TV Ödülleri şatafatı!

3uncu-antalya-tv-odulleri-adaylari-belli-oldu-DHA-212f749c4e9b0493c49b583f5aafb3cd-2-t

Malumunuz üç yıldır Antalya Televizyon ödülleri yapılıyor, ülkemizin Emmy’si olarak anılan bu törende dizi camiası tüm şaşaası ile Antalya’ya akıyor. Ben gitmedim ama giden arkadaşlardan duyduğum kadarıyla tam bir ‘yalan dünya’ havası esiyormuş ortamda. Kaldıkları otelin abartısı bir yana, ekiplerin ve coşkunun da katmerli bir hal aldığı duyumlarım arasında. 

Banu Bozdemir 

Ülkemin her yanından fışkıran film festivallerinin yanında tek olması elbette onu özel kılıyor, o yüzden üzerine titreniyor ama bir de işin maddi yanı var elbette. Bunu film festivallerinde hangi kafayla yapıldığını anlayamadım ve ısrarla her gece yapılan partiler için de söylüyorum. O akşam bir parti için harcanan parayla bir minimal film çekilir inanın ki! O yüzden festivallerde kazanan filmin minimal dünyası ve partilerde yaşanan sahte ve şatafatlı ‘yalan dünya’ halleri beni hep hayrete düşürür… Yani ortalarda ters giden bir durum olduğunu düşünürüm. Aslında aynı şey TV Ödülleri için de geçerli. Sektörün arkasında çok çalışmaktan inim inim inleyen bir kitle varken yani arka tarafla ön tarafın arasında bu kadar uçurum varken sızlanmak da eğlenmek de üzülmek de aynı kapıya çıkıyor anlaşılan. Aslında lafı bu sene dördüncüsü yapılacak olan ödüllerin son başvuru tarihine getirecektim ama yine dayanamadım. 4 Mart’a kadar katılacak dizi, program ve belgesellerin ( belgesel de unutulmadı bölümüyle açılmış bir başlık) bir an önce başvuru yapması gerekiyor. Dram, komedi, en iyi erkek, en iyi kadın, en iyi dizi, en iyi yönetmen için yarışacak olan dizilere şimdiden başarılar, tabii yine arka planlar arka planda kalacak! 27 Nisan Cumartesi ise ödül gecesi! Şimdiden hazırlanmak isteyenlere duyurulur!

Beni Böyle Sev dedik ama…

İlk bölümünü sevmiştim ama Beni Böyle Sev dizisinin aniden evlenmek için can atan gençler kıvamında ‘Romantik Komedi’ye bağlaması hevesimi kaçırdı. Tamam güzel bir aşk hikayesi anlatmak istiyorsunuz ama nedir bu insanları hemen başgöz etme sevdası. Öğrencilik dediğin her şeye, gerekirse sevdaya bile isyan etme davası değil midir? Ayşem Karadenizli, kıza bir yandan harbilik yükleyip bir yandan da kararsız, ezik bir imaj çizmiş senaristler maalesef. Bu da inandırıcı durmuyor. Ömer duygusal bir çocuk ama iş evlenme mevzusuna gelince bir anda aslan kesildi. Üniversitelerin nicedir apolitik yapılar olduğunun farkındayız ama ilk yazımda da demiştim biraz da politik bir gençlik olsa keşke karşımızdaki… Ne olur o zaman? Bölücü, terörist damgası mı yer, TRT televizyonunda böyle karakterlerin yaşatılmasına, sevimlileştirilip yüceltilmesine izin verilmez mi? Evet aynen de öyle olur. Ama insan üniversite sıralarına uzanan bir diziden kasan bir aşk hikayesi yerine mücadeleci bir yaşam öyküsü bekliyor… Ama adı üstünde diyorsanız siz de haklısınız! Arabeskin babası ‘Beni Böyle Sev Seveceksen’ diyorsa vardır bir hikmeti! Ama benim gönlüm geçti, sizinki yerindedir umarım!

bizim_okul

Bizim Okul’mu?

Dizinin ismi nasıl da seyirciyle yakınlık kurmak üzerine tasarlanmış. Bizim Okul, yani sokağın sonundaki mahalle okulu… Bizim, hepimizin, mahallemizin… Ama öyle olmadı maalesef, dizi ilk bölümden itibaren kafayı kırınca şikayet rekoru kırdı. Herkesin birbirine askıntı olduğu bir okul ortamında ne anlatmaya çalıştığını açıkça ortaya koyamadı Bizim Okul. Koymasın da zaten, amaçsız, saçma sapan bir dizi. Ama hala ATV’nin ısrarlı çabalarıyla düzeltme, geliştirme, başka bir forma dönüştürülme denklemlerinden biri uygulanıyor dizi üzerinde.  Senarist ve yapımcı kafa kafaya verip suçun yönetmende olduğuna karar verip onu işten çıkardılar! Bu kadar bir bilinçsizlik hali. Erler Film dizinin toptan bir imalat hatası olduğunu kabul edemeyip, hala elinde tornavida vidaları sıkıştırmaya çalışıyor. Bazı diziler hiç olmamalıdır, bazıları da ne yazık ki yayından kaldırılmalıdır. Ne diziler kalktı gitti bu reyting belası yüzünden. Ama Bizim Okul’un reytingden başka bir sorunu var. Gereksiz bir dizi, kusura bakılmasın ama. Emeğe saygımız var ama biz de saygı bekliyoruz!

kayip-sehir-dizi-fotograflari

Kayıp Şehir kayıplara karışır mı?

Kayıp Şehir’de reyting  savaşının ortasında kalanlardan, pazartesi akşamı kader akşamı oldu. İzleyin ki bitmesin dendi. Ben yazıyı yazarken kaderi henüz belirsiz. Umarım devam eder, sonuçta derdi olan bir dizi. Uzun uzun yazmıştım ilk başladığında. Ama bir yandan da fena aşka düştü, toparlanamıyor dizi. Ne doğudan gelen insan dertleri kaldı, ne de büyük şehir basmaları. Varsa yoksa aşk çemberi. Hal böyle olunca kan kaybetti tabii. Biraz daha toplumsal dertleri sahiplenin lütfen!

Bu yazı 2 Mart Cumartesi günü Yurt gazetesi Kültür Eki ‘Dizi Kafası’ köşesinde yayımlanmıştır… 

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.