusu Marin Karmitz’e de Sinema Onur Ödülü takdim edecek. 2014 yılında sinema kariyerinin 40. yılını tamamlayan, bağımsız film dağıtımcılığının ünlü ismi, yönetmen ve yapımcı Marin Karmitz festivalin 19 Nisan Cumartesi akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenecek kapanış ve ödül töreninde Sinema Onur Ödülü’nü almak üzere İstanbul’da olacak.

FESTİVALDE ALTIN LALE HEYECANI

İstanbul Film Festivali’nin Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışmaları kapsamında bu yıl da Türkiye ve dünya sinemasının seçkin yapımları ödül için yarışacak. Festivalin ikinci haftasında jüri ve izleyici karşısına çıkacak filmlere ödülleri, 19 Nisan Cumartesi akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenecek kapanış ve ödül töreninde verilecek.

  • Altın Lale Uluslararası Yarışma

33. İstanbul Film Festivali’nin “Uluslararası Yarışma” bölümünde festivalin büyük ödülü Altın Lale için, sanat ve sanatçı temasını işleyen ya da bir edebiyat eserinden uyarlanan 11 film yarışacak. Şakir Eczacıbaşı anısına verilen Uluslararası Altın Lale Ödülü, bu yıl da Eczacıbaşı Topluluğu tarafından 25.000 avroluk para ödülüyle desteklenecek. Bu ödülün 10.000 avrosu Altın Lale’nin sahibi olacak filmin yönetmenine, 10.000 avrosu filmin Türkiyedeki dağıtımını üstlenecek firmaya, 5.000 avrosu ise Jüri Özel Ödülünü kazanacak filmin yönetmenine verilecek.

33. İstanbul Film Festivali Altın Lale Uluslararası Yarışma Jürisi’nin başkanlığını A Separation / Bir Ayrılık ve The Past / Geçmiş filmleriyle tanınan İranlı yönetmen Asghar Farhadi üstlenecek. Farhadi’nin yanı sıra jüride yönetmen Philippe Le Guay, prodüktör ve London Film School direktörü Lynda Myles, senarist Razvan Radulescu ve oyuncu Defne Halman yer alacak. Lynda Myles festival izleyicileri için bir de sinema dersi verecek.

Geçen yıl Peter Weir başkanlığındaki jüriden What Richard Did / Ne Yaptın Richard? ile Uluslararası Altın Lale’yi kazanan İrlandalı yönetmen Lenny Abrahamson’ın son filmi Frank, ilk kez Sundance Film Festivali’nde izleyici karşısına çıktı. Başrollerini Domhnall Gleeson, Michael Fassbender ile Maggie Gyllenhaal’un paylaştığı Frank, alışılmadık bir müzikal komedi. Filmde başarılı olmak isteyen bir müzisyen, çılgın bir müzik grubuna katılır. Grubun solisti Frank, başındaki kafa şeklindeki dev maskeyi hiç çıkarmadan şarkı söyler. Filmde Frank’i canlandıran Michael Fassbender şarkıları kendisi seslendiriyor. Yönetmen Lenny Abrahamson da festivalin konukları arasında.

Her çalışmasında dram ile komedi arasında bir denge kurmasıyla tanınan, İzlanda sinemasının en ilgi çekici simalarından Ragnar Bragason son filmi Metalhead / Metalci ile Altın Lale için yarışacak. Heavy metal’e şapka çıkaran bu hem komik hem de duygusal film, gözlerden uzak bir çiftlikte büyüyen ve rock yıldızı olmayı çok ama çok isteyen bir genç kızın hikâyesini anlatıyor. Yönetmen Ragnar Bragason Nisan ayında festivalin konuğu olarak İstanbul’a gelecek.

Başrollerinde Mia Wasikowska ve Adam Driver’ın rol aldığı Tracks / Çöldeki İzler, Robyn Davidson’ın 1978 yılında dokuz ay boyunca Avustralya’nın kuzeyindeki Alice Springs’den kıtanın batısına develerle 2700 kilometre süren yolculuğunu konu alan bir cesaret ve azim öyküsü anlatıyor. Davidson’ın anı kitabından uyarlanan filmin yönetmeni John Curran, The Killer Inside Me / İçimdeki Katil (2010) filminin senaristi olarak tanınıyor. John Curran da festivalin konuklarından.

