Cinedergi 28 yayında…


Sanal dünyanın en kapsamlı sinema dergisi Cinedergi 28. sayısıyla yayında! Cinedergi bu sayısında yine bu ay öne çıkan konulara el atıyor, dosya ve röportajlarıyla öne çıkıyor!

İşte bu ayın öne çıkan başlıkları… Begüm Kütük, Sevinç Erbulak, set röportajı Ali Düşenkalkar ve Didem Erol, Tümay Özokur…Yeşilçamın Lanetli Kadınları, sinemayı yetim bırakan filmler ve nedir şu hayvanlardan çektiğimiz dedirten filmler…

Sevinç Erbulak; yeni filmi Prensesin Uykusu’ndan bakın nasıl tüyolar veriyor: ‘Çağan’ın tabiriyle çağdaş bir Pamuk Prenses uyarlaması. Ama içinde bizim kültürümüze ait Deli Dumrul’un da olduğu, gerçekle hayalin birbirine karıştığı, daha gerçekçi bakmaya çalışan bir kadın figürüyle, ‘neden olmasın, kader değiştirilebilir’ diyen bir erkeğin de içinde olduğu uzun bir uyku hikayesi. Bir anne var. Daha önce böyle bir anne okumamış, seyretmemiş ve olabileceğine inanmamıştım.’

Begüm Kütük yeni filmi Mar’la karşımızda olacak yakında… Rol seçimine ilişkin küçük bir detayı da burada taçlandırıyor. ‘Ben Mar’daki rolü okuduğumda aşık oldum, çok güzel bence. Ve ajansa dedim ki “Maddi manevi bir düşünce gütmeden ben bu filmde oynamak istiyorum.” Caner Erzincan da ilk filmini çekiyor. Bu yüzden onun da bütçe sıkıntısı var. Bizde bu film için Kültür Bakanlığı’ndan en az 8-9 ay izin bekledik. Yine kısıtlı imkânlarla güzel bir iş ortaya çıkarmaya çalışacağız. Ama hayatta seçimlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum.’

Ali Düşenkalkar ve Didem Erol’un taa Bolu’dan bir set ortamından söyleyecekleri var bizlere…Kukuriku Kadın Krallığı gelecek sezon vizyonda olacak. Ali Düşenkalkar buradaki rolü için ‘rolün her insanda olan bir takım bastırılmışlıkların, ezikliklerin, insanların bu baskıya nasıl başkaldırdıklarını anlatan bir yönünün olduğunu söyleyebilirim’ diyor Didem Erol ise kadın filminin ortasında olmanın ayrıcalıklarına değiniyor… ‘Ama modern iş dünyası ve modern kadının içerisinden bir kadın olarak, kadın erkek ilişkilerinde eşitlik olduğunu düşünmüyorum. Belki feministleri kızdıracağım biraz ama ilişkimiz çok farklı. Elmayla armudu karşılaştırıyoruz yani. Kadının üstün özellikleri vardır, erkeğin üstün özellikleri vardır ama bunları eşitlemek, genellemek gerekmiyor.’

Tümay Özokur cast sektörünü değerklendirirken iş ahlakından bahsetmeyi de ihmal etmiyor… ‘Her koşulda oyuncunun iş ahlakı olması çok önemlidir. Aranan karaktere uygun fiziksel özelliklere sahip olup iyi oyuncu olması, yapımcı ve yönetmenin tercihidir. Oyunculuk her şeyden önce yetenekli olabilmek demektir. Maalesef günümüzde sadece fiziki özellikleri sebebiyle ön plana çıkan kişiler de var. Ama yetenekli ve iş ahlakı olmayan kişilerin sadece sabun köpüğü olacağını düşünüyorum.’

Bu sayının önemli dosyaları… 70’lerin filmlerinde seks objesi olan ve sonrasında toplum dışına sürülen kadınların dramı Yeşilçamın Lanetli Kadınları, sinemanın yetim halleri ve sinemanın vahşi hayvanları …

Oyuncu Jonah Hill ve Olga Kurylenko bu sayının portre konukları… Görsele dayanan ‘işte o an’, belgesel sinemanın farklı bakışı ‘Zamanın Ruhu’, Türk sinemasının nabzını tutan Sindrella, oyuncuları rolleriyle yorumlayan Rolleriyle Yaşayanlar, DVD’ye adanmış ayrıntılı bir DVD köşesi ve senaryolar üzerinde çalışan bir Teşrifatçı…
Eleştiri, vizyon, pek yakında, albümler, kitaplar, festivaller… Hepsi ücretsiz sinema dergisi Cinedergi’nin yeni sayısında.
www.cinedergi.com

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.