Her şey Thalia’lar pardon ağaçlar yaşasın diye!

21022731_20130725163609455.jpg-r_640_600-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxx
Öncelikle Percy Jackson ve Olimposlular:  Canavarlar Denizi kitabının 17 dizilik, hem ödüllü hem de sinemaya uyarlanmaya başlanmış bir serinin ikinci kitabı olduğunu hatırlatmam da fayda var. Yazar Rick Riordan’ın Yunan mitolojisini güzel bir biçimde kullanarak kaleme aldığı kitaplar sinemada gördüğü ilgiyle beraber hızlıca sinemaya uyarlanacak gibi görünüyor.

Banu Bozdemir 

Seri olması, fantastik anlatımının fazlaca olması (büyü ve tılsım değil, mitolojinin derinlikleri) ve Riordan’ın bir anlamda oğlu için yarattığı bilgi ve eğlence ağırlıklı kitaplar olması nedeniyle sıkça Harry Potter serisine benzetiliyor. Biliyorsunuz Harry Potter’ın yazarı J.K. Rowling de oğlu için yazmaya başlamıştı.

Percy Jackson serisi günümüz çocuklarını Yunan mitolojisinin ayrıntılarıyla tanıştırıyor. Kahramanımız Percy Jackson annesiyle yaşayıp giderken bir gün Su Tanrısı Poseidon’un biricik oğlu olduğunu öğreniyor, tabii doğal olarak kendisi de o andan itibaren melez yani yarı tanrı unvanı kazanıyor. Bu serinin ilk kitabı olan Percy Jackson ve OLimposlular: Şimşek Hırsızı’nın konusuydu! Percy’nin yeni kimliğinin şaşkınlığıyla birlikte kaçırılan annesinin peşinde yaşadığı acemice maceraya tanık olmuştuk. Tabii kitapta Zeus, Ares gibi tanrılarla ve onların melez  çocuklarıyla da tanışmıştık. Ares’in kızı Clarisse babasından dolayı biraz kötü ve hırslı bir kız mesela! Zeka Tanrıçası Athena’nın kızı Annabeth ise olaylara pratik çözümler buluyor, zekasını ortaya döküyor. Thalia Zeus’un kızı ama talihsizlik sonucu hayatına bir ağaç olarak devam ediyor ikinci kitapta! Luke Percy’nin kuzeni ve ne yazık ki o da kötü! Kıvırcık ise Yunan mitolojisinin olmasa olmazı bir satir, yani yarı insan yarı keçi! O da Percy’nin en yakın arkadaşlarından!

36140-Canavarlar-DeniziGençlerin kitaplara ve ilk filme ilgisi serinin ikinci kitabının da sinemaya uyarlanması sağladı. Gelelim geçen ay vizyona giren serinin ikinci kitabı olan Percy Jackson ve Olimposlular: Canavarlar Denizi’ne… Filmi kitabı okumadan izlediğim için kitaptaki izleri daha belirgin takip ettim. Film ana hikayeye sadık kalmak kaydıyla ayrıntılar üzerinde bir hayli zaman ve mekan oynaması yapmış mesela. Kitapta üvey kardeşi Tyson’un varlığını kampa gelmeden okulda keşfediyor Percy ama filmde kampa giriş yaptıktan sonra tanışıyor. Tyson kitabın yeni karakteri ve o bir Tepegöz, yani tek gözlü! Kitapta daha korkunç hatta bir canavar kıvamında tasvir ediliyor ama filmde diğer çocuklardan farkı tek gözlü olması!

Bu kez macera daha küçük bir çocukken canavarlardan kaçarken öldürülen Zeus’un kızı Thalia’nın bir ağaca dönüşmesiyle başlıyor. Melez kampını da canavarlardan Thalia’nın ruhu korumaktadır ama son zamanlarda bu güç azalmıştır ve kampı her an canavarlar basabilir! Thalia’nın ruhunu tekrar güçlendirecek şey altın posttur ve o da Canavarlar Denizi’ndedir. Onu almak için bir araba yarışı düzenleniyor kitapta ama filmde onun yerini tırmanma yarışı almış. Percy’i yardımlaşma ruhuyla birinciliği Clarisse’e kaptırıyor.

21022743_20130725163750414.jpg-r_640_600-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxx

Percy’e göre Canavarlar Denizi’ne kendisi gitmelidir çünkü rüyasında gördüğü kadarıyla can  dostu Kıvırcık’ta Canavarlar Adası’ndadır ve kendisinden yardım istemektedir. Percy, Annabeth ve Tylon bir gece vakti gizlice yola düşerler! Bundan sonrası genelde denizlerde geçen maceralardan oluşuyor. Kitapların ayrıntısı her zaman filmlere göre fazladır biliyorsunuz, o yüzden film kitabı derlemiş toplamış bir anlatım sunuyor açıkçası ve zaman zaman kitaptan daha ilgi çekici hale gelebiliyor!

Percy de her kahraman gibi aslında biraz başarısız, şaşkın hatta dikkat eksikliği, disleksi gibi sorunları var ama arkadaşlarının desteğiyle her zaman başaran çocuklardan. Tıpkı Harry Potter gibi. Sonuçta babasından yani sudan aldığı güçle kötülerin karşısına dikiliyor.

Filmde de çok güzel anlatıldığı için özellikle kitaptaki ‘taksi’ bölümüne dikkat çekmek istiyorum. Kitabın her yanı fantastik öğelerle bezeli zaten ama bizim kafadarları Luke’tan önce Altın Post’a ulaştırması için taksi yolculuğu ayrı bir keyifli! Kitapta ise Azap Taksi yolculuğu okuldan kampa geçerken kullanılıyor. Üç tane yaşlı kadının şoförlüğünde yapılan yolculuk gerçekten de yürekleri ağza getiriyor. Kitabın ve özellikle de filmin en yaratıcı bölümü olarak hafızalara kazınmaya aday!

21022735_20130725163745351.jpg-r_640_600-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxx

Kitapta ve filmde asıl dikkatimi çeken ve keşke daha fazla vurgu yapılsaymış dediğim şey Thalia’nın yani onun ruhunun hayat verdiği ağaçla ilişkili. Kitaptan şöyle kallavi bir çevreci mesaj beklemiyorum ama ağaçları yaşatma kafası daha fazla öne çıkabilirdi. Yine de Thalia’nın ağaç olarak vücut bulan ruhu, melez kampını koruyan varlığı da ağaçların önemine dikkat çekmek için yeterli! Kitabın sonunu söylemek ne kadar doğru bilmiyorum ama Altın Post hem melez kampın koruyucusu oluyor hem de Thalia’ya hayatını geri veriyor. Bu da yeni maceralar için ekibe bir kişi daha eklendiğini gösteriyor.

Percy Jackson ve Olimposlular Serisi bizi mitolojik tanrılarla onun zaafları ve güçleriyle tanıştırıyor, onlardan olma melez tanrılar ise çocuklara güç ve denge kullanımı konusunda fantastik dersler veriyorlar, tabii keyifli bir şekilde!

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.