Kanadalı yazar, yönetmen ve oyuncu Xavier Dolan’ın, Hitchcockvari bir psikolojik gerilim olan dördüncü uzun metrajlı filmi Tom at the Farm / Tom Çiftlikte heyecanla beklenen yarışma filmlerinden. Venedik’te FIPRESCI ödülü alan filmde Dolan yine farklı bir film türünü deniyor. Xavier Dolan’ın “MK240. Yıl” kapsamında yine festival programında yer alan bir önceki filmi Laurence Anyways de Cannes’dan ödülle dönmüştü.

Alışılmadık bir büyüme ve neşeli bir özyaşam öyküsü olan Myself and Mum / Ben, Kendim ve Annem, Fransız sahne sanatçısı Guillaume Gallienne yıllardır sahneye koyduğu tek kişilik gösterisini beyaz perdeye uyarlıyor. Hep kız çocuğu istemiş olmasına rağmen üç oğlu olan annesinin zamanla Guillaume’u kendi kendine eşcinsel varsayışını konu alıyor. Filmde hem kendi gençliğini hem de annesini canlandıran Galliene, cinsel kimliğinin oturması sırasında yaşadıklarına değinirken film boyunca eşcinsel film klişelerini ve büyüme öykülerini tiye alıyor. Cannes Film Festivali’nde Yönetmenlerin Onbeş Günü bölümünün açılışını yapan filmi, 28 Şubat’ta verilen Cesar ödüllerinde En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu da dahil olmak üzere toplam 5 ödül alarak büyük bir başarıya imza attı.

Selanik’te İzleyici Ödülü, Valladolid’de En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazanan Papusza / Taş Bebek ise ilk kadın Roman şair Bronislawa Wajs, ya da tanındığı isimle Papusza yani Taş Bebek’in adını taşıyor. Polonya’da “lanetli şair” olarak tanınan Papusza’nın yaşam öyküsü, ülkedeki Roman toplumunun tarihiyle de ortak yönler taşıyor. Filmin başrol oyuncusu Jowita Budnilk de festivale katılacak.

Abim Evin Tek Çocuğu ve Hayatımız ile tanıdığımız Daniele Luchetti, kısmen otobiyografik yeni filmi Those Happy Years / Mutlu Yıllarımız’da seyirciyi film çekmeye meraklı bir çocuğun gözlerinden 70’li yıllara götürüyor. Yönetmen Daniele Luchetti’ye göre, peliküle ve onun kendine has kokusuna bir saygı duruşu olan Mutlu Yıllarımız’ın ilk gösterimi Toronto Film Festivali’nde gerçekleşmişti. Daniele Luchetti de festivale katılacak.

2013 İsveç’in Oscar’ı sayılan Guldbagge ödüllerinde En İyi Film ve En İyi Senaryo, Venedik’te ise gösterildiği Ufuklar Bölümü’nde FIPRESCI Ödülü alan The Reunion / Buluşma İsveçli sanatçı Anne Odell’in ilk filmi. İlkokul yıllarında maruz kaldığı zorbalıklardan etkilenerek çektiği Buluşma’da Odell bir mezunlar buluşmasının önce sahtesini filme çekiyor, ardından sınıf arkadaşlarına bu filmi gösteriyor; böylece gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi epeyce esnetiyor.

2005’te festivalde gösterilen La Face cachée de la lune / Ayın Saklı Yüzü ile hayran kitlesini artıran ünlü tiyatro ve sinema yönetmeni Robert Lepage, kısa film yönetmeni Pedro Pires ile birlikte yine Lepage’ın bir tiyatro oyununu sinemaya aktarıyor. Lipsynch’in film uyarlaması olan Triptyque / Üçleme, ilk gösterimini yaptığı Toronto Film Festivali’nde büyük ilgi topladı. Lepage’ın diyalog ve görsellik dehasının yine ön plana çıktığı, hafıza ve kimlik kavramlarıyla oynayan Üçleme, Quebec’li bir kitapçı, Alman bir beyin cerrahı ve bir caz şarkıcısının kesişen hayatlarını mercek altına alıyor.

