Aşk hayal olduğu sürece iyidir!


Lütfen Beni Öldürme  / Stranger Than Fiction yazar Karen Eiffel’in ana karakteri Harold Crick’i nasıl öldüreceği üzerine bir filmdi. Karakterin yazara müdahalesi gerekir zira yazar onun yazdıklarını anında yaşadığını  bilmez. Ruby Spark / Hayalimdeki Aşk da bu minvalde giden bir film. Ama daha duygusal, çünkü karakterine aşık olan bir yazar hakkında…

Banu Bozdemir  

Calvin nasıl derler başarılı ama biraz asosyal bir yazar. Çok başarılı olan romanından sonra bütün gözler onun üzerinde. Hem yeni bir roman yazmaya koyulur hem de roman karakterini sevebileceği bir kız olarak tasarlar adını Ruby koyar. Ruby bir hafta sonra romandan çıkar ve Calvin’in evinde neşeyle şakımaya başlar. Evet Calvin’in hayatına bir aşk girmiştir hem de yazdığı kitaptan çıkıp… Film bir yandan yazar algı ve bakışını açımlayıp onu yeni bir yola sokarken bir yandan da ego ve burnu büyük duran bir algıya başkaldırıyor. Ruby Calvin’in hayatında onun istediği şekilde olduğu sürece problem yok ama Ruby kendi dünyasını kurmak isteyince Calvin’in kalem darbeleriyle karşılaşıyor. Yani komik ve neşeli başlayan film sonlara doğru trajik bir noktaya kayıyor.

Tabii ne Calvin ne de Ruby dört dörtlük tipler değil. Hatta Calvin başta kendisi için çizilen anlaşılmaz, soğuk ve depresif adam imajının bir hayli dışına taşıyor, Ruby kendisine eşlik ettiği sürece sorun yok… Calvin’in bilgisayar yerine daktiloyu tercih ettiği, Ruby’le ilgili herhangi bir değişim yapılacaksa son sayfanın özenle daktiloya yerleştirilmesi ve bir cümle yazılması yetiyor. Bunu keşfeden Calvin bu eylemi bir süre sonra deli gibi tekrar eder hale geliyor ve biz de Ruby’nin değişen hallerini bazen gülerek, bazen üzülerek izliyoruz ve yazar egosu denen şeyin vahameti ile tanışıyoruz.

Filmi izlerken ben de yazdığım kitaplarda yarattığım karakterlere nasıl yön verdiğimi düşündüm evet çok benzer şeyler. Yarattığın, yırtılmayacak, kopmayacak, tamamen kaderi senin ellerine teslim bir karakteri istediğin gibi kesip biçiyorsun. Leylalı Haller kitabımda Leyla karakterine yaşattıklarım için az vicdan azabı çekmedim değil! Calvin’de en sonunda bunu yaşıyor ve Ruby’i özgür bırakıyor. Evet son zamanların o en bildik esprisini yapmak istiyorum bir yandan da özgür bırak dönerse senindir, dönmezse hiç senin karakterin olmamıştır zaten!


Filmin akışında Calvin’in anne ve babasının yaşadığı bir dünya var ki, her şeyi bırak ve o doğal akışa kendini bırak tarzında. Annette Bening ve Antonia Banderas’ın can verdiği bu doğal yaşam insanları ve yaşadıkları atmosfer harika. Ruby ve Calvin’in abisi bu dünyanın içinde yaşamın tadını çıkarırken Calvin kendini iç dünyasına çekiliyor bir kez daha . Her şey Calvin’in Ruby’nin üzerinden kalem tutan ellerini çekmesini işaret ediyor.

Ruby bir roman karakteri olduğunu bilmediği için yaşadıklarını kendine yoruyor! Bence aşk dengeleri, ilişki yaratımları ve egonun seviyeleri konusunda izlenmesi gereken başarılı ve keyifli bir film… Paul Dano ve Zoe Kazan özellikle Kazan etkili bir performans sunuyor. Film hayaller güzeldir ama onları rahat bıraktığın sürece önermesini savunuyor. Filmin ara sıra ufak tefek sarkmaları olsa da herkese öneririm…

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.