Bu kadar şehir kafası hepimiz için fazla!

ky3

Yeni İstanbul’un sınırları çizildi biliyorsunuz. Çok yakında hepimiz eski İstanbul’da oturuyor olacağız ve yeni İstanbullular bizi ziyarete gelecek… Eski Mardin yeni Mardin hesabı olacak biraz durum. Ama benim anlamadığım Edirne’den İzmit sınırlarına dayanan İstanbul’dan yeni bir tane inşa etmeye gerek yoktu. Maşallah bütün ülke İstanbul olacak neredeyse!

Banu Bozdemir 

Ama Başbakan açıkladı, yeni İstanbul uzay üssü gibi bir şey olacak. Yeni olan bir şeyden de ancak o kadar beklenirdi. Önce eski binaları yıkarak, yok ederek yani bu şehrin altını üstünü getirmeye çalışarak yeni bir İstanbul imajı yaratmaya çalıştı ama baktı olmadı, yenisini yaparım ben bunun dedi ve start verdi! Helal olsun en azından aklına koyduğunu yapan bir başbakanımız var!

Aslında başka bir mevzu daha var. Biliyorsunuz köyler mahalle oluyor… Yani köylerin özerk yapısı devletin gözüne batmış olmalı ki, ne bu başıboşluk, artık her şey bizim kontrolümüzde olacak deme gereği duydular. Artık köy muhtarının yetkisi falan kalmayacak, kendisi kalacak mı ondan emin değilim ama köylerin bütün yetkisi belediyelere verilecek. Köylü kendi kuyusundaki su için bile bedel ödemek zorunda kalacak. Aslında her zamankinden daha fazla sevme zamanı değil mi köylüyü? Daha fazla üretime, hatta doğal üretime teşvik etme zamanı değil mi? Elimizde bir tek onlar kalmadı mı doğallık deyince. Köylü kurnazlığı vs. demeyin şimdi bana, onlar başka mevzular.

sehirler_3

Neden her şeyi kentsoylu yapma hevesi anlamıyorum, anlamak da zorlanıyorum. Köyler benim çocukluğumun yolları,  babam memur olduğu için sıkça gittiğimiz köyler, köylüler ki biz de kasabada yaşıyorduk zaten… Biz gelince şenlenen köy evleri, gönüllerinden taşan ikramlar, hepsi binbir doğallıkla karşımıza çıkan insanlar… Şimdi biz istiyoruz diye mahalleli mi olacaklar? Her şeye el atıldı, her şeyin içi boşaltıldı ama orada biraz durun yahu! Köylüler bir ülkenin doğal havzalarıdır bence. Başımız sıkışınca ‘orada bir köy var uzakta’ diyebilmeliyiz. Hatta biz de daha fazla şehir insanı olmak yerine köylü samimiyetinde insanlar olmaya çabalamalıyız. Ben şehir insanından bir fayda göremedim, her gün kalabalığa karışıp, sonra o kalabalıktan kaçmaya çalışan insanlar topluluğu değil mi şehirliler. Evim evim güzel evim dedirten bir kangren değil mi bu şehir…

14

İstanbul’un neresinde üretim yapıyoruz, yediklerimiz hala ve hala nereden geliyor? İstanbul’un neresi ekilip biçiliyor? Yeşillik, ağaç yok edilen bir şehirden bakıp nasıl köyleri yok etme kafasına giriyoruz. Bu kadar şehir kafası hepimiz için fazla, biraz titreyip kendimize gelme vakti! Köyleri rahat bırakın bari ya, en azından buraları bitip gittiğinde kaçacağımız bakir alanlar olarak kalsın hala oraları!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.