Martin Provost’un Toronto Film Festivali’nde prömiyerini yapan filmi Violette, başrollerini Emmanuelle Devos ve Sandrine Kiberlain’in paylaştığı bir dönem filmi. Filmin başkahramanı ise filme adını da veren Fransız yazar Violette Leduc. Fransız kamuoyunda kadın cinselliği, kürtaj gibi meseleleri ilk kez tartışmaya açan yazarlarından sayılan Leduc, daha çok ünlü kadın yazar Simone de Beauvoir ile olan dostluğu ile tanınıyor. 2. Dünya Savaşı günlerinde başlayan film, bu yakınlığı mercek altına yatırıyor.

Joachim Trier’in birçok ödüllü filminin senaryosunda imzası bulunan Norveçli yönetmen Eskil Vogt’un ilk uzun metrajlı filmi Blind / Körlük, görme duyusunu kaybeden bir kadının aklını da kaybetmemek için gerçekliğe sıkı sıkı sarılma mücadelesini işleyen gerilimli olduğu kadar mizah unsurlarını da kullanan bir dram. Görüntü yönetmenliğini Dogtooth / Köpekdişi’nin de kameramanlığını üstlenen Thimios Bakatakis’in yaptığı ve yalnızca görme hakkında değil yazma ve yalnızlık üzerine bir film de olan Körlük, Sundance’de Senaryo Ödülü kazandı.

  • Ulusal Yarışma ve Türkiye Sineması

 İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Yarışma ve Türkiye Sineması sponsorluğunu, festivale 27 yıldır destek veren Anadolu Efes üstlenecek. Festivalde Türkiye’den, yapımı 2013–2014 sezonunda tamamlanmış filmlerin bir araya geldiği “Türkiye Sineması” bölümünde “Ulusal Yarışma”nın yanı sıra “Yarışma Dışı”, Belgeseller ve “Yeni Türkiye Sineması” başlıkları altında 35 film gösterilecek. Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nin düzenlediği 2014 Hisar Kısa Film Seçkisi de ilk gösterimini yine İstanbul Film Festivali’nde yapacak.

  • Altın Lale Ulusal Yarışma

 Ulusal Yarışmada Altın Lale Ödülü için, yapımı 2013–2014 sezonunda tamamlanan Türkiye’den filmler yarışacak. “Ulusal Yarışma” jüri başkanlığını, Türkiye sinemasının usta yönetmenlerinden Derviş Zaim üstlenecek. Altın Lale Ulusal Yarışma Jürisi’nin diğer üyeleri, ARTE Dışalımlar Sorumlusu Karen Byot, Varşova T–Mobile Yeni Ufuklar Film Festivali Sanat Direktörü Joanna Lapiska, oyuncu Nadir Sarıbacak ve yazar Hakan Günday. Jüri festivalde, En İyi Film, En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik olmak üzere, toplam 9 dalda ödül verecek.

Ulusal Yarışma”da yer alacak filmler arasından jürinin seçeceği En İyi Film’e 150.000 TL, En İyi Yönetmen’e ise 50.000 TL ödül verilecek. İlk kez 2011 yılında para ödülüyle desteklenen Jüri Özel Ödülü bu yıl da en iyi ikinci filme verilecek. Onat Kutlar anısına verilecek bu ödülü kazanan filmin yapımcısına Anadolu Efes tarafından 60.000 TL verilecek. Festivalde En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu seçilecek isimler 10.000er TL alacak. 33. İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma’da jüri ayrıca, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik dallarında da ödüller verecek.

Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül için bu yıl 10 film jüri karşısına çıkacak. Yarışmadaki 5 film dünya,

3 film ise Türkiye prömiyeri yapacak. Ulusal Yarışma” bölümünün filmleri şöyle:

–     Silsile / Ozan Açıktan

–     Şarkı Söyleyen Kadınlar / Reha Erdem

–     Sesime Gel / Hüseyin Karabey (Türkiye prömiyeri)

–     Gittiler / Kenan Korkmaz (Dünya prömiyeri)

–     Kumun Tadı / Melisa Önel (Türkiye prömiyeri)

–     Bir Varmış Bir Yokmuş / Kazım Öz (Dünya prömiyeri)

–     Ben O Değilim / Tayfun Pirselimoğlu (Türkiye prömiyeri)

–     Deniz Seviyesi / Esra Saydam & Nisan Dağ (Dünya prömiyeri)

–     Ayhan Hanım / Levent Semerci (Dünya Prömiyeri)

–     İtirazım Var / Onur Ünlü (Dünya prömiyeri)

  • Yarışma Dışı

 Şavaş Baykal’ın Şiirin Tadı, Atıl İnaç’ın Daire, Ferit Karahan’nın Cennetten Kovulmak, Ramin Matin’in Kusursuzlar ve Nihat Seven’in Uzun Yol filmleri festivalin “Yarışma Dışı” bölümünde izleyicilerle buluşacak.

  • Yeni Türkiye Sineması

İlk ya da ikinci filmini çeken yönetmenlerin yapıtlarının bulunduğu “Yeni Türkiye Sineması” başlığında bu yıl Ozan Adam’ın Körler Jaluziler İçin, Levent Çetin’in Sivil, Murat Eroğlu’nun Şafakla Dönenler, Aydın Orak’ın Asasız Musa, Can Oral’ın Buna Değer, Görkem Sarkan’ın Nergis Hanım ve Ebubekir Uygur’un Ana adlı filmleri izleyiciyle buluşacak.

  • Belgeseller

Festivalin Belgesel Danışma Kurulu’nun 40ın üzerinde başvuru arasından yaptığı seçki, “Türkiye Sineması”nın “Belgeseller” kuşağında gösterilecek.

Daha önce 20. İstanbul Caz Festivali’nde gösterilen Batu Akyol’un Türkiyede Caz isimli belgeselinin yanı sıra Kıvılcım Akay’ın Dileğim Barış Olsun, Devrim Akkaya’nın Diyar, Veysi Altay’ın 33 Yıllık DirenişBerfo Ana, Emel Çelebi’nin Kül Kedisi Değiliz, Özgür Fındık’ın Olağan Haller, Cenk Örtülü ve Zeynel Koç’un O İklimde Kalırdı Acılar, Kenan Özer’in Saklı Dil, Güliz Sağlam’ın Tepecik Hayal Okulu, Burak Serbest’in Negri ile İstanbulda, Özay Şahin’in Fırtına Emine, Reyan Tuvi’nin Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek… ve Ahmet Yurtkur’un Uzak belgeselleri ilk kez festival kapsamında izleyiciyle buluşacak.

  • Festivalden Seyfi Teoman anısına: Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü

İstanbul Film Festivali’nin genç yaşta kaybettiğimiz yönetmen ve yapımcı Seyfi Teoman anısına verdiği Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’ne, festivalin Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışmaları’nın yanı sıra, “Türkiye Sineması” bölümünde yer alan “Yarışma Dışı” ve “Yeni Türkiye Sineması” kuşakları ile “Sinemada İnsan Hakları” bölümünde gösterilen Türkiye yapımı tüm ilk filmler aday olabilecek.

Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan filmin yönetmenine Cem Yılmaz, CMYLMZ Fikirsanat aracılığı ile 30.000 TL verecek. İlk kez geçen yıl verilen ödülü Cem Yılmaz beş yıl boyunca destekleyecek.

SEZONUN MERAKLA BEKLENENLERİ AKBANK GALALARINDA

İstanbul Film Festivali’nin popüler bölümlerinden “Akbank Galaları”nda, geniş kitleye seslenen, yıldızları usta yönetmenlerle buluşturan, merakla beklenen filmlerin Türkiyedeki ilk gösterimleri yapılacak. Gösterimler Beyoğlu’ndaki Atlas sinemasında yapılacak.

Wes Anderson’ın Berlin Film Festivali’nin açılışını yapan ve Jüri Büyük Ödülü’nü de kazanan son filmi The Grand Budapest Hotel / Büyük Budapeşte Oteli, Akbank Galaları’nın merakla beklenen filmlerinden. Türkiye prömiyerini festivalde yapacak film 1920’lerde Avrupa’da büyük bir otelde yıllardır görev yapan, adı efsaneleşmiş Gustave H. ile yakın arkadaşı, lobi görevlisi Zero Moustafa’nın maceralarını anlatıyor. Filmin bol yıldızlı oyuncu kadrosunda Ralph Fiennes’ın yanı sıra F. Murray Abraham, Edward Norton, Mathieu Amalric, Saoirse Ronan, Adrien Brody, Willem Dafoe, Léa Seydoux, Jeff Goldblum, Jason Schwartzman, Jude Law, Tilda Swinton, Harvey Keitel, Tom Wilkinson, Bill Murray, Owen Wilson gibi isimler yer alıyor.

Schindlerin Listesi ve İngiliz Hasta filmlerinde canlandırdığı karakterlerle en iyi erkek oyuncu dalında Oscar’a aday gösterilen Ralph Fiennes, Büyük Budapeşte Oteli’nin başrolünün yanı sıra The Invisible Woman / Görünmeyen Kadın filminde bu kez hem yönetmen hem de oyuncu olarak karşımıza çıkıyor. Yazar Charles Dickens’ın karısına rağmen uzun yıllar tutkulu bir aşkla ilişkisinin sürdüğü oyuncu Nelly Ternan’ı anlatan film Abi Mogan tarafından senaryoya uyarlandı. Ralph Fiennes’in canlandırdığı Dickens’ın unutulmaz aşkı Nelly’yi Felicity Jones canlandırıyor.

2003 yılında İstanbul Film Festivali Sinema Onur Ödülü’nü alan yönetmen Stephen Frears’ın Martin Sixsmith’in The Lost Child of Philomena isimli kitabından uyarladığı son filmi Philomena / Umudun Peşinde de Akbank Galaları kapsamında izleyicilerle buluşacak. Aynı zamanda festivalin açılış filmi olan Philomena, kayıp oğlunu arayan bir annenin gerçek öyküsünü anlatıyor. Prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nde birçok ödül kazanan Umudun Peşinde, dört dalda BAFTA, üç dalda Altın Küre ve “En İyi Film” ile “En İyi Kadın Oyuncu” dahil dört dalda da Oscar’a aday gösterildi. Jeff Pope ve İngiliz mizahının başarılı ismi, aynı zamanda filmin başrol oyuncularından Steve Coogan tarafından senaryolaştırılan filmde, Philomena rolünü etkileyici performansıyla Judi Dench üstleniyor.

Fransız yönetmen Cédric Klapisch’in LAuberge Espagnole / İspanyol Pansiyonu ve Les Pouppées Russes / Rus Bebekler’den sonra çektiği, üçlemenin son filmi Chinese Puzzle / Aşk Bulmacası, çocuklarından ayrı kalmaya dayanamayarak eski eşinin peşinden New York’a taşınan 40 yaşındaki Xavier’nin maceralarını anlatıyor. Bu hareketli kent komedisinde Klapisch’in daha önceki filmlerinde de beraber çalıştığı Romain Duris, Audrey Tautou ve Cécile de France rol alıyor.

Downton Abbey isimli televizyon dizisiyle BAFTA’dan En İyi Yönetmen Ödülü kazanan Brian Percival, birçok ülkede en çok satanlar listelerinde yer alan The Book Thief / Kitap Hırsızı kitabını aynı adla sinemaya uyarladı. Kitap Hırsızı’nda rol alan genç oyuncu Sophie Nélisse performansı ile dikkat çekerek Satellite Film ve Phoenix Film Eleştirmenleri Topluluğu tarafından ödüle layık görüldü. Nazi Almanya’sında geçen Kitap Hırsızı, Azrail’in gözünden bir kızın kitap çalarak kendine büyülü bir dünya kurmasını anlatıyor. Filmin başrollerinde ayrıca Geoffrey Rush ve Emily Watson yer alıyor.

Roman Polanski’nin aynı adlı ünlü tiyatro oyunundan uyarladığı ve Cannes’da Altın Palmiye için yarışan son filmi Venus in Fur / Kürklü Venüs merakla beklenen Gala filmlerinden. Kadın ve erkek arasındaki savaşın bir yansıması olarak bir yönetmen ve onun sahneye koyacağı oyunda başrolü kapmaya çalışan bir aktrisin birbirine hazırladığı kurnaz tuzakları anlatan filmde Polanski hınzırca kendisiyle de dalga geçiyor. Yönetmen rolündeki Mathieu Amalric, şaşırtıcı şekilde Polanski’nin gençliğine benzerken, aktrisiyse Polanski’nin gerçek hayattaki karısı Emmanuelle Seigner canlandırmakta. Polanski bu filmiyle 28 Şubat’ta Cesar’larda En İyi Yönetmen ödülünü kazandı.

Akbank Galaları bölümünün en merakla beklenen filmleri Villeneuveden! 2009 Filmekimi’nde Polytechnique filmiyle izlediğimiz, 30. İstanbul Film Festivali’nde Incendies / İçimdeki Yangın filmiyle Altın Lale için yarışan Kanadalı yönetmen Denis Villeneuve 2013 yılında yaptığı son iki filmi Enemy / Düşman ve Prisoners / Tutsak ile bu yıl yine festival programında.

Nobel ödüllü yazar José Saramago’nun Türkiye’de de yayımlanan The Double / Kopyalanan Adam isimli romanından esinlenerek Javier Gullón tarafından senaryosu yazılan gerilim filmi Düşman, televizyonda kendisine çok benzeyen birini gören bir adamın bu benzerinin izini sürüşünü ele alıyor. Villeneuve’ün bu filminde başrolü, birbirine tıpatıp benzeyen iki ayrı adamı oynayan Jake Gyllenhaal üstlenirken, Mélanie Laurent, Isabella Rossellini, Sarah Gadon, Stephen R. Hart ve Jane Moffat gibi isimler ona eşlik ediyor. Düşman, Courmayeur Noir Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü kazandı.

En İyi Görüntü dalında Oscar’a aday gösterilen Tutsak ise, kaçırılan iki kız çocuğunun aranması sırasında yaşananları anlatıyor. Denis Villeneuve, Düşman filmini çekerken yeni bir film yönetmek için teklif alınca birlikte çok uyumlu çalıştığı Jake Gyllenhaal’ı hemen bu yeni filmin kadrosuna da dahil ediyor. Soluk soluğa izlenen bir polisiye gerilim olan Tutsak’ın oyuncu kadrosunda, bu kez yardımcı rolde olan Gyllenhaal’ın yanısıra Hugh Jackman, Maria Bello, Terrence Howard, Melissa Leo ve Paul Dano yer alıyor.

Yönetmen Fred Schepisi’nin merakla beklenen filmi Words and Pictures / Sözcükler ve Resimler de Türkiye’deki sinemaseverlerle ilk defa “Akbank Galaları”nda buluşacak filmlerden…

 ÖZEL GÖSTERİM: TÜRK KLASİKLERİ YENİDEN

 İstanbul Film Festivali, Groupama işbirliğiyle yedi yıl önce başlattığı Özel Gösterim: Türk Klasikleri Yeniden” bölümüyle Türkiye sinemasının önemli yapıtlarının restore edilip yıllar sonra sinema perdesinde yeniden gösterilmelerini sağlıyor.

Festival kapsamında gerçekleştirilecek özel gösterimde bu yıl 2005 yılında festivalin Sinema Onur Ödülü’nü alan Yavuz Turgul’un yazıp yönettiği, başrollerinde Şener Şen, Uğur Yücel ve Sermin Hürmeriç’in yer aldığı, 1988 İstanbul Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü alan 1987 yapımı Muhsin Bey filmi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu SinemaTV Merkezi tarafından restore edilerek izleyicilere sunulacak. Filmde başrolü üstlenen Şener Şen 2006 yılında, görüntü yönetmeni Aytekin Çakmakçı 2013 yılında festivalin Sinema Onur Ödülü’nü almıştı. Filmin yapımcısı Abdurrahman Keskiner ve özgün müziklerini besteleyen Attila Özdemiroğlu da bu yıl Sinema Onur Ödülü’nü alacak.

Sinemaseverler Groupama işbirliğiyle, daha önceki yıllarda Erden Kıral’ın 1979 yapımı Bereketli Topraklar Üzerinde, Lütfi Ö. Akad’ın 1949 tarihli Vurun Kahpeye, Atıf Yılmaz’ın 1978 tarihli Selvi Boylum Al Yazmalım, Memduh Ün’ün 1958 tarihli filmi Üç Arkadaş, Halit Refiğ’in 1964 tarihli Gurbet Kuşları ve Lütfi Ö. Akad’ın 1968 tarihli Vesikalı Yarim filmlerini restore edilmiş kopyalarından izleme şansı bulmuştu.

